1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Davara

Konusu 'Efsanevi Yaratıklar' forumundadır ve Sentinus tarafından 17 Nisan 2016 başlatılmıştır.

  1. Sentinus
    No Mood

    Sentinus Tengri Biz Menen!.. Özel üye

    Katılım:
    11 Mart 2014
    Mesajlar:
    2.535
    Beğenileri:
    3.777
    Ödül Puanları:
    8.080
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    İstanbul
    “Davara”, Trabzon’daki halk inançlarında gece uykusunda insanı boğmaya çalışan görünmez bir varlığa verilen addır.[1] İri-yarı ağır bir yaratık olan [2] ve gece uykuda insanın üzerine çöken [3] Davara, bir eliyle onların ağızlarını kapatır. İnanca göre Davara'nın altında kalan insan, yarı uyanık bir durumda bekler. Yerinden kalkabilse bu yükten kurtulabileceğini anlar; ama buna gücü yetmez ve boğulmakla ayılmak arasında çırpınıp durur. Buna "Davara Binmesi" denilir[2] Rize'de bu olaya benzer şekilde "Tavara Binmesi" denir.

    İnanışa göre Davara, Allah'ın kötü insanları yola getirmek için gönderdiği bir cindir. Avucunun içi deliktir, her elinde 20 parmak, her ayağında parmak biçiminde 7 tırnak vardır. Geceleyin gözlerini yumunca görür. Bu yüzden üstüne kapandığı insan uyansa bile onun gözlerini göremez. İnsanın dilini bağladığından kimse onun yanında “bismillah” diyemez ya da Allah'ın adını anamaz. Davara, yalnızca sarhoştan ve deliden korkar. Kocakarıları sevmez. Kocasıyla geçinemeyen, çekişen genç kadınlara çok sataşır.[4]

    B. Kaya anlatıyor: “Yıl 1985 şehirdeki (Trabzon) hanede tek başıma yatıyorum. Yarı uyanık vaziyetteyim. Camdan içeri rüzgâr gibi mahiyetini belirleyemediğim bir cisim girdi. Elini ağzımın üstüne bastırdı. Çığlık attım sesim çıkmadı. Ne kadar uğraştım bilmiyorum. Korkudan ayağa kalktığım zaman camdan dışarı çıktığını hissettim. Elinin ortası delikti. Zaten elinde delik olmasa insan havasızlıktan boğulur.” [5]

    Eskiden Trabzon'da, uyuyan bir kimse iniltiyle uyandığında kendisine davaranın bindiğini söylerdi. Anlatılanlara göre üzerine çökmüş, kıpırdamasını önleyen ve onu boğmaya çalışan korkunç bir yaratıktı.[6] Davara'nın avucu delik olduğundan üstüne binip ağzını kapattığı insanın boğulmaktan kurtulduğu düşünülürdü. Kişi, bir süre çırpındıktan sonra derin nefes alarak uyanırdı.[2]

    Yine Anadolu Türkçesinde loğusa kadınlarda "davara binmek" diye bir rahatsızlıktan söz edilip yeni doğan çocuğu boğduğu söylenmektedir.[7]


    İç Anadolu'da bu varlığa verilen ad, “Enkebit”tir. Anlatılara göre Enkebit'in başında altın bir fesi vardır. Davara inancında olduğu gibi sağ elinin ortası deliktir. Uyuyan insanların boğazlarını sıkarak onları boğmaya çalıştığına, başından fesini kapan kişiye ise dokunamadığına inanılır.[8][9]

    Bekdik/Beydilli Türkmenlerinde de “davara” diye bilinen bir cin türü ve “enkebit basması” diye bilinen bir basma türü vardır. İnanca göre bu cin, yine Allah tarafından insanların uyarılması için gönderilmiştir. Davara’nın avucunun içi deliktir ve her elinde 20 parmağı ve ayrıca her ayağında parmak görünümünde 7 parmağı vardır. Geceleri gözlerini yumarak gördüğünden bastığı insan uyansa da onun gözlerinin içini göremez. Çok sataştığı kimselerin başında eşi ile geçinemeyen genç hanımlar vardır. "Enkebit basması" olarak bilinir ve bastığı kimse, rüyadan uyanamaz. Akşamın dar vaktinde uyuyan kimse, “Beni Enkebit bastı” der. Halk dilinde “Bana karabasanlar geldi.”, “Beni afakanlar bastı.”gibi benzeri sözler vardır.[10][11][12]

    Kaynaklar


    [1] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [2] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [3] Araş.Gör. Birgül Koçak, “Doğu-Batı Arasında Türk Sineması: Korku Filmleri Üzerine Bir Değerlendirme”, İstanbul Üniversitesi, İletişim Fakültesi Hakemli Dergisi, s.103.
    [4] Nazım Çankaya, “Bilim Dışı İnançlar”, Bomba Yayınları.
    [5] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [6] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [7] [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [8] Özkul Çobanoğlu, “Türk Halk Kültüründe Memoratlar ve Halk İnançları”, Akçağ Yayınevi, Ankara 2003, s.137.
    [9] Yard. Doç. Dr. Ayşe Duvarcı, Türklerde Tabiat Üstü Varlıklar ve Bunlarla İlgili Kabuller, İnanmalar, Uygulamalar, bilig, Kış / 2005, sayı: 32, s.129
    [10] Ali Sayar, “Türkmenistan ve Horasan’dan Anadolu’ya Bektik Türkmenleri’nin Kültürü ve Kökleri”, Konya 2008, s. 77.
    [11] Yaşar Kalafat, “Ahlatsahlar’dan Günümüze Bitlis ve Çevresinde halk İnançları, Türk Kültürlü Halklarda Halk İnançları”, Berikan Yayınları, Ankara, 2009.
    [12] Yaşar Kalafat, “Doğu Anadolu’da Eski Türk İnançları’nın İzleri”, Ankara 2006, s.119.
     

Sayfayı Paylaş