1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Çürük Dişler Kanser yapıyor!

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 12 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Sigara içtiği halde dişlerini fırçalamayanların kansere yakalanma riski yüksek. Sigara, kanserli lezyonların oluşmasına zemin hazırlıyor

    Türkiye'de adını belki de sıkça duymadığımız ancak akciğer kanserinden sonra en sık gözlenen baş ve boyun kanserlerinin baş nedeni sigara ve alkol! İstanbul Üniversitesi Tıp fakültesi Medikal Onkoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Faruk Aykan, baş ve boyun kanserleri ile yemek borusu kanserlerinde; alkolün sigarayla birlikte sık alınıp yüksek derecede tüketildiğinde risklerin arttığına dikkat çekiyor. Aykan, erken tanıda başarı oranlarının ise oldukça yükseldiğini belirtiyor. Ses organını etkileyen gırtlak kanserinde erken teşhisle hem hayatta kalma oranının, hem de organı koruma şansının yüksek olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Aykan, "Yeni ilaçlarla birlikte radyoterapiyi uygularsanız cerrahi müdahaleye gerek kalmayabilir. Önemli olan erken tanı ile birlikte doğru tedavinin zamanında uygulanmasıdır" diyor. Baş ve boyun kanserlerinin ağız boşluğu, dil, dil kökü, yutak ve gırtlak kanserlerinin toplamını ifade ettiğini kaydeden Aykan, baş ve boyunla ilgili şikayetleri olanlara şu uyarıda bulunuyor:

    YENİ TEDAVİ UMUDU
    "Yutma zorluğunuz, ağızda iyileşmeyen yaranız varsa, bunları mantarla karıştırıp doktora gitmeyi ihmal etmeyin." Kanserin oluşum mekanizmasının gün geçtikçe daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Prof. Dr. Aykan, yeni bir tedavi şekli geliştirildiğini de müjdeledi: "Yeni tedavi yöntemlerinden ilki hücrelerin büyüme faktörleri salgılaması ve büyüme faktörleri ile de hücrenin kendi kendini uyararak çoğalmaya yönelmesidir. Büyüme faktörlerinin bağlandığı 'reseptör' dediğimiz hücre zarındaki alıcıları patolojik olarak saptayabiliyoruz. Şimdi bu reseptörlere karşı özel bir ilaç geliştirildi. Reseptörü, ilaçla bağlıyorsunuz: Normalde bağlanarak hücreyi uyarması gereken reseptör bağlanamıyor, bloke oluyor. İlerlemesini engellemiş oluyorsunuz."
     

Sayfayı Paylaş