1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dahili (internal) radyoterapi

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 15 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    DAHİLİ (İNTERNAL) RADYOTERAPİ

    Dahili Radyoterapi, radyasyonun vücuda dışarıdan değil, değişik tekniklerle içeriden verilmesi esasına dayanır. Dahili tedavinin temel amacı, etraftaki normal dokuları radyasyondan koruyarak tümörlü bölgeye yüksek dozlarda radyoterapi verebilmektir. 2 şekilde uygulanır :

    a) Vücut boşluklarına uygulanan dahili radyoterapi (İntrakaviter Tedavi) :
    Radyoaktif kaynakların özel aplikatörler yardımıyla, doğal bir vücut boşluğuna, ışınlanacak doku ile temas edecek şekilde yerleştirilmesi ile gerçekleştirilir.. En yaygın kullanım alanı bayanlarda rahim ve rahim ağzı kanserleridir. Çoğunlukla önce harici radyoterapi uygulanır, takiben hastalık bölgesinde dozu artırabilmek için dahili radyoterapiye geçilir. Bu amaçla en sık kullanılan radyoaktif madde Sezyum-137 elementidir. Sezyum kaynağı, konulduğu yerde muhafaza edilebilmesi için bir uygulayıcı cihazın içine konulur. Cihaz tüplerle aplikatörlere bağlıdır. Aplikatörler radyoaktif değildirler.Bunlar genellikle ağrılı olmayan bir işlemle örneğin sadece vajinaya (ovoid) ya da vajina ile birlikte rahim içine (tandem) yerleştirilir. Bazı hastalar için uygulamadan önce bir sakinleştirici enjeksiyonu gerekebilir. Çok nadiren vücudun alt yarısının uyuşturulduğu spinal anesteziye gerek duyulur. Aplikatörler yerleştirildikten sonra, doğru pozisyonda olup olmadıklarının kontrolü için röntgen filmi alınır, gerekirse düzeltme yapılır. Tedavi başlamadan önce, bu bölgeye yakın kritik organlardan mesane (idrar torbası) ve rektuma (kalın barsak ucu) problar yerleştirilerek bu organların alacağı dozlar bir monitör yardımıyla görüntülenir. Bu organların belirli bir dozdan fazla almalarına izin verilmez. Aplikatörler yerleştirildikten sonra personel oda dışına çıkar, radyoaktif kaynaklar dışarıdan otomatik olarak yerleştirilir. Tedavi bitiminde de otomatik olarak geri çekilir. Afterloading ya da Otomatik Yükleme denilen bu teknikle personelin doz alması önlenmiş olur. Tedavi çoğu merkezde ortalama birkaç saat sürer ve hasta bu süre boyunca mümkün olduğunca hareket etmemeye çalışmalıdır. Çünkü aplikatörler yerinden oynayabilir ve bu doz dağılımını bozar. Tedavi için önceden belirlenen süre tamamlandığında hasta evine dönebilir. Bu işlem genellikle birer hafta ara ile birkaç kez tekrarlanacaktır. İşlem sonunda radyoaktif kaynak kapatılıp, aplikatörler çıkartıldığında, tüm radyoaktif belirtiler ortadan kalkar. Hasta asla radyasyon bulaştırıcı değildir. İnsan ilişkilerini bu korku nedeniyle sınırlamasına kesinlikle gerek yoktur.

    Bu işlemden sonra vajinayı temiz tutmak amacıyla birkaç gün vajinal koruma önerilir. Bunun için kullanılacak özel maddeler konusunda hemşire gerekli bilgileri verecektir. Sezyum yerleştirilmesi sonrası, ileride açıklanacak olan mide ve karın bölgesi radyoterapisi yan etkilerine benzer etkiler izlenebilir. Bu durumda mutlaka doktorunuza haber vermelisiniz. Sezyum uygulaması sonrası düşük de olsa bir lokal enfeksiyon riski vardır. Tedavi sonrası yüksek ateş, kanama gibi belirtiler olursa, derhal doktorunuza haber vermeniz gerekir.

    b) Doku içine uygulanan dahili radyoterapi (İnterstisyel Tedavi) :
    Radyoaktif kaynakların tümörü sınırlayacak şekilde doku içine yerleştirilmesi esasına dayanır. En sık olarak meme, dudak, ağız boşluğu yerleşimli tümörlerde bu yöntem kullanılır. Bu tedavi, harici radyoterapinin tamamlayıcısı olabileceği gibi, esas tedavi olarak da kullanılabilir. Özellikle daha önce harici radyoterapi uygulanmış hastalarda izlenen yerel nüks durumlarında, çevre normal dokulara asgari hasarla tümörlü dokuya yeterli doz verilebilmesi avantajı ile ayrıcalıklı bir yöntemdir. Bu amaçla en sık İridyum-192 ve Sezyum-137 elementleri kullanılır. Bu maddeler çok ince iğneler, kablolar ya da tüpler şeklindedir ve bu radyoaktif kaynaklar spinal anestezi ya da genel anestezi altında tümörlü doku çevresine belirli bir sistem dahilinde yerleştirilir. Doğru pozisyonda olup olmadıkları, mutlaka röntgen filmi alınarak kontrol edilir. Bu tel ya da tüpler, önceden saat ve dakika bazında hassasiyetle hesaplanan sürede (ortalama 3-4 gün) doku içinde kalacaktır. Bu süre içerisinde hasta, ilgili serviste, ayrı bir odada, aşağıda anlatılacak özel güvenlik önlemleri altında kalacak ve süre sonunda radyoaktif kaynakların yine spinal ya da genel anestezi ile çıkartılmasının ardından taburcu edilecektir.

