1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Değişmekten Korkuyor Muyuz?

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Papatya tarafından 17 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.306
    Beğenileri:
    5.863
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.549 ÇTL


    Korku: Şimdi korkusu, sonra korkusu, gelecek korkusu, başarı korkusu, başarısızlık korkusu... Liste böyle uzayıp gider korku deyince. Şu dünyada yaşayıp, yaşayabileceğimiz her şey için korku duyarız. Peki korku ne? Niye var hayatı bize zehir eden, ilerlememize olanak tanımadan bizi kitleyen, bir ileri bir geri adım arttıran bu duygu? Aslında korku, ilk insanca duygumuz en başından beri var olan. Korku öyle önemli bir duygu ki, aynı zamanda hayatta kalabilmemiz için de gerekli ve olmazsa olmaz.

    Eski insanlar aslanı görmeye gerek duymadan salt “aslan” kelimesinden bile korkarlardı. Niye mi? Nedeni çok basit! Eski insanın kafasındaki gerçeklikle aslan ve ölümün özdeşleşmiş olması.Artık aslan deyince korkmuyoruz bile,en azından Afrika’da yaşamıyorsak. Peki bugünün korkuları neler? Neler kafamızda “aslan” etkisi yapıyor? Bu soruya verilecek en kapsamlı cevabın “değişim” olduğunu düşünüyorum. Değişmek dediğimizde hepimizin aklına farklı şeyler gelse de, alışılmışı bırakmak yani aslında “benliğimizin onaylanmama ihtimali”ni ortaya çıkarmak çok korkutucu çoğumuz için. Hele bu değişim talebi dışarıdan geliyorsa, iş daha da vahim.

    Değişim korkusunu alt edebilmenin tek yolu, değişime duyulan ihtiyacın fark edilmesi ya da kişinin değişebilmek için içsel bir motivasyonunun olması. Peki her değişmek istiyorum diyenin değişmek istediğine emin olabilir miyiz? Bu sorunun cevabı maalesef kocaman bir hayır. Değişimin bu kadar zor olmasının en büyük nedeni aslında hepimizin buna direnmesi, bir taraftan değişmek istediğimizi söylerken, diğer yandan aslında olduğumuz şeyin onaylanmasına duyduğumuz ihtiyaç.


    Peki bu kadar zorsa değişmek, o zaman nasıl gerçekleşiyor değişimler. Sistem şöyle işliyor. Kişi bir krizle mücadele ettiğinde ve eski yöntemlerle bununla başa çıkamadığında farklı bir şey oluyor. “Aslanın tehlikeli olması” gibi net olmadığımız konularda, kafamız analiz etmeye başlıyor. Analiz etmek için enerjiye ihtiyacımız var ve ne yazık ki- ya da ne iyi ki- kriz zamanlarında buna fazla enerjimiz olmuyor. İşte tam bu sırada yeni bir bakış açısı, yeni bir cümlecik, bazen tek bir kelime yararlı oluyor değişimi başlatmak için.

    Değişimi getiren şeylerin bir ikincisi de bize bu kriz anında neyin kim tarafından söylendiği. Bize konuşanın “değeri” kadar etkili olduğunu biliyoruz. Bu değer kesinlikle kişiden, kişiye değişebiliyor. Karşımızdakinin değerli olması veya olmaması ona pozitif ve/veya negatif anlamda nasıl bağlı olduğumuzla ilgili. İşte bunun için çok sevdiğimiz ya da nefret ettiğimiz kişilerin bize söyledikleri bu kadar etkili oluyor üzerimizde. Tabii çok ciddi bağlandığımız birinin bize söyledikleri yararlı olabildiği kadar, zarar verici de olabilir.

    Korku ve değişim. Her ikisi de daha kaliteli hayatlar sürdürebilmemiz için gerekli. Hayatı ıskalamadan yaşayabilmek, günün moda deyimiyle anı tadabilmek için. Biraz cesaret!

    Sevgiyle kalın,
    Uzm. Dan. Psikolog Ani Eryorulmaz

     

Sayfayı Paylaş