1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Deprem yaratan tasarı!

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve 'katniss' tarafından 27 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. 'katniss'

    'katniss' Üstat

    Katılım:
    13 Haziran 2013
    Mesajlar:
    1.477
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    2.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    memur
    Yer:
    Yerin altından
    Banka:
    1 ÇTL
    10 yıl sonra alınmayan kıdem tazminatları devletin olacak! Ali Tezel yeniden gündeme gelen o tasarıyı yorumladı...



    Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in Eylül ayında sosyal taraflara sunacağını açıkladığı kıdem tazminatı fonu çalışmalarına göre hak kazanılan kıdem 10 yıl boyunca talep edilmezse, hesapta biriken para Maliye Bakanlığı’na aktarılacak. Yani çalışan kıdem tazminatını sistemden çekmeye hak kazandıktan sonra 10 yıl boyunca herhangi bir girişimde bulunmazsa birikimi kamuya geçecek.

    Tekrar gündeme gelen bu tasarı, haliyle hem işveren hem de çalışan cephesinde çok ciddi soru işaretlerine neden oldu. Öncelikle kıdem tazminatının 10 yıl sonunda işçi tarafından talep edilmemesi halinde devletin bu paraya el koymasına ilişkin madde, "bundan sonra artık işgücü piyasasında sürekli istifa eden ve başka bir işyerine transfer olan çalışanlar mı yaratacak" sorusunu gündeme getirdi. Bu soruları Sosyal Güvenlik Uzmanı Ali Tezel'e sorduk.



    KIDEM TAZMİNATI FONU NE GETİRİR? NE GÖTÜRÜR?

    Son 10 yılda ve özellikle de son aylarda çalışanlara ödenen kıdem tazminatının kaldırılması konusu sık sık gündeme getirilmektedir. Bazı hallerde kıdem tazminatının tamamen kaldırılması bazı hallerde de yerine devlet kontrollü fon getirilmesi dile getirilmektedir.

    Fakat, kıdem tazminatının bugünkü uygulaması gereğince sahip olduğu bir çok fonksiyonunu, kıdem tazminatı fonu getirilmesiyle kaybedecek. Kıdem tazminatı fonunun getirilmesiyle öncelikle çalışanlar zarar görecek, sonra işverenler zarar görecek bu işten en kârlı çıkacak olan ise devlet olacaktır.

    Tıpkı TTF (Tasarrufu Teşvik Fonu) tıpkı KEY (Konut Edindirme Fonu) gibi devletin eline iç borçlanma için kullanabileceği bir fon daha getirilmiş olacak ve kurulacak kıdem tazminatı fonu ile devlet, 10 yıl süresince tepe tepe tek başına kullanacağı bir fona sahip olacak. 10 yıl sonra ise işçilerle birlikte kullanmaya başlayacak o zaman geldiğinde ise TTF ve KEY gibi fonun tasfiyesi ile karşı karşıya kalacağımız da geçmiş tecrübelerimizden anlaşılmaktadır.

    İster kıdem tazminatı tamamen kaldırılsın isterse de yerine kıdem tazminatı fonu getirilsin sanmayın işverenler çok karlı çıkacak, fon işverenleri de üzer çünkü işçilerini işyerlerinde tutamazlar.

    Ayrıca, nasıl bir mantık ise fondan para alma hakkı doğan kişiyi DEVLET uyarıp burda paran var gel al diyeceğine, 10 yıl almazsa Maliye'ye aktarırım diyor.

    NEDİR KIDEM TAZMİNATI?

    Birçok tarafın da katıldığı görüşlere göre,

    Kıdem tazminatı ikramiyedir.

    İşverenin, uzun yıllar bağlılıkla hizmet eden işçisini, işinden ayrılıp köşesine çekilmesi esnasında ödüllendirmesidir.

    İşsizlik dönemi güvencesidir.

    İşinden ayrılan yada işinden çıkarılan işçinin işsiz kaldığı dönemde geçimini temin etmesi içindir.

    Ücretin sonraya bırakılmış kısmıdır.

    Ücret bir hizmet karşılığı işçiye ödenen ücrettir bu ücretin bir kısmı haftalık, aylık gibi belirli periyotlarla ödenirken bir kısmı da en sona bırakılmıştır. Sona bırakılan kısım ise kıdem tazminatıdır.

    Gerçek anlamda tazminattır.

    İşçisinin işine haklı bir neden olmaksınız son veren işverenin ödemesi gereken tazminattır.

    Yukarıda sayılan kıdem tazminatı adlandırmalarının her biri kendilerine göre doğrudur. Kıdem tazminatı bazen bir ikramiye (emeklilikte), bazen bir güvence (işten atılma, işsiz kalma), bazen ücretin sonraya bırakılmış kısmı (Özellikle yurtdışına götürülen işçiler) ve bazen de tazminattır (Haksız olarak işten çıkarılma).

    En önemlisi ise çalışanın emeğinin karşılığı, işyerine ve işverene bağlılığının ödülüdür.

