1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Denizcilik antlaşmaları

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Suskun tarafından 3 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Denizcilik antlaşmaları
    1841 Boğazlar Sözleşmesi
    Hünkâr İskelesi Antlaşması
    Trablus Antlaşması
    Washington Denizcilik Antlaşması


    1841 Boğazlar Sözleşmesi

    1841 Boğazlar Sözleşmesi, Avusturya İmparatorluğu, Fransa Krallığı, Birleşik Krallık, Prusya, Rusya İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu'nun 13 Temmuz 1841'de Londra'da imzaladığı uluslararası sözleşme.

    Mısır isyanı sonunda Osmanlı İmparatorluğu'nin tam bir çöküntü içine düştüğü ortaya çıkınca Boğazlar meselesi önemli bir konu olarak ön plana çıktı. Çünkü, Akdeniz'in doğu kapısı durumunda olan İstanbul ve Çanakkale Boğazları, devletlerarası ilişkiler ve dengeler açısından hayati önemi haizdi. Aslında, bu safhada boğazlar, Birleşik Krallık veya Rusya'nın kontroluna girebilirdi. Fakat, bu güçler karşı karşıya gelmemek için ve dengelerin muhafazası maksadıyla bu türden uygulamaya teşebbüs etmediler.

    1841 Tarihine Kadar Boğazların Statüsü

    (a) 1535 kapitülasyonlarıyla Fransız bayrağı taşıyan ticaret gemilerine tüm Türk limanlarına girip çıkmak müsaadesi verildi. Bu müsaadeler zaman zaman diğer devletlere de tanındı.

    (b) 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması Rus ticaret gemilerine Boğazlardan serbestçe geçebilmek hakkını tanıdı.

    (c) 1798 ve 1805'de Rusya ile yapılan ittifak antlaşmalarında Rus savaş gemilerinin Boğazlardan geçeceğine dair hükümler konuldu. 1806'da iki devlet arasında çıkan savaş bu antlaşma hükümlerini geçersiz kıldı.

    (d) 1809'da Birleşik Krallık ile imzalanan Kale-i Sultaniye Antlaşması'nda Boğazların tüm devletlerin savaş gemilerine kapalı tutulması prensibi kabul edildi.

    (e) 1829'da Edirne Antlaşması'na, Boğazların bütün devletlerin ticaret gemilerine açık tutulacağı hükmü kondu. (Md: 7)

    (f) 1833 tarihli Hünkar İskelesi Antlaşmasının gizli maddesinde, Osmanlı Devleti'nin Çanakkale Boğazını Rusya lehine kapatacağına, yani hiçbir yabancı savaş gemisinin hiçbir sebep ve bahane ile Çanakkale'den giriş yapmasına müsaade etmeyeceği hususuna yer verildi.

    Bundan da anlaşılıyor ki, Osmanlı Devleti bu dönemlerde Boğazlar Statüsünün sorumluluğunu Avrupa büyük devletleri ile paylaşma durumuna girmiştir.

    Mısır meselesinden sonra ise Boğazlar, Rusya'nın kontrolünden alınmış ve tekrar Avrupa büyük devletlerin taahhüdü altına verilmiştir.

    1841 Boğazlar Sözleşmesi
    (a) Osmanlı Devleti, barış durumunda eskiden olduğu gibi yabancı devletlerin savaş gemilerini Boğazlardan geçirtmemeyi taahhüt eder.

    (b) Osmanlı Devleti, eskiden olduğu gibi dost ülkelerin el-ilerinin hizmetinde bulunan hafif savaş gemilerinin Boğazlardan geçişine izin verebilir.

    (c) Osmanlı padişahı, dostluk ilişküeri içinde bulunan tüm devletleri, işbu antlaşma hükümlerine uymaya davet eder.

    (d) Antlaşma iki ay içinde onaylanır ve imzacı tüm devletler, antlaşma hükümlerine uymayı taahhüt ederler.

