1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dallama nedir ?Dallama tanımı ve kelime kökeni nedir ?

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 18 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL

    [​IMG]
    Dallama , Osmanlı zamanında, müslüman olmayan çocukların ve bazı gelişmeye müsait müslüman çocuklarının mermerlere tokat atmak suretiyle büyütüldüğü ve sonraları bu çocukların savaştaki atlılara karşı yaya olarak önde koşulan askerler olan cengaverlere dönüştükleri zamanda onlara verilen isimdir.


    Yani bu çocuklar büyüyüp Osmanlı tokadı atmaya başlarlar, öyle ki; savaşta atlıların karşısına çıplak elleriyle çıkarlar ve atın üstündeki düşmana zıplar tokadı koyarlar ve düşmanlarının boynunu tek tokat ile kırabilirler işte bu çocuklara dallama denilmekteymiş.




    [​IMG]
    Osmanlı'da Tokatçılar Bölüğü

    Osmanlı devletinde devşirilen çocukların bir kısmı bol proteyinli ve nişastalı besinlerle beslenmek ve ağır idmanlarla eğitlmek suretiyle bu bölük için yetiştirilirdi. Bu idmanların en önemlisi ise yağlı mermere tokat idmanıydı. Devşirilen ecnebi çocukları akşama kadar yağlı mermelere tokat atarak kendilerini yetiştirdi bu elemanlardan mermeri çatlatmayı veya kırmayı başaranlar tokatçı bölüğüne alınırdı.
    Savaşlarda tokatçı bölüğü ordunun en gerisinde yer alır ve savaş sonuda bozguna uğrayan düşman üzerine bırakılırdı. Tabi hâliyle akşama kadr mermer tokatlamaktan nasır tutmuş ellere düşman askerlerinin miğferleri çerez gibi gelirdi tokadı yiyen düman askerinin miğferi yamulur tabiri caizse feleği şaşardı (hatta bu tokatkatı yediği için kafa tası parçalanan askerler bile olduğu söylenmektedir) Tokatçı bölüğünün işi bittikten sonra her hangi bir darbe almayan veya tokat yediği halde hayatta kalan askerler bırakılırdı. Bu askerler bir daha Osmanlı ordusuyla savaşmaya cesaret edemezlerdi savaşsalar dahi tırstıklarından düşük bir performans ortaya koyarlardı.
    Bazende tokatçılar savaşın başlarında öne sürülürdü. Böylece düşman askerelerinin: tokat yiyip yere yığılan askerleri görmesi sağlanarak savaşma isteyinin zayıflatılması hedeflenirdi.

     
  2. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    Biz bu kelimeyi çok değiştirmişiz günlük yaşamda ama ben o tokadı atan kişilere direkt tokatçı deniliyor diye biliyordum. Yani birine dallama dersek çok da kötü bir şey söylememiş oluruz sanırım :P
     

Sayfayı Paylaş