    Kıdem tazminatının bugünkü uygulaması gereğince sahip olduğu bir çok fonksiyonunu ve özelliğini kıdem tazminatı fonu getirilmesiyle kaybedecek. Kıdem tazminatı fonunun getirilmesiyle öncelikle çalışanlar zarar görecek, sonra işverenler zarar görecek bu işten en kârlı çıkacak olan ise devlet.

    Tıpkı TTF (Tasarrufu Teşvik Fonu) tıpkı KEY (Konut Edindirme Fonu) gibi devletin eline iç borçlanma için kullanabileceği bir fon daha getiriliyor. Kıdem tazminatı fonu ile devlet, 10 yıl süresince tepe tepe tek başına kullanacağı bir fona sahip olacak. 10 yıl sonra ise işçilerle birlikte kullanmaya başlayacak o zaman geldiğinde fonda para bulur muyuz, fonu yerinde bulur muyuz, sorusuna ben cevap bulamadım. Siz ne dersiniz 10 yıl sonra fonda para bulabilir misiniz?

    A-KIDEM TAZMİNATI FONU İŞVERENİ ÜZER

    Kıdem tazminatı fonu gelirse sanmayın işverenler çok karlı çıkacak, fon işverenleri de üzer.

    1-İşçiyi işyerinde tutamazlar

    Kıdem tazminatı, işçinin işyerine ve işverene bağlılığının ödülü olarak verilirken kıdem tazminatı fonundan sonra artık işçinin işyerine ve işverene bağlılığı özelliği sona erecektir. Bir işyerinde aylık 1000 TL ile 5 yıldan beri çalışan bir işçiye karşı fabrikadan 100-200 TL daha fazla ücret verildiğinde işçi 5 yıllık kıdemini yakmamak adına gitmemektedir. Ancak, 100 TL fazla ücret veren işyerine gittiği takdirde kıdeminin yanmayacağını bilen işçi çok sık işyeri değiştirecektir. Bu durumda işverenler nitelikli işçilerini çok daha rahat kaybedeceklerdir.

    2-Fonu işveren değil devlet veya BES şirketleri kullanacak

    İşyerinde çalışan işçileri için kıdem tazminatı karşılığı ayıran ve ayırdığı bu fonu da sermayesiymiş gibi kullanabilen işveren kıdem tazminatı fonunun kurulmasından sonra her ay belli oranda primi, devlete ödeyeceği için kendi kullandığı fonu, devlete kullan diye verecektir. Mesela, 100 işçisi olan bir fabrika aylık 200 bin TL brüt ücrete göre 8 bin TL her ay fona gönderecektir ama fon olmasaydı bu ayırdığı parayı kendisi kullanabilmektedir. Bir diğer senaryoya göre de fonu BES şirketleri değerlendirecek tabi sonuç yine işvereni üzer.


    B-KIDEM TAZMİNATI FONU ÇALIŞANLARI DA ÜZER

    Kıdem tazminatı fonu işverenleri üzeceği gibi çalışanları da üzer, en çok da evlenen kadınlarla, askere giden erkekler bu işten zararlı çıkacak gibi görünüyor.

    1-Kıdem alabilme halleri azalıyor

    Halen geçerli olan 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14 üncü maddesine göre, 4857 sayılı İş Kanunu gereğince çalışanlar 7 hal ve şartta işverenlerinden kıdem tazminatı alabiliyorlar. Bunlar;

    1-İşveren tarafından haklı bir sebep olmadan işten çıkartılırsa,

    2. İşçi haklı bir sebeple işi bırakırsa,

    3. Erkek çalışanlar askerlik için işi bırakırsa,

    4. Emekli olmak amacıyla işçi işi bırakırsa,

    5. Emeklilikte diğer şartları tamamlayıp, tamamlaması gereken yaşı evinde geçirmek isteyen işçi işi bırakırsa,

    6-Kadın işçinin evlendikten sonraki bir yıl içinde işi bırakırsa,

    7-İşçinin ölmesi,

    hallerinde her çalışma yılına bir brüt maaşları tutarında kıdem tazminatı ödenir ama ödemeye esas brüt ücret 2087,92 TL’den çok olamaz.

    FON GELİRSE;

    a) Bağlı oldukları kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı bağlanması yahut toptan ödeme almak amacıyla hizmet akitlerini feshetmeleri halinde,
    b) İşverence hizmet akdinin feshedilmesi durumunda işçinin hak kazandığı yaşlılık, emeklilik, malullük aylığı veya toptan ödeme almak amacıyla ilgili kuruma veya sandığa başvurması halinde,
    c) Adına en az 10 yıl Fona prim ödenen işçinin isteği halinde,
    d) İşçinin ölümü halinde kanuni mirasçıları,

    e)15 yıl ve 3600 günü tamamlarsa yüzde 40’ını

    f) 15 yıl ve 3600 günü tekrar kullanmak isterse en az 1800 gün daha çalışırsa,

    g)Konut alacaksa yüzde 50 oranıyla,
    kıdem tazminatına hak kazanacaklar.

