1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Değer Bilene Kıymet Verene Karşılaştırsın Rabbim..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 11 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    " Vaktiyle ergin bir meslek erbabı, yıllarca yanında yetiştirdiği çırağını imtihan etmek ister
    .Çırağın eline iri bir pırlanta verip:
    'Oğlum' der, 'Bunu al, önüne gelen esnafa göster, kaç para verdiklerini sor, en sonra da kuyumcuya göster. Hiç kimseye satmadan sadece fiyatlarını ve ne dediklerini öğren, gel bana bildir.'

    Çırak, elindeki pırlantayla bir bakkal dükkanına girer ve 'Şunu alır mısını...z?' diye sorar.
    Bakkal parlak bir boncuğa benzettiği mücevheri alır; elinde evirir çevirir, sonra: 'Buna bir tek lira veririm. Bizim çocuk oynasın' der.
    Çırak teşekkür edip çıkar.

    Bir manifaturacıya gider.
    O da parlak bir taşa benzettiği mücevhere ancak bir beş lira vermeye razı olur.

    Üçüncü olarak semerciye gider: 'Buna ne verirsiniz?' diye sorar.
    Semerci şöyle bir bakar, 'Bu...' der 'benim semerlere iyi süs olur. Bundan kaş dediğimiz süslerden yaparım. Buna bir on lira veririm.'

    Çırak en son olarak kuyumcuya gider.
    Kuyumcu mücevheri görünce yerinden fırlar.
    'Bu kadar büyük pırlantayı nereden buldun?' diye hayretle bağırır ve hemen ilâve eder.
    'Buna kaç lira istiyorsun?'
    Çırak sorar: 'Siz ne veriyorsunuz?'
    'Ne istiyorsan veririm.'

    Çırak, 'Hayır veremem.' diye taşı almak için uzanınca kuyumcu yalvarmaya başlar:
    'Ne olur bunu bana sat. Dükkânımı, evimi, hatta arsalarımı vereyim.'
    Çırak ”emanet olduğunu, satmaya yetkili olmadığını, ancak fiyat öğrenmesini istediklerini' anlatıncaya kadar bir hayli dil döker.

    Meslek erbabının yanına dönen çırak büyük bir şaşkınlık içinde macerasını anlatır.
    'Bundan ne anladın?' diye sorar.

    Çırağının verdiği cevap çok doğrudur:
    'Bir şey ancak değerini bilenin yanında kıymetlidir...!'alıntı...
     

Sayfayı Paylaş