1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Danimarka Tiyatrosu

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 31 Mayıs 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Danimarka Tiyatrosu

    Danimarka Tiyatrosu’nun kökenleri 900’lerdeki ortaçağ dinsel törenlerine dayanır. Önce Latince oynanan bu dinsel oyunlar, 1100’den sonra anadille oynanmaya başlamış, oyunlar kilise dışına açık alanlara çıktıkça, laikleşerek ibret oyunlarından fars ve güldürülere dönmüş; gizem oyunları, öğretici farslar, ermiş oyunları, 16. yüzyıla kadar süre gelmiştir.

    16. yüzyılda oyun yazarı sayısı az olmakla birlikte, H. J. Ranch gibi daha sonra Moliere’e örnek olacak komedya yazarları çıkmış; ibret oyunları yanısıra, şenlik oyunları ile geleneksel şarkılı oyunlar yaygınlık kazanmış; ancak, öğretici oyunlar bağnaz kilise tarafından yasaklanmıştır.

    1600’lerin insancıl halkçı tiyatrosunun yerini gösterişli barok tiyatrosunun aldığı dönemde konuk İngiliz ve Fransız topluluklarının oyunları yanısıra müzikli oyunlar ortaya çıkmış; şarkı, müzik ve baleyi bir araya getiren ve Kral ile Sarayı görkemleştiren bu oyunlar kısa zamanda yaygınlık kazanarak, 1655’te ilk Danimarka operasının (Arion, H. W. Lauremberg) yazılmasına yol açmıştır; bu arada M. Skeel gibi yazarlarca klasik Fransız komedyası etkisinde oyunlar yazılmıştır.

    18. yüzyıl Danimarka Tiyatrosu, “Danimarka’nın Moliere’i” olarak anılan Holberg damgasını taşır. 1750’lerde Kopenhag’da kurulan ve kraldan destek gören Kongrens Nytorv tiyatrosu, 1770’de saray tiyatrosu haline gelmiş, 1849’da da Det Kongelige Teater adıyla Danimarka’nın ulusal tiyatrosu kimliğini kazanmıştır. Danimarka’da J. Nordahl ve J. Ewald tarafından tragedyaların yazılması da bu döneme rastlar.

    19. yüzyılda Almanya’da yerleşen romantik tiyatro ise Danimarka’ya A. Oehlenschlanger’le gelişmiş; değişimlere uğrayarak şiirsel gerçekçiliğe yol açmış; bu arada, J. L. Helberg, yerel özellikerden yararanarak Fransız vodvilini Danimarka Tiyatrosu’na getirmiş; tarihçi ve eleştirmen G. Brandes ile yazar E. Brandes kardeşler ise, önemli katkılarıyla Danimarka Tiaytrosu’nu önce naturalizme, daha sonra da naturalizmden modernizme yönlendiren kişiler olmuşlardır. G. Wied, H. Drachmann, H. Rode gibi yazarların yer aldığı yüzyılın başından sonra, Danimarka Tiyatrosu, K. Munk, S. Clausen, K. Abell ve C. Soya gibi yazarlarla dışavurumcu ve simgeci tiyatro izinde çağdaş kimliğini kazanmıştır. 1940’ların başı çeken yazarları arasında ise O. Fischer, A. Schade, K. Nielsen, K. Schülter, H. Kehler, K. Sonderby sayılabilir. C. Branner, K. Abell etkisinde ürünler vermiş, E. Olsen yergisel halkçı tiyatro yaparken, 1960’larda L. Panduro ve K. Rifbjerg gibi yazarlar, izleyiciyle yakın bağlar kurmak için radyo ve TV ye yönelmişlerdir. 1970’lerde öne çıkan adlar ise, toplumsal yapıya sert eleştiriler getiren L. Petersen ile saçma tiyatrosuna yönelen J. Ornsbo ve S. Madsen’dir. 1970’lerden sonra Danimarka Tiyatrosu’nda oyun yazarının öneminin gittikçe azaldığı görülmektedir.
     

Sayfayı Paylaş