    Özellikle ağız boşluğuna radyoaktif madde yerleştirilmesi işlemi rahatsızlık verici olabilir. Konuşmayı ve yemek yemeyi zorlaştırabilir. Kaynaklar yerleştirilmiş durumda iken yumuşak ve sıvı gıdalara izin verilecek, kimi zaman serum takılması gerekebilecektir. Ağız bakımı konusunda hemşireniz size yardımcı olacaktır. Gerek ağız boşluğu, gerekse memeye yapılan uygulama sonrası, kaynak çıkartıldıktan birkaç hafta sonrasına kadar devam edebilecek ağrı yakınmanız olabilir. Bu durumu doktorunuzu haber vermeniz gerekir.

    Doku içi tedavide özel güvenlik önlemleri: Vücunuza yerleştirilen radyoaktif maddeler yerinde iken, hastane personelini ve refakatçilerinizin gereksiz radyasyona maruz kalmamaları için birtakım güvenlik önlemleri alınır. Uygulamadan bir gün önce ilgili serviste tek başına kalacağınız bir özel odaya alınırsınız. İlgililer, size dikkat etmeniz gereken hususları ve yapılacak işlemin ayrıntılarını anlatacaktır. Bu dönem soru sormanız için en uygun zamandır. Aklınıza takılan her konuyu çekinmeden sormanız, önemli konuları unutmamak için önceden bir liste tutmanız faydalı olacaktır. Kaynaklar vücudunuzda bulunduğu sürece alınacak basit ve fakat çok önemli önlemler şunlardır :
    - Mutlaka yalnız kalacağınız bir odaya alınacaksınız.
    - Yayılan radyasyonu emmesi için yatağınızın iki kenarına kalın kurşun levhalar yerleştirilecektir.
    - Gereksiz radyasyona maruz kalmamak için doktor, hemşire ve diğer personel odanıza sadece gerekli olduğu durumlarda uğrayacak ve çok kısa süre kalacaklardır.
    - Çok özel durumlar dışında yanınızda refakatçi kalmasına izin verilmeyecek, verilse de sizinle aynı odada kalmayacaktır.
    - Çok özel durumlar dışında ziyaretçi kabul edilmeyecek, edilse de ziyaret çok kısa süreli olacaktır.Çocukların ve hamile bayanların ziyaretine kesinlikle izin verilmeyecektir.
    - Bazen odadaki radyasyon seviyesini tespit etmek için özel bir ölçüm yapmak gerekebilir. Bu gibi durumlarda Geiger sayacı denilen bir cihaz kullanılır.

    Bu basit güvenlik önlemleri ile kendinizi soyutlanmış hissedebilirsiniz. Bu ortamda hastalığınız ve tedavi konusunda endişeleriniz artabilir. İnsanlar bu gibi durumlarda endişelerini değişik yollarla yenebilirler. Bazıları tedavinin gidişi hakkında herşeyden haberdar olarak rahat ederken, bazıları mümkün olduğunca az şey bilmeyi tercih ederler. Aklınıza takılan her konuda bilgi sahibi olmak sizi rahatlatacaksa, ilgili personel size yardımcı olacaktır. Soru sormaktan asla çekinmeyiniz. İçinde bulunduğunuz endişe ve korku haliniz, bunları yakınlarınız ve ilgili personel ile paylaşmanızla hafifleyecek, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz. Birkaç günlük bir süre boyunca bir odada yalnız kalacaksınız. Odanızda kitap, dergi okumanızın, TV izlemenizin, müzik dinlemeneizin hiçbir sakıncası yoktur. Ayrıca unutmayınız ki, sözkonusu güvenlik tedbirleri, sadece vücudunuzda radyoaktif kaynakların bulunduğu süre zarfında geçerli olacaktır. Kaynaklar çıkartıldıktan sonra insan ilişkilerinizde hiçbir kısıtlamaya gerek kalmayacaktır. Bazı hastalar kaynaklar çıkartıldıktan sonra da radyasyonlu kalacaklarını, ailelerine ve arkadaşlarına zararlı olacaklarını düşünür ve endişe ederler. Oysa vücuda yerleştirilen kaynaklar çıkartıldıktan sonra radyasyonun tüm belirtileri kesinlikle ortadan kalkar ve asla bulaştırıcılık sözkonusu değildir. Bu endişeden kurtulmanın da en iyi yolu, ilgili personele sorarak bu konuda yeterli izahatı almanızdır. Hastaneden çıktıktan sonra normal yaşantınıza devam etmenizde de hiçbir tehlike ve sakınca yoktur.
     

Sayfayı Paylaş