1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocuklar Söyleneni Değil Yapılanı Yapar

Konusu 'Anne - Çocuk Sağlığı' forumundadır ve yeşüLL tarafından 26 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. yeşüLL

    yeşüLL limitsizsiniz...! Özel üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    4.343
    Beğenileri:
    47
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    46 ÇTL
    Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi.


    Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesinin de önemine dikkat çekti.

    Ordu'nun Ünye İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu, 'Eğitim Yoluyla Şiddetin Azaltılması ve Suçun Önlenmesi için Anne-Baba Eğitimi Seferberliği' projesi kapsamında 'Eğiticinin Eğitimi' konulu konferans düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünye Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle Ünye Ticaret Odası'nda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç yaptı.

    Konferansa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin herhangi bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesi, sözlü ve örnekli bir biçimde ikna yolu kullanılmasını istedi.

    Türkiye'de her üç aileden biri şiddete maruz kalırken, her iki aileden birinin ise sözel ya da fiziksel şiddetle karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak "Anne ve babalar aile içinde ya da dışında başta kendi davranışlarına dikkat etmeleri gerekir. Çünkü özenti, taklit yapma duygusu en fazla çocuklarda mevcuttur. Gerek konuşma gerekse fiili davranışlarda; bir fotoğraf makinesi misali çocuklar gördüklerinin adeta fotoğrafını çeker ve beyninde onu muhafaza eder. Bir gün aynı olayla kendisi karşılaştığında, anne babadan veya çevreden aldığı o fotoğrafı kes-yapıştır uygulamasını kullanarak karşı karşıya olduğu duruma montajlar. Bu olumsuz davranışın önüne geçmek için kişi tedbiri baştan elinde tutmalıdır. Yoksa insan kafasına düşen bir saksı misali, insanın başına düştükten sonra iş işten geçmiş olur. Problem için çözüm çok zor hatta çözümsüz olur." dedi.

    Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, yine ortaokul ve lise çağındaki çocukların bireylerin özentilerinden dolayı kendi aralarında doğruluğunu araştırmadan risk alma, örneğin; çete kurma yoluna gitmeleri, yine doğruluğunu araştırmadan adrenalinli riskli olaylara karışarak macera yaşama adı altında insanda zıt etki yapabilecek yollar kullandıklarına vurgu yaparak, "İşte bunların önüne geçmek için ne güzel söylemişler; 'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.' Çocuklar takıldığı ortamlara kadar her şeyi ile gözetimimiz, takibimiz altında olmalıdır." diye konuştu.
     

Sayfayı Paylaş