1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocuklarda Kişisel Gelişim Evreleri

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Çocuklarda Kişisel Gelişim Evreleri

    Her anne-baba çocuğunun çevreyle uyumlu bir birey olmasını ister. Kendisini doğru değerlendirebilen, duygularını doğru anlamlandıran ve bu çerçevede çevresiyle uyum içinde olan çocuklar yetiştirmektir, anne-babanın hedefi ve hayali. Psikososyal gelişim diye adlandırdığımız bu kendini gerçekleştirme ve çevreye uyum süreci, çocuk daha çok küçük yaşlarda iken başlar. Çocuk bebeklik döneminde başlattığı refleksleriyle kurduğu iletişimi motor gelişimi, yani hareketleriyle çoğaltırken, duyularıyla geliştirir, bilişsel gelişimiyle arttırır ve dil gelişimiyle de zenginleştirir. Bütün bu gelişim süreçlerinde çocuk, kendi dünyasını ve çevresini algılamaya ve anlamaya çaba gösterir. Her çocuk sosyal gelişiminin içinde kişiliğine bulunan olumlu katkılardan faydalanmaya çalışır.

    Çocuk sizi etkiler ve başkalarını da bu etki alanı içine alır. Çocuk sizden etkilendiği gibi, başka insanların da etki alanına girer. Çocuk büyüdükçe kendi iç zenginliği de artar ve çevreye´ daha çok açılmaya başlar. Kısacası çocuk küçük bir sosyal varlık olma yolundadır artık. Onun dünyasında bugüne kadar sadece anne-babası olarak siz varken, artık kendi dünyasının dışında da bir dünya olduğunu ve o dünyada başkalarının da olduğunu keşfetmeye başlar.

    Çocuk bir başka önemli keşfi daha gerçekleştirir: Paylaşım.! Başka insanlarla duygu-düşünce ve hatta eşyalarını paylaşabileceğini fark eder. İşte bu noktada anne olmanın değerli becerisi yine devrededir, çünkü çocuğunuzun sizinle paylaşımları ve sizin çocuğunuzla paylaşımlarınız onun psikososyal gelişimini destekleyecek en önemli faktörlerin başında gelir. Siz ne kadar onun duygularını paylaşır, o küçük ama dahiyane düşüncelerini dinlerseniz, kısacası onun duygu ve düşüncelerini paylaşırsanız onun psikososyal gelişimine o kadar destek olmuş olursunuz. Bu sayede çocuk kendisini doğru ifade etmeyi öğrenerek deneyimleyecek, düşüncelerinin değerli olduğunu hissedecek, kendisine güvenini geliştirecek ve başka insanlarla sağlıklı iletişimler kurmanın temelini atmış olacaktır. İşte bu nedenle onu dinleyin, ona anlatın ve paylaşın.

    Çocuğun psiko-sosyal gelişimine bir diğer katkı da, aşırı koruyucu anne olmamaktan geçiyor. Kimi anne çocuğunu kreşte, parkta, okulda onu korumak adına o kadar izole eder ki, çocuğun yaşıtlarıyla beraber olmasına olanak tanımaz. Çocuğunu parkta başka çocuklarla oynatmayan anne, çocuğunu kreş arkadaşlarıyla kreş dışında görüştürmeyen anne, çocuğunu okul arkadaşlarıyla görüştürmeyen anne, aslında çocuğuna iyilik değil, kötülük yapıyordur. "Dünyada pek çok kötülük var,onu korumalıyım" dan yola çıkarsanız hata yaparsınız. Elbette çocuğunuzu olumsuz şartlardan korumalısınız, ama bunu yaparken onun psîko-sosyal gelişimini olumsuz yönde etkilemek, onu korkak bir çocuk olarak yetiştirmek, onun kendisine olan güvenini geliştirmesine izin vermemek son derece hatalı bir tutum değil mi?

