1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

dar ayakkabılar...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve yeşüLL tarafından 6 Eylül 2009 başlatılmıştır.

  1. yeşüLL

    yeşüLL limitsizsiniz...! Özel üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    4.343
    Beğenileri:
    47
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    46 ÇTL
    O bayram bana ayakkabı almaya karar verdiler. Hazır ayakkabı satan mağaza yoktu şehirde. Tek ayakkabı yapan dükkánında ayakkabıcı çıplak ayağımı bir kartonun üzerine koydu iyice basmamı söyledikten sonra ağzındaki kurşun kalemi eline alıp ayağımın çevresini çizdi.O ayağımın çizildiği karton benim ayakkabı numaramdı.Günlerce yeni ayakkabılarımın hayalini kurdum. Babamın anlattığına göre ayakkabılarım siyah ve bağcıklı olacaktı.Kapının her çalınışında koştum.Ayakkabılarım bayramdan bir gün önce geldi siyah-bağcıklı.O gün onları giymedim. Bayram gecesi yatağımın altına yerleştirdim yeni ayakkabılarımı.Arada bir kalkıp kutusundan çıkartıyor yere koyuyor yukarıdan yandan önden bakıp duruyordum. Parlak ve yuvarlak burnunu gecenin karanlığında kim bilir kaç kez okşadım.Uyku girmedi gözüme.Sabahleyin ev ahalisi kalktığında ayakkabı kutusu kucağımda sandalyede oturuyordum ben.Ayakkabımı babam giydirdi.Ayağıma olmamıştı ayakkabılarım dardı ve canımı yakmıştı. Ama bunu babama söylemedim. O "Sıkıyor mu?" diye sordukça "Hayır" yanıtını veriyordum. "Dar ayağımı acıtıyor" desem geri gidecekti ayakkabılarım ve ayakkabıcının hemen bir yeni ayakkabı yapması olanaksızdı.O bayram sabahı canım yana yana yürüdüm.Bir süre sonra acı dayanılmaz oldu.Dişimi sıktım.Topalladım.Soranlara "Dizimi vurdum" dedim ama ayakkabılarımın ayağımı sıktığını kimseye söylemedim.
    Dar ayakkabılar...


    Doğrusunu isterseniz yaşam dar ayakkabıyla yürümektir.
    Kimi zaman dar bir maaş kimi zaman sevimsiz bir iş...
    Kimi zaman bir mekan dar ayakkabı olur bize kimi zaman bir çevre kimi zaman bir sokak ya da bir şehir...
    Kimi zaman dostluklar arkadaşlıklar beraberlikler bir dar ayakkabıya dönüşür.
    Kimi zaman zamandır dar ayakkabı geçmek bilmez.
    Kimi zaman zenginlik kimi zaman başınızı koyduğunuz yastık...
    Canınız yanar. Topallaya topallaya gidersiniz.
    Sonradan öğrendim yaşamın dar ayakkabıyla yürüme sanatı olduğunu...



    Bekir Coşkun



    alıntı...
     

Sayfayı Paylaş