1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Cunda Adası

Konusu 'Turizm Rehberi' forumundadır ve BeReNN tarafından 14 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    [​IMG]


    Cunda Adası, Balıkesir'e bağlı Ayvalık'ın yanıbaşında, son derece şirin bir Ege Kasabası. İstanbul'dan Cunda'ya gidecekler için en rahat yol, Yenikapı'dan Bandırma'ya giden feribotlara binmek. Ancak özellikle yaz ayları ve haftasonları için bileti mutlaka bir süre önceden almak gerekiyor. Bandırma'dan Cunda'ya yol yaklaşık 3,5 saat sürüyor. Susurluk ve Balıkesir üzerinden gidiliyor. Yolda , özellikle kaz dağlarına yaklaştıkça sıcaklığın düştüğünü hissediyorsunuz. Bunaltıcı yaz günlerinde tertemiz bir rüzgar yüzünüze çarpıyor. Yol çoğunlukla rahat geçiyor.

    İzmir'den Cunda Adası'na gelenler de az değil. İzmir Cunda arası 135 km.
    Cunda Adası aslında tam bir ada değil. Çünkü buraya Türkiye'nin ilk Boğaz Köprüsü'nden geçip varılıyor. Lale Adası Cunda'yı karaya bağlayan yer. Bu gayet geniş ve asfalt yolun başına ise büyük bir tabela ile "Gönül Yolu" yazılmış.

    Cunda'ya karadan olduğu gibi denizden de gidilebiliyor. Ayvalık'tan hergün kalkan tekne turları da Cunda'nın farklı noktalarına uğruyor.
    Tekne turları Cunda Ayvalık bölgesinin vazgeçilmezi. 20 tane farklı büyüklükte gezi teknesi, her gün 11 gibi kalkıyor. Akşam 18:30 gibi geri dönüyor. Gün içinde esen rüzgara göre denize girilecek koylar seçiliyor. Yemek de dahil tekne gezilerinin fiyatı 12-15 YTL arasında değişiyor.
    Hemen karşısındaki Midilli Adası'ndan Cunda ve civarına geçtiğimiz yıl 45 bin turist gelmiş. Perşembe günleri kurulan pazar özellikle Yunan turistlerin ilgisini çekiyor. Her geçen yıl gelen yabancı turist sayısı artıyor. Ancak Cunda yine de çoğunlukla yerli turiste hitap ediyor.
    Cunda'ya ya da diğer adıyla Alibey Adası'na ilk girdiğinizde sizi bambaşka bir mavi tonu karşılıyor.

    Eski Rum evleri, taş binalar, Arnavut kaldırımlarıyla güzel bir manzara oluşturuyor.
    Cunda Adası'nda sahilyolu boyunca birçok balık lokantası sıralanıyor. Hepsinde fiyatlar aşağı yukarı aynı. Bu yüzden hangisine gireceğinize karar vermek zaman zaman güç oluyor.
    Papalina, buranın en meşhur balığı. Sardalya, iskorpit, levrek gibi balıklar da rağbet görüyor.
    Önden mutlaka deniz börülcesi ve kabak çiçeği dolması yeniyor. Sonra da fener kavurma ve balık kokoreçi geliyor. Kabuklu deniz ürünleri ise buranın en özel yemekleri.
    Sadece bu leziz yemekleri yemek için bile birçok kişi uzun yollardan gelmeyi göze alabiliyor.
    Cunda'nın dar sokaklarında yürürken zamanın biraz yavaşladığını hissediyorsunuz. Herşey sanki biraz daha ağır işliyor...

    Sokaklarda dolaşırken insana, kısa bir süre için bile olsa oradaki yaşamın bir parçası olmak adına, kapılardan birinin önüne oturup gelen geçeni seyretme hissi geliyor.
    Cunda sahilindeki güneş saatinde kendi gölgenizle aşağı yukarı saatin kaç olduğunu görebiliyorsunuz.
    Cunda ayrıca son derece güvenli bir yer. Tüm adada sadece iki polis görev yapıyor.
    Cunda sokaklarında dolaşırken bir de dibek kahvesi içelim diyoruz. Bu kahve artık çok nadir bulunan dibek taşlarında özel olarak öğütülüyor.

    Cundanın bir diğer meşhur yiyeceği de ada lokması.
    Cunda Adası, Taksiyarhis Kilisesi gibi bazı tarihi binaları da barındırıyor. Yine tarihi eserlerin üzerine renkli boyalarla yazı yazılmasa ne iyi olur diye düşünüp, yolumuza devam ediyoruz.
    Turistlerin çoğu eski binaların daha iyi korunması ve bakılması gerektiği görüşünde. Zaten tarihi dokunun daha ön plana çıkması için yapılan çalışmalar sürüyor.
    Cunda'da 30'a yakın konaklama tesisi bulunuyor. Bunların içinde 4 yıldızlı otellerden pansiyonlara ya da butik otellere kadar her bütçeye uygun yerler var.

    Cunda'da taş evleri restore edip, pansiyon gibi işletenler var. Butik oteller de son derece konforlu ancak bazı tesislerde konaklamanın maliyeti oldukça yüksek.
    Pansiyonlar her ne kadar küçük işletmeler de olsa, bazılarında klima, kablosuz internet bağlanıtısı ve DVD player gibi imkanlar da bulunuyor.
    Cunda Adası'nın hemen her yerinden denize girilebiliyor. Ama plajların ve turistik tesislerin bulunduğu yere gitmek için biraz yol katetmek gerekiyor. Ancak denizin tadı da en çok bu plajlarda çıkıyor. Plaj kısımları elbette daha hareketli. Fakat adanın hiçbir yerinde gürültü yok.
    Ortunç Plajı Cunda'nın en güzel yerlerinden. Burası bölgenin tek mavi bayraklı plajı ve oksijen dolu bir haftasonu için ideal.

    Ortunç Plajı'nın arkasında bir de küçük otel var. Buranın kurucusu Orhan Tunç bölgeye turizm amaçlı ilk gelenlerden.
    Ortunç Koyu'na günübirlik gelip denize girmek de mümkün, konaklamak da.
    Ada Kamping, Cunda'nın arka kısmındaki kumsalda. Hem otel bölümü var, hem de kamping alanı.
    "Cunda Su Kaydırakları Cenneti" de aynı sırada. Burası da bir butik otel havasında. Tahta 'bungalow'larda konaklanabiliyor. Otel sahipleri özellikle Girit mutfağında iddialı olduklarını söylüyor.
    Ayvalık bölgesinin zeytini meşhur ama zeytinyağı daha da meşhur, çünkü buranın zeytini yağ yapımı için son derece elverişli.
    Zeytinyağı satan dükkanları da dolaşmalısınız.

    [​IMG]
    [​IMG]
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 22 Temmuz 2015

Sayfayı Paylaş