1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

çocukluğumu çaldılar...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 15 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.868
    Beğenileri:
    2.544
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.939 ÇTL
    Nereden başlasam bilmem ki...
    Daha henüz öğrenmiş anne ve baba demeyi... Avuçlarında rengarenk şekerlemeler... Bir yetiştirme yurduna terk edilmiş masum bir çocuk... Diğerlerinden biri... O küçük omuzlarına öyle bir yük konmuş ki daha şimdiden... Altında ezilmemek için olanca gücüyle dik durmaya çalışan, çocuk olduğunu unutup, bir yetişkin edasıyla hayata tutunan... Akranları çelik çomak oynarken, o taş duvarlara çeltik atıyordu... Akranları denize taş atıp eğlenirken, o tüm dertlerini içine atıyordu... Hayalleri camdan yapılmış kuleler gibi, birileri dokunsa yıkılıp kırılacak sanki... Çocukluğu çalınmış, ama hırsızı ya da hırsızları meçhul... Daha çocukluğun zirvesine oturmadan, dertlerin dorukların daydı... Sevginin sadece kelime manasını biliyordu, nasıl bir şey olduğunu hiç yaşamadı... Sadece yaşça çocuktu... İçinde kocaman bir adam büyüten... Çalınmış çocukluk bir kere, geri gelir mi ? Gelse de gittiği gibi olur mu ? Olmaz elbet... Yıkılmış bir kere gönül duvarları, ne kadar onarılsa da hep bir çatlak... Öyle sıva yapmayla düzelecek bir duvar değildi o... Hiç bir bayram arifesinde yeni alınan bir ayakkabıyla bayram sabahını beklemedi, yatağında... Canı yandığında anne diye ağlıyordu, ama annesini bile tanımıyordu... Kim bilir nerede... Ve kim bilir o da bir evladı olduğunu hatırlıyor muydu ? Çalınmış bir kere çocukluğu... Gülmeyi unutmuş... En karanlık köşelerde el feneriyle gölge oyunları yapardı kendine... Kendi oynar kendi izlerdi... Ya piller biterse el fenerinin, ya yarım kalırsa gölge oyunları da çocukluğum gibi... O hiç çalınan çocukluğunun peşinden koşmadı, koşamadı... O küçük avuçları sımsıkı, bir şeyler tutuyormuş gibi, oysa avuçları bom boştu bir tek hayalleriydi sımsıkı tuttuğu...
    Çocukluğumu çaldılar, kaldırıp bir kenara attılar...


    ( Tüm çocuklarımızın çocukları çalınmasın, doya doya yaşasınlar çocukluklarını, inşallah... )
     

Sayfayı Paylaş