    Görüldüğü üzere, erkeklerin askere giderken, bayanların evlendikten sonraki bir yıl içinde işini bırakması hallerinde kıdem tazminatı ödenmesine son verileceği gibi işçinin işveren tarafından işten çıkarılması veya işçinin haklı sebeple işin bırakması hallerinde kıdem tazminatı ödenmeyecek.

    2-Kıdeme esas ücret de düşecek

    Halen geçerli olan kanunlara göre kıdem tazminatı ödenirken 30 günlük ücret bulunurken, geriye doğru bir yıl içinde işçiye ödenen her türlü maddi menfaatler dikkate alınmaktadır. Yani, servisler, işyerinde verilen yemekler, özel sigorta yardımları gibi para ve para ile ölçülebilen her türlü ödemeler kıdem tazminatında dikkate alınıyor ama fon gelirse bu iş bitecek. Sadece işçinin brüt ücretine göre fona prim ödeneceğinden işçilerin kıdem tazminatına esas ücretleri düşecektir.

    TARTIŞMA DA BURDA ZATEN;

    Şu an her yıl bir brüt ücret yani aya göre aylık yüzde 8,33 oranıyla kıdem tazminatı ödeniyor, Fon tasarısı ise yüzde 3 olarak öngörülmüş durumda bu halde çalışanların alacağı kıdem tazminatı her yıl bir brüt maaş değil her yıla 12 günlük brüt maaşa inecektir. Çalışanların alacağı para düşecektir.

    3-Kayıtdışı çalışanların kıdemi yok olacak

    Ülkemizde, gerçekte ücreti 1500 YTL olan bir çalışanın, SSK’ya asgari ücret olan 608 YTL’den bildirildiği bilinen kayıtdışılıklardan biridir. İşte bu işçi şu an işten kıdem tazminatı alma hakkıyla ayrıldığında muhatap işveren olduğu için gerçek ücreti olan 1500 YTL’den ödenmesini temin edebilmektedir. Kıdemi işveren değil de 10 yıl sonra fon öderse 608 YTL’yi dikkate alarak ödeyecektir. Tabi, tamamen kayıtdışı olanlar da işyerlerinden ayrılırken, sigortasız da olsalar işverenden kıdem tazminatı alabilmektedirler ama fon gelirse, fondan tek kuruş alamayacaklardır.

    C-5953 sayılı Basın-İş Kanununa bağlı çalışanları da üzer

    Kamuoyunda bilinen adıyla 212 sayılı Kanun’a tabi çalışan yazılı-görsel basın çalışanlarının kıdem tazminatı alabilecekleri haller ise;

    Meslekte en az beş yıl çalışmış olan basın çalışanlarına aşağıdaki hal ve şartlarla kıdem tazminatı ödenir. (Meslek kıdemi Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’nde tutulan gazeteci defterine ilk kayıt tarihine göre belli edilir.)

    - Gazetecinin işveren tarafından haklı bir sebep olmaksızın işine son verilmesi,

    - Gazetecinin işini haklı sebeple (5953/11 md) bırakması,

    - Gazetecinin ölümü ve emekliliğidir.

    - Gazeteciler de tavan yok ama fonla geliyor

    Halen geçerli olan 5953 sayılı Basın-İş Kanunu gereğince alınacak kıdem tazminatı ödemesinde herhangi bir tavan yoktur. Ancak, basın çalışanları da fona dahil edilince tavan uygulamasına tabi olacaklar. Basın çalışanlarına fondan sonra tavan gelecek olması da fonun olumsuz yönlerinden biridir. Kıdem tazminatına baz alınacak ücretin üst sınırı şimdi olduğu gibi Emekli sandığına tabi en yüksek devlet memuru ikramiyesi ile ilişkilendirilmektedir ama şu andan tavana tabi olmayan basın çalışanlarına da fonla birlikte tavan uygulanacaktır.

    OLMASI GEREKEN NEDİR?

    Yabancı sermaye ve onun temsilcileri her fırsatta kıdem tazminatından yakınır ve kaldırılması gerektiğini dile getirirler. Nitekim son günlerde üçlü danışma kurulunda da bu konu masaya getirildi. Fakat yine son günlerdeki yaşanan ekonomik krizler ve milyonlarca çalışanın işsiz kalması, çalışanlar açısından kıdem tazminatının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. Resmi rakamlara göre yüzde 15 gerçek rakamlarla %25-30 kadar olan işsizlerin işsiz kaldıkları dönemde kıdem tazminatı gibi işçinin eline geçen toplu bir paranın çok büyük bir önemi vardır. Aile yardımı sigortalarının olmadığı ülkemizde, çok düşük rakamlar olan işsizlik ödenekleri ile geçinmek mümkünde değil iken yeni iş buluncaya kadar ailesinin ölmeyecek düzeyde geçimini sağlaması yada emekli olduğunda yetersiz gelen emekli maaşına bir yan gelir olarak kