Deniz Kesiği..

...SAKLI CeNNeT__

♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥
Katılım
6 Tem 2011
Mesajlar
16,299
Beğeniler
84
Şehir
♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
#1





Deniz Kesiği..


...
Uykuları bölünür ya bazı geceler insanın
Hani uyanırsın
Hani sıçrarsın bir irkilmeyle
Yırtılarak açılır göz kapakların
İşte öyle aç mektubumun zarfını.

Biliyorum,gözlerin kelimelerimi gözlerinden öpecek
Biliyorum,gözlerin kelimelerimi bakış bakış içecek...

Akşam üzeri
Mevsim buz kesiyor
Mevsim zemheri

İstanbul'u martılar seslendiriyor
Dalgaların köpüklerinde
İstanbul yürek atışımı soluyor
Rüzgarın nefesinde

Ellerim anneannemin ördüğü eldivenin şefkatine emanet
Ellerim... kağıdım... kalemim ve sükunet...

Akşamın gelişini izledim
Ufukta sanki sana yazacağım kelimeleri gözledim.
Mektubuma yazacak bir mektup bekledim...

Yağmalanmama gözünü kapattı gün
Akşam karanlığı değil üzerime çöken
Akşam,yüreğimin penceresinde yokluğunun gölgesi
Akşam, denizin sularını yırtarak gelen korsan gemisi.

Gözlerim kör bir bakışın suskunluğunda
Ve deniz,uzun incecik bir bıçakla
Ufku kesiyor adeta
Ah ! Bu kızıl renk...
Ufkun kanı karışıyor denize.
Kalemim de yazılamayan mektubun çaresizliği
Gözlerimde kanayan "deniz kesiği" .

Sol gözümden hüzün sızdı bir damla
Şimdi duruyor mektubumda
Dördüncü mısraının üçüncü kelimesinin üzerinde
"Özledim" demek isteyip de
"Neredesin?" dediğim de ..."Neredesin?" dediğim de...

Zor oluyor bu mektubu yazmak
Zor oluyor
Sana yazan değil sana yazılan bir kelime olmak gibi bir garip
isteğim var
içimde. Tenimden bir parça dursun istiyorum bir kelimede ve
gözlerinle dokun
tenimin durduğu kelimede ki "e" harfinin kıvrımında gizli
mahremiyetimin
edep bilmez utangaçlığına...senden gayrısına sağır
suskunluğuna...

Sana yazan adam
Sana yazan kalem
Sana yazılan kelime
Dokunduğun sayfa
Yada ilk okuyana sunulan
Yırtılarak açılan bir zarfın bekareti
Tenine,yüreğine, bakışına değen her şey olmak istiyorum.

Bu kadar geç yazdığım için kırılma bana
Yazmak için kalemi elime aldığımda
Öyle çok şey vardı ki yazmak istediğim
Yazılacaklar çok olunca yazmak da zor oldu sevdiğim.
Sonrasında ise
Çok olana yeni çoklar eklendi söylenecek...
Düşündüm kaç kalem gerekecek?
Kalemler kaç kez bilenecek ?
Korktum
Sanki kalemimden dökülen kelimeler ellerimi kesecek.

Çok oldu sana yazmayalı, tam dört gün...
Çok şey olsa da söylenecek
Çok şey yazamayacağım sana
Çok yordu çünkü, son dört gün beni
Çok severken
Çok özlemek
Çok yordu...
Çok şey yazmasam da çok okuyacaksın bu mektubu ve her "çok
özledim" dediğim
satır,her okunduğunda özlemi biraz daha çoğaltacak. Ve böylece
birkaç
satırla yazılmış upuzun bir mektup olacak. Biliyorum...Çünkü
"seni
biliyorum".

Çok özledim seni

"Şunun şurasında sadece birkaç ay, çabuk geçer" demiştin.
Dudaklarıma gülüşünü bırakıp da gitmiştin.

Merak etme ben iyiyim
İşlerimde yolunda.
Sadece... sana yazamadığım kelimelerin matemindeyim.

Yaşanılan güzel anlar vardır...güzel zamanlar...
Bir de yaşanılan anı ve zamanı güzelleştirenler vardır...
Hüner değildir bir tene dokunmak
Elleriyle bir ana dokunabiliyorsa insan
İşte budur sihir...budur asıl dokunmak...
Sen her an dokundun her anıma ...
Güzelleştirdin varlığınla her anımı
Anlarımı... yaşamımı...

Şimdi ise mektubuma dokunacağını bilmek ne güzel
Ellerinle... gözlerinle... yüreğinle...
Ellerimle...gözlerimle... yüreğimle
Dokunduğuma dokunman ne güzel...
Sadece bilmek, görmeden bilmek
Dokunduğuma dokunduğunu görmemek dokunsa da bana
Yine de güzel... ne güzel bilmek...

Sevgilim,
Seni bilmek
Bilmelerin en güzeli...

Hava da iyice soğudu
Senin olduğun şehre döndüm yüzümü
Sen şimdi, bu kanamanın,
"Deniz kesiği"nin ardındasın...
Sırtıma yüzünü kapatıyor İstanbul.
Hava da iyice soğudu
Martıların kanatlarını bir hırka gibi üzerime alsam,
İstanbul da üşüyor bu akşam.

Sen ayaklarımı yerden kesersin
Yerçekimine sanki hüküm giydirirsin.
Ayaklarımı taş döşemesi kıyıdan denize sallandırdım
Ayaklarım boşlukta...boşluğa daldım.
Ve seni düşünüyorum... sana yazıyorum bu halde...
Ayaklarım, yerden kesildiği yerden kesilmenin şaşkınlığında
İlgilenmiyorum,
Değil ki umurumda .

Kağıdım yüzünü buruşturdu.
Yazamamaktan yoruldu kalemim
Omuzlarımda ince bir ağrı
Ruhumun cesedini taşıyor sanki bedenim.

Sevdiğini bildiğim halde
Geleceğini bildiğim halde
Nereden geldi bu garip hüzün?
Belki de Tanrıdan
Yangınımızı serinleten bir armağan...

Fikrim,beynimin içinde dönen topaç
Aramızda mesafeler uzun bir kırbaç...
Vurdukça çeviriyor topacı
Kendi etrafında vızıldayarak dönen arı gibi
Dönüyor fikrim...
Sevgilim...
Sevgilim...

Gözlerim kör bir bakışın suskunluğunda
Ve deniz,uzun incecik bir bıçakla
Ufku kesiyor adeta
Ah ! Bu kızıl renk...
Ufkun kanı karışıyor denize.
Kalemim de yazılamayan mektubun çaresizliği
Gözlerimde kanayan "deniz kesiği" .

Kağıdım boş
Topacım sarhoş
İçime yazdım tüm bunları
Merak etme saklayacağım,
...
"Sen yanımdayken sana okuyacağım tüm mektupları."

SeN TaNRı'Ya EmAnEt,En GüZeL mAsALıMDıN..
 

Benzer konular

Top