    Bu antlaşma ile Boğazların barış zamanında savaş gemilerine kapalılığı uluslararası yükümlülük altına alınmıştır. Boğazların kapalılığı kavramı yalnız barış zamanı ile sınırlıdır. Osmanlı Devleti savaşa girdiği takdirde Boğazlan istediği gibi tasarruf edebilecektir. Yani, dilediği devletin savaş gemilerine açabilecektir. Nitekim, bu prensip Kırım Savaşı'nda uygulanacak, İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Karadeniz'e geçmelerine izin verilecektir.

    Sonuç olarak; 1841 yılında Osmanlı İmparatorluğu üzerindeki Rus nüfuzu ve baskısı gerilemiş; Fransa'nın Mısır üzerindeki etkinliği ortadan kalkmış; Hünkar İskelesi Antlaşması hükümleri sona ermiş; İngiltere ise en kazançlı ülke durumuna gelmiştir.



    Hünkâr İskelesi Antlaşması
    Hünkâr İskelesi Antlaşması, 8 Temmuz 1833 tarihinde İstanbul'un Hünkâr İskelesi semtinde Osmanlı İmparatorluğu'nun Rusya İmparatorluğu ile imzaladığı bir karşılıklı yardımlaşma ve saldırmazlık antlaşmasıdır.

    Sultan II. Mahmut 1829 yılında Rusya'yla yapılan savaşı sonuçlandıran Edirne Antlaşmasını imzalamıştı. Bu arada Mısır Valisi Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Osmanlı İmparatorluğu'na isyan etti. Osmanlı İmparatorluğu isyanı bastırmak için Rusya'dan yardım istemek zorunda kaldı. Rusya, Mısır'a baskı yaparak 1833 yılında Osmanlılarla Kütahya Antlaşmasını yapmalarını sağladı. II. Mahmut barışı sağlamış olmakla birlikte kendini güvencede hissetmiyordu. O yüzden Rusya'yla bir karşılıklı yardımlaşma ve saldırmazlık antlaşması yapmaya karar verdi.

    8 Temmuz 1833’te imzalanan antlaşma, 6 açık ve biri gizli olmak üzere yedi maddeden meydana geliyor ve 8 sene için geçerli sayılıyordu. Antlaşmanın açık maddelerinde;

    * İki devletin sadece savunma maksadıyla bu antlaşmayı imzaladığı,
    * Herhangi bir savaş vukuunda birbirlerine yardım edecekleri,
    * Yardımı isteyenin diğerinin masraflarını karşılayacağı,
    * Sürenin 8 yılı aşmayacağı,
    * İki ay içinde onaylanacağı,


    gibi hususlar bulunuyordu.

    Gizli maddede ise; Rusya, Batı ile savaşa girdiği anda, Osmanlıların, boğazları Batılılara kapatacağı hususu vardı. Bu madde, Rusya'nın bu dönemde rekabet içinde olduğu Birleşik Krallık ve Fransa'ya karşı konmuştur.

    Bu antlaşma ile Boğazlar sorunu ortaya çıkmıştır. Boğazlar sorunu 1841'deki Londra Konferansı'nda tekrar ele alınmıştır.


    Trablus Antlaşması

    Trablus Antlaşması veya ABD - Osmanlı Sözleşmesi, 4 Kasım 1796'te ABD ile Osmanlı İmparatorluğu arasında imzalanan antlaşmadır.[3]
    Tarihçe

    1783 yılında, Avrupa standartlarına göre mütevazı da olsa, yeni bir denizci devlet olan ABD, denizlerde tek başına bayrak gezdirmeye başladı. 25 Temmuz 1785'te, Atlas Okyanusu'nda Cadiz açıklarında, bu yeni bayrağı taşıyan ilk gemi Cezayir açıklarında Osmanlı gemileri tarafından ele geçirildi. Bu gemi, Boston limanına bağlı, Kaptan Isaak Stevens'in idaresindeki Maria idi. Arkasından, Philadelphia limanına bağlı, Kaptan O'Brien'in Dauphin'i de aynı akibete uğradı. 1793 Ekim ve Kasım aylarında 11 ABD gemisi daha Osmanlıların eline geçti. Amerikan Kongresi, 27 Mart 1794 yılında, Osmanlı denizcilerine karşı koyacak güçte savaş gemileri inşa edilmesi veya satın alınması için, Başkan George Washington'a 700.000 altına yakın harcama yetkisi verdi.
    Önemi

    5 Eylül 1795'te ABD bu tehdide karşı bir anlaşma yapmayı kabul etti. Bu anlaşmaya göre ABD, Cezayir'deki esirlerin iadesi ve gerek Atlas Okyanusu'nda, gerekse Akdeniz'de ABD sancağı taşıyan hiçbir tekneye dokunulmaması karşılığında, 642.000 altın ve yılda 12.000 Osmanlı altını (21.600 dolar) ödeyecekti. Dili Türkçe olan ve 22 maddeden oluşan anlaşmaya, Amerika Birleşik Devletleri adına Joseph Donaldson ve Osmanlı İmparatorluğu adına Cezayir Beylerbeyi Cezayirli Hasan Paşa nam-ı diğer Hasan Dayı imza koydular. Bu, ABD'nin iki asrı aşkın tarihinde, yabancı bir dille imzalanan tek anlaşması olduğu gibi, yabancı bir devlete vergi ödenmesini kabul eden tek ABD belgesidir. ABD, 22 maddelik bu antlaşmaya 1818 yılına kadar bağlı kalıp vergi ödemiştir.

    Washington Denizcilik Antlaşması
    Washington Deniz Antlaşması veya Beş Güç Antlaşması, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Japon İmparatorluğu, Üçüncü Fransa Cumhuriyeti ve İtalya Krallığı devletleri arasında donanma hakkında Washington Konferansı'nda imzalanmış bir antlaşmadır. İmza tarihi 6 Şubat 1922'dir. Silahlanma yarışını I. Dünya Savaşı'ndan sonra durdurmak amacını taşımaktadır.

    1930 ve 1936 yıllarında Londra'da yapılan konferanslar ile antlaşmanın bazı şartları değiştirilmiştir. Antlaşmayı II. Dünya Savaşı öncesinde bozan ilk devlet Japon İmparatorluğu olmuştur, İtalya ise gizli bir şekilde bozmuştur. Nazi Almanyası, bu donanma antlaşmalarında yer almamıştı ve donanması Versay Antlaşması ile kısıtlanmıştı. Fakat II. Dünya Savaşı öncesinde o da kısıtlamayı çiğnedi. Böylece Washington Denizcilik Antlaşması'nın geçerliliği kalmadı.
    Geçmiş

    I. Dünya Savaşı'ndan sonra Birleşik Krallık, Dünya'nın en güçlü donanmasına sahip duruma gelmişti. İkincisi ABD'nin ve üçüncüsü de Japon İmparatorluğu'nun elinde idi. Savaş sonrasında bile silahlanma yarışına girilmişti ve yeni kruvazörlerin çalışmalarına başlanmıştı. ABD, dört zırhlı ve dört kruvazör; Japonya sekiz zırhlı ve sekiz kruvazörü denize indirmek için çalışmalara başladı. Birleşik Krallık, dört büyük muharebe kruvazörünü denize indirmek üzere çalışmalara başladı. Bu silahlanma yarışı, I. Dünya Savaşı öncesinde yaşanan İngiliz - Alman dreadnought yarışı gibiydi.

    1. Antlaşmanın hükümleri
    2. Ülke -- En büyük savaş gemisi -- En büyük uçak gemisi
    1. Birleşik Krallık 525.000 ton 135.000 ton)
    2. ABD 525.000 ton 135.000 ton
    3. Japonya 315.000 ton 81.000 ton
    4. Fransa 175.000 ton 60.000 ton
    5. İtalya 175.000 ton 60.000 ton
     

Sayfayı Paylaş