1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çocukluğa veda

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ÇağanCan tarafından 4 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ÇağanCan

    ÇağanCan Aktif

    Katılım:
    2 Kasım 2012
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    88
    Ödül Puanları:
    830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Turizm
    Yer:
    Ankara-Antalya
    Banka:
    33 ÇTL
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Oğlum yazlıktaki bir gösteride Ricky Martin oldu geçen hafta... [/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Gösteriden önceki gün prova vardı, ancak prova saati, bizimkinin uyku vaktine rastla*dığı için annesi animatöre gidip, "Ricky'yi provaya erken alsanız da götürüp yatırsam" dedi; uyku saatini kaçırırsa sahnede huysuzlaşabileceğini söyledi.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Gösteri günü bizimki uykusunu almış starların ra*hatlığı içindeydi. Üzerinde bermuda gömlek, elinde sahte mikrofon, gözünde güneş gözlüğü ile "gol gol gol... oley oley oley" diye zıplayarak sahnede play-back yaptı. Arkasında, yaşları 10 civarında 5 vokalist kız dansediyordu. Hepsi yetişkin kıyafetleri içinde ve ağır makyajlıydılar.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Onları gururla izleyen anneleri ise, saçlarını küçük fiyonglarla tutturmuş, çiçekli mini eteklerinin altına kısa beyaz çoraplar giymişlerdi. Çocuklarını büyüt*meye çalışanlar da, kendilerini küçültme telaşı sezi*liyordu adeta...[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]"Minik show" gösterisi boyunca tek bir çocuk şar*kısı bile söylenmedi. Çocuklar hep "büyük şarkıları"nı söyler gibi yaptılar. Ancak doğrusu, "büyük şar*kıları" dediğimiz şey de çocuk tekerlemelerine ben*zer nakaratlardan ibaretti.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Yetişkin görünmeye çalışan çocuklarla, çocuk gö*rünmeye çalışan yetişkinler tuhaf bir orta noktada buluşmuşlardı:[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Kimse çocuk değildi sanki orada; lâkin kimse ye*tişkin de değildi...[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]* * *[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Neil Postman "Çocukluğun Yokoluşu" (İmge Ya*yınları, 1995) adını taktığı bu gelişmeden tamamen televizyonu sorumlu tutuyor. Postman'a göre tv, ço*cuklukla yetişkinlik arasındaki sınır çizgisini yokediyor Kitaptan farklı olarak televizyonun anlaşılmak için özel bir eğitim gerektirmediğine ve genç-yaşlı, zengin-fakir, okumuş-cahil ayrımı yapmadan 6 yaşın*dan 60 yaşına kadar her kesime ulaşabildiğine dikkat çeken Postman, "TV çağı"nın insanları üç yaş grubu*na ayırdığını söylüyor: Bir uçta bebekler, diğerinde ih*tiyarlar ve bu ikisinin ortasında "yetişkin-çocuk"lar...[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Televizyon dilinin en ilkel izleyicinin algılayabilece*ği bir düzeyde kodlandığını gözönüne alırsak, bu di*lin, çocukları yetişkinleştirirken, yetişkinleri de çocuklaştırmasına şaşmamamız gerek. O yüzden "Ağ*zı olan konuşuyo... di mi baba ya..." sorusuna "Hak'katen oğlum ya..." diye cevap yetiştiren baba*lar (ne tam çocuksu, ne da tam ergin olan, garip) bir ortak dil yakalamış oluyorlar.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Öğle yemeği için hamburgercileri seçen anneler de çocuklarıyla ortak bir damak tadında buluşma*nın keyfini sürüyorlar.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Postman’ın yayınladığı bir araştırma, yetişkinleri eğlendiren filmlerden çoğunun (Red Kid, Süpermen, Batman vs.) çocukların da "Top-10" listesinde yeraldığını ortaya koyuyor.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]"Yetişkin çocuklar" kategorisi, televizyonda ciddi talk-show'lar yapan ufaklıkları, "büyümüş de küçül*müş" Küçük İbo'ları, çok bilmiş Ayşecik'leri açıkladı*ğı gibi, koca koca adamların yarışma adı altında gö*beklerini sallaya sallaya birbirinin suratına pasta fır*latma oyunu oynamalarını da izaha yetiyor.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Büyükler çocukça eğlenedursunlar, çocukların sokak oyunları, yerini para ve şöhrete endeksli spor*lara, oyuncakları dehşet silahlarına dönüşüyor. Bir oyuncakçı dükkanını gezin, ne demek istediğimi an*layacaksınız.[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]* * *[/FONT]

    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Çocuklar çocukluktan bu denli mahrum ve ço*cukluğa bu kadar muhtaç iken ne yapılabilir? Onlar*dan minyatür yetişkinler yaratma sevdamızı bir ke*nara koyup, yaşlarına uygun giysiler içinde çocuk şarkıları söylemelerini, iktidar hırsına veya savaş his*terisine kapılmadan oyunlar oynamalarını, reklam dili dışında diller ve köfte ekmek dışında besinlerle tanışmalarını istemek için çok geç mi? Bizleri çocuklaştırırken, onları vakitsiz olgunlaştıran bu süreç kaçınılmaz mı?[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Değil elbet... Ancak bunu tersine çevirmek bir hayli emek istiyor. Medya tasallutuna kafa tutabil*mek için Ricky Martin'den daha cazip, Red Kid'den daha komik, Süpermen’den daha maceraperest ol*mak zorundayız. Çocuklarımızı ekran karşısından alıp onlara neşeli şarkılar öğretmeli, kitapla, masal*la, şiirle tanıştırmalı, sohbet etmeli, yeni tadlar tattırmalı, eğlenceli oyunlar oynatmalıyız.[/FONT]
    [FONT=Arial,Helvetica,Verdana, Sans Serif]Ancak çocuklarımızı tv'nin elinden kurtarabilmek için önce kendimizi tv karşısından kaldırabilmemiz gerek. Asıl zor olan da bu... Çünkü televizyon, çoğu*muzu çoktan çocuklaştırdı bile...[/FONT]
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş