1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Deniz Akıntıları

Konusu 'Coğrafya' forumundadır ve Suskun tarafından 28 Kasım 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Deniz yüzeyindeki suların , bulundukları yerlerden daha uzak alanlara taşınması ile akıntılar oluşmaktadır.

    Akıntılara neden olan belli başlı nedenler şunlardır ;

    1. Sürekli Rüzgarlar :
    Alize,Batı ve Kutup rüzgarları yıl boyunca estikleri yönlerde okyanus sularının taşınmasına neden olmaktadır. Okyanus akıntıları ilk doğdukları bölgenin sıcaklık durumuna göre sıcak veya soğuk akıntı olarak adlandırılmaktadır.

    [​IMG]
    Sıcak Su akıntıları : Alçak enlemlerden yüksek enlemlere doğru olan akıntılar etkili oldukları kıyılarda sıcaklığın artmasına neden olmaktadır. Örnek ; Golf Stream , Kuroşiva , Brezilya , Mozambik akıntıları.

    Soğuk Su akıntıları : Yüksek enlemlerden alçak enlemlere doğru olan akıntılar etkili oldukları kıyılarda sıcaklığın düşmesine neden olmaktadır. Örnek ; Labrador , Kanarya , Kaliforniya , Oyaşivo , Peru , Benguala , Atlantik akıntıları

    2. Gelgit : Gelgit hareketinin etkisi alçalıp yükselen sular akıntılara neden olmaktadır.Batı Avrupa'da Hollanda ve Almanya'da görülmektedir.

    3. Yoğunluk Farkı : Sıcaklıkları ve tuzluluk oranları farklı olan iki denizin birleştiği boğazlarda görülen akıntılardır. Sıcak ve tuzluluk oranı yüksek olan denizden diğer tarafa doğru alt akıntı , tersi yönde ise üst akıntı görülmektedir. Türkiye'de Akdeniz'den Ege - Marmara ve Karadenize doğru bu şekilde bir alt akıntı görülmektedir

    4. Seviye Farkı : Boğazlarla birbirine bağlanan denizler arasında beslenme kaynaklarının farklılığı nedeniyle iki deniz arasında bir seviye farkı vardır. Seviyesi fazla olan denizden az olan denize doğru bir üst akıntı görülmektedir. Türkiye'de Karadeniz'den diğer denizlere doğru bir üst akıntı vardır.

    5. Dalgalar : Kıyıya doğru gelerek kıyıda çatlayan dalgalar kıyıda suların dibe doğru dalmasına ya da kıyı boyunca akıntıya geçmesine neden olur. Kıyıların şekillenmesinde kıyı akıntılarının etkisi oldukça fazladır.


    Deniz ve okyanus yüzeylerinde sürekli rüzgarlar tarafından itilmesi, seviye, yoğunluk ve sıcaklık farkları ile Gel-Git olaylarının etkisi sonucu su kütlelerinin hareket etmesine Akıntı denir.

    Deniz ve Okyanuslardaki suların kütle halinde yer değiştirmesi ile oluşurlar. Oluşum nedenleri şunlardır:

    Yoğunluk (tuzluluk farkı)
    Seviye farkı
    Sürekli rüzgarlar

    Yoğunluk ve seviye farkından oluşan akıntılar:
    Denizlerin beslenme ve buharlaşma özelliklerinin farklı olması tuzluluk (yoğunluk) ve seviyelerinin de farklı olmasına neden olur. Böylece tuzlulukları ve seviyeleri farklı olan denizleri birleştiren boğazlarda ve çevresindeki denizlerde görülürler. Çanakkale boğazları ile Marmara denizi, Akdeniz ve Atlas Okyanusunu birleştiren Cebelitarık boğazında olduğu gibi. Diğer komşu denizlere göre Karadeniz'de yağışların fazla olması Tuna gibi bol su taşıyan ırmakların dökülmesi buharlaşmanın az olması ve enlem gibi faktörler nedeniyle tuzluluk oranı az su seviyesi daha yüksektir. Bu nedenle Karadeniz'in az tuzlu suları üstten Ege'ye doğru Ege'nin tuzlu suları ise alttan Karadeniz'e doğru akıntılar oluşturur.

    Sürekli rüzgarlardan oluşan okyanus akıntıları:
    Her iki yarım kürede sürekli rüzgarların okyanusların yüzey sularını itmesi ile oluşurlar. Okyanus akıntılarını Ekvatoral kuşakta esen Alize rüzgarları başlatır. Dünyanın ekseni etrafında dönmesinden dolayı kuzey yarımkürede sağa, güney yarım kürede sola saparak devam ederler ve halkalar oluştururlar. Ekvatordan kutuplara doğru hareket edenler sıcak su akıntılarını, kutuplardan ekvatora doğru hareket edenler soğuk su akıntılarını oluştururlar. Okyanuslardaki büyük akıntı sistemleri temelde sürekli esen alizelerin etkisi ile oluşmaktadır. Fakat kıta kenarlarında (kıyıların) ve burunlarda akıntıların kollara ayrılması ve sürüklenmesinde etkili oldukları görülmektedir.


    Dalga ve Akıntıların Oluşturduğu Aşındırma ve Biriktirme Şekilleri

    a) Falez (Yalıyar):
    Kıyıya dik inen yamaçlarda dalgaların yamacı aşındırmasıyla oyuk ve mağaralar oluşur. Bazen bu oyuk büyüyerek yamacın üst kısmı çöker. Bu oluşuma Falez denir. Ülkemizde en çok Karadeniz (Özellikle D.Karadeniz) daha sonra ise Akdeniz Kıyılarında (Teke ve Taşeli Y.Ad.) görülür.

    b) Kıyı Seti (Kordonu, Oku): Dalga ve akıntıların sürükledikleri malzemeyi sığ olan delta ve koy kenarlarında biriktirmesiyle oluşan denizin içine bir ok gibi uzanan birikim şeklidir. Kıyılarımızda bolca görülür.

    c) Lagün (Kıyı Set Gölü): Koy ağızlarında oluşan kıyı oklarının zamanla koyu kapatmasıyla oluşan denizden kopmuş göllerdir. Deniz Kulağı da denir. B. ve K. Çekmece, Terkos (Durusu) gölleri birer Lagündür.

    d) Tombolo: Kara yakınlarındaki bir adanın kıyı oku ile anakaraya bağlanarak yarımada haline gelmesiyle oluşur. G. Marmara'daki Kapıdağ Yarımadası böyledir.

    Dünya yüzeyinin yaklaşık yüzde 70'ini kaplayan okyanus suları, yeryüzünde, belirli bir düzende sürekli hareket eder. Küçük akıntıları gelgitler yaratır, ama başlıca akıntıların nedeni rüzgârlardır. Rüzgârlar deniz yüzeyinde estikçe su parçacıklarını da beraberlerinde sürükler. Bu nedenle başlıca önemli okyanus akıntıları yeryüzündeki rüzgârlara bağlıdır.


    Okyanus akıntıları dairesel bir yol izler. Bu dairesel hareket bir okyanusun yarısını kapsayacak kadar büyüktür. Yüzeyde, okyanus suları ekvatorda Alizeler'e bağlı olarak batıya, orta enlemlerde ise batı rüzgârlarının önünde güneydoğu ve kuzeydoğuya doğru sürüklenir. Daha sonra bu sular okyanusların doğu kıyılarını izleyerek ekvatora döner.

    Bu akıntılar batıda rüzgârların ve dünyanın dönüş yönüne bağlı olarak daha dar bir alanı kapsar ve daha hızlı hareket eder. Buralarda hızları günde 160 kilometreye ulaşır. Kıtaların doğu kıyılarında bu biçimde oluşan güçlü akıntılar arasında Atlas Okyanus'undaki Gulf Stream ve Büyük Okyanus'un kuzeyindeki Kuro Şiyo akıntılarını sayabiliriz. Antarktika kıtasını çevreleyen su kütlesindeki sürekli genişlemeden dolayı, burada sık esen rüzgârlar dünyanın çevresinde doğuya doğru yol alan Kutup Çevresi Akıntısı'nı doğurur.

    Diplerdeki Akıntılar

    Okyanusun derinliklerinde akıntıların hareketleri daha değişiktir. Bu farklılığı, Dünya'nın dönüşünden kaynaklanan Coriolis kuvveti yaratır. Okyanus akıntısında suyun her katmanı, bir üsttekine göre, saat yelkovanı yönünde biraz daha fazla kıvrılır. Güney yarıkürede bu hareket tersine olur.
    Coriolis kuvveti, dönen bir cisim üzerinde hareket eden bir nesnenin doğrultusundan sapmasına neden olan bir kuvvet olarak tanımlanabilir. Örneğin, kendi çevresinde dönen yerküre üzerinde boylamlar boyunca, kuzey-güney doğrultusunda hareket eden bir cisim ilerledikçe kuzey yarıkürede saat yönünde, güney yarıkürede ise saatin tersi yönde sapar. Bu kuvveti ilk tanımlayan Fransız Gustave-Gaspard Coriolis olmuştur. Dünyada bu gücün etkisini esen rüzgârların izledikleri yolda, okyanus akıntılarında gözlemleyebiliriz.

    Okyanus akıntılarında bu etki derinlere gittikçe artar. Akıntı 90 metre derinde, yukarıda esen rüzgâra tam zıt yönde hareket edebilir. 90 metrenin altında ise rüzgâr etkisini tamamen yitirir.

    Büyük deniz dibi akıntılarının birçoğunu da sıcaklık farkları yaratır. Soğuk su sıcak sudan daha ağırdır. Bu nedenle, kutuplardaki soğuk su denizin derinliklerine iner ve alttan ekvatora doğru hareket eder. Okyanus dibindeki akıntıların izledikleri yol yüzeydekinden oldukça farklıdır.

    Deniz akıntılarının bir başka nedeni de tuzluluk farklarıdır. Tuzlulukları farklı iki denizi ya da bir denizle bir okyanusu birbirine bağlayan boğazlarda, suyun yüzeyinde ve dibinde ters yönde hareket eden akıntılar oluşur. Örneğin Marmara Denizi'ni Ege'ye bağlayan Çanakkale Boğazı'nda Marmara' dan gelen daha az tuzlu sular üstten Ege Denizi'ne akarken; Ege'nin daha tuzlu suları alttan Marmara'ya geçer. Akdeniz'i Atlas Okyanusu'na bağlayan Cebelitarık Boğazı'nda da benzer bir durum vardır. Akdeniz'in tuzlu suları ile okyanusun tuzu az suları Cebelitarık'ta birbirine zıt yönde, üst üste iki akıntı oluşturur.
    Karalardan esen sürekli rüzgârlar karadan uzakta bir yüzey akıntısı doğurur. Bu, okyanusta dipten üste doğru bir hareket yaratır ve çok sayıda balığı besleyebilecek besinler suların yüzeyine çıkar. Peru'da hamsi balıkçılığı buna dayanır.
     

Sayfayı Paylaş