1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çölyak Hastalığına Dikkat!

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 12 Ocak 2014 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    İnsanoğlunda en fazla gözlenen ve tıpta yaşam boyu süren tek gıda alerjisi çölyak hastalığının mutlaka tedavi edilmesi gerektiği aksi takdirde bağışıklıkla alakalı birçok hastalığın yanı sıra troid diyabet hatta bağırsak kanserine dahi yol açabileceği bildirildi.

    Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Murat Çakır AA muhabirine yaptığı açıklamada çölyak hastalığının vücudun glütene karşı hassasiyet göstermesi olduğunu belirterek protein olan glütenin buğday arpa çavdar ve bir dereceye kadar da yulafta bulunduğunu söyledi.

    Çölyak hastalığının bağırsaklarda besin maddelerinin sindirimi ve emiliminin bozulmasına yol açtığını ifade eden Çakır "Çölyak ömür boyu süren bir hastalıktır. Ayrıca tıpta yaşam boyu süren ve insanoğlunda en fazla görülen tek gıda alerjisidir" dedi.

    Çakır çölyak hastalığının doğuştan genetik yatkınlığı olan bireylerde yaşamın herhangi bir döneminde ortaya çıkabileceğine dikkati çekerek ''Çölyak her yaşta karşımıza çıkabilir. Hastalığa bağlı temel bozukluk ince bağırsakta oluşur. Hastalığa dair şikayetler ve bulgular ise tüm organlara ait olabilir. Çölyak bu nedenle tüm dünyada ciddi tanı alma sorunu yaşanan hastalıklar arasında bulunmaktadır. Bunun için de pediatriden diş hekimine dahiliyeden cerrahiye kadar tıbbın tüm disiplinleri çölyağı akıllarında bulundurmalılar. Tanı konulmadan önce detaylı inceleme yapılması gerekmektedir" diye konuştu.

    - "Glütensiz yaşam biçimi uygulanmalı ve sürdürülmelidir"

    Çölyak hastalarının basit ama katı diyetle sağlıklı şekilde hayatlarını sürdürebileceklerini anlatan Çakır şöyle devam etti:

    "Hastalık tanısı konan kişiler ekmek makarna börek simit gofret ve çikolata gibi yiyecekleri tüketemezler. Hastalık durumunda glütensiz yaşam biçimi uygulanmalı ve sürdürülmelidir. Nüfusa oranla gerçekleştirilen çalışmalar ülkemizde hastalığı taşıyanların yaklaşık yüzde 95'ine henüz tanı konulmadığını gösteriyor. Bu kişiler kendilerini sağlıklı bilerek yaşıyorlar. Bu tehlikeli bir durum. Çölyaklı kişi erken tanı konulmaz ve uygun tedaviyi almazsa ileride birçok bağışıklıkla alakalı hastalığa açık hale gelir. Tanı ve sonrasında hastalığın takibi olmazsa troid diyabet hatta bağırsak kanserine dahi yol açabilir."

    Çakır hastanın tanısı kesinleştirildikten sonra yaşam şeklinde değişikliğe gidildiğini belirterek "Hastalığın tedavisi için herhangi bir ilaç yok. Hasta çok katı bir diyet uygulamak zorunda. Çölyak gerekli diyete uyulduğunda tedaviye olumlu cevap veren bir hastalık. Aksi halde çok olumsuz sonuçlar doğurabiliyor. ​Çölyak ölüme kadar gidebilen ancak sadece diyetle düzelen tek sorundur."

    Anadolu Ajansı (AA)
     

Sayfayı Paylaş