    Psiko-sosyal gelişim sürecinde çocuk yeni insanları tanımaya çalışacak, onlarla etkileşime girecek, onlardan etkilendiği gibi onları da etkileyecektir. Bu süreçte çocuk kendisi için yeni o an sosyal ortamında kendini de yeniden değerlendirmeye alacaktır. Karanlıktan korkan ya da hayvanları seven çocuklarla,girişimci ya da pasif çocuklarla, öfkeli ya da sakin çocuklarla, bencil ya da paylaşımcı çocuklarla kendisini kıyaslayacak ve kendini tanıma anlamında yepyeni bir aşamaya girecektir. Bu; nedenle çocuğun sosyal gelişimini, psiko-sosyal gelişim olarak, ele alıyor ve değerlendiriyoruz. Çocuk sosyal gelişim sürecinde, iç dünyasını ayrı bir tarafa koyarak hareket edemez. Sosyal gelişimi sırasında duyguları, algısı, duygusal değerlendirmeleri daima var olacaktır. Çocuk bu psiko-sosyal gelişim sürecinde,kendisini toplumda istediği yere getirme gibi bir amaca yönelecektir. Çocuğun bu amacına ulaşması için de sizin desteğinize, gereksinimi oldukça fazladır.

    Psiko-sosyal gelişim çocuğun yaşamdaki yerini belirleyecektir. Girişimci ya da suya sabuna dokunmayan, aktif ya da pasif, haklarını arayan ya da boyun eğen, yenilikler peşinde koşan ya da durağan, oluşturan ya da olanı kabul eden, değişimlere açık ya da olanla yetinen, sorunlara çözüm üreten ya da sorunlarının içinde yitip giden, başarılı ya da başarısız insan olma rollerini; bu süreç daha da belirleyecektir. Evin koruyucu atmosferinden çıkamayan ve sürekli ´´Sen yapamazsın, sen bilmezsin" yaklaşımıyla büyütülen çocukların yeni bir gruba girdiğinde şaşkına döndüğünü biliyoruz. Özellikle kreş ya da okul yaşantısına yeni başlayan çocuğun, bu yeni yaşantıya uyum göstermekte ne kadar zorlandığını gözlemleyebiliyoruz. Çocuk için bu yeni ortamda, kendini koruyan ve kendi yerine kararlar alan anne-babası yoktur. Oysa diğer çocuklar daha rahattır. Siz de çocuğunuzun uyum zorluğu çeken çocuklardan olmasını istemiyorsanız, ki hiçbir anne-baba istemez, o halde davranışlarınıza ve çocuğunuza olan yaklaşımlarınıza oldukça dikkat etmelisiniz.

    Çocuk çevresiyle etkileşime girdiği andan itibaren, yaşamdaki bazı rolleri de öğrenmeye başlayacaktır. En başta da kendisine ait rollerini fark edecektir. Artık sadece sizin çocuğunuz olmadığını, aynı zamanda öğretmenin öğrencisi olduğunu, yaşıtlarının arkadaşı olduğunu ve bir topluma ait olduğunu fark edecektir. Bunların yanı sıra çocuk sizin de sadece anne-baba rollerinizin olmadığını, anne-baba olmaktan başka toplumsal rollerinizin de olduğunu anlamaya başlayacaktır. Sizin sadece onun annesi olmadığınızı, aynı zamanda arkadaş, iş kadını, komşu vb. gibi toplumsal rollerinizin de olduğunu algılamaya başlayacaktır. Tabiî aynı durumun babası için de geçerli olduğunu anlayacaktır.

    Bilmelisiniz ki, çocuğun psiko-sosyal gelişimi uzun bir süreçtir. Başlangıcı bellidir ama sonu yoktur. Hepimiz yaşam boyu bu süreci gerçekleştiriyoruz; kimimiz zorlanıyor kimimiz ise başarıyla kendimizi geliştirme yolunda ilerliyoruz. Toplumda var olan rollerimize yenilerini eklemeye ve bu rollerin hakkını vermeye çalışıyoruz. Öğretmenken müdür yardımcısı ve müdürlük rollerine yatırım yapıyoruz, bankada memurken banka müdürlüğü rolünü hedefliyoruz, anneyken arkadaşlık, arkadaşken iyi bir sırdaş-dost rollerini hedefliyoruz. Çocuklarımızın da bu aşamalara geleceğini unutmayarak, psikososyal gelişimlerinde onlara destek olmalıyız.
     

Sayfayı Paylaş