1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

çocukluk günleri...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 25 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.865
    Beğenileri:
    2.539
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.919 ÇTL
    Ne garip değilmi, günü olan her evreyi yaşıyor. Çocuk işte denilenler, bugün ülke yönetiyor, hastane yönetiyor, okul yönetiyor v.s. Oyuncaklarla oynayanlar şimdilerde jetlerle, helikopterlerle, uzay mekikleriyle uğraşıyorlar. Değişen tek şey fizik, oysa hep aynı yaştayız. Doğarkende muhtacız, yaşarkende, yaşlanırkende, vefat ederken de... Saf temiz bir sayfanın ilk karalanmaya başladığı yıllar çocukluk dönemleri, kimileri bugünleri o günlerden inşa ettiler(kimileri doğuştan şanslı) kimileri yarınları inşa edecekler. Oyun oynamanın en ayyuka çıktığı zamanlardır çocukluk dönemleri. Yavaş yavaş aileden uzak kalarakta yaşanabileceğinin ilk sinyallerinin alındığı günlerdir. Ama her ne olursa olsun anne ve babanın gözünde sen hep bir çocuksun ve hep muhtaçsın. Yaşamın kuralı bu dün bebek bugün çocuk yarın bir yetişkin... Kim geçmediki bu yollardan... Kız çocuğu, erkek çocuğu... Çocukken birde bakıyoruzki çocuğumuz olmuş... Ne garip ve olağan üstü bir durum değilmi? Her dönemin çocukları başka başka yetişiyor. Kimi alaturka kimi alafranga... Kimi gazoz kapaklarıyla oynarken, kimiside oyuncak beğenmiyor hep daha çok hep daha çok... Sonuçta onlar çocuk deniyor evet çocuk hepsi, ama birde bakıyorsunki; o şefkat merhamet ettiğin saçını süpürge ettiğin çocuk, seni süpürge etmiş yerlerden kalkamıyorsun...Ah o çocukluk günleri diyenlerinizi duyar gibiyim, hepimiz türlü türlü yaramazlıkları, türlü türlü oyuncakları, türlü türlü yaşanmışlıkları... Siyah beyaz karelerde yerini almış çocukluğum, renklerle tanıştı... Senin çocuğun varya benim çocuğu dövmüş, kafasına taş atmış. V.s. Diye birbirleriyle kavga eden çocuktan çocuk olan yetişkinlerde var tabi... Büyük çocuklar onlar, hiç büyümemiş çocuklar... Şimdilerde kırk hesap edip yaptığın işler varken o zamanlarda bir hesap yapmayı hesabın ne olduğunu bilmezdi çocuklar... Anne onu al baba bunu al... Varıda yoğuda anlatamazsın, dediğim dedik o kadar... Çocukluk ikiye ayrılır; mutlu çocukluk, mutsuz çocukluk...Siz nasıl çocuktunuz, mutlumu mutsuzmu? (Tüm dünya çocuklarının mutlu yaşaması ve yaşatılabilmesi dileğiyle)
     

Sayfayı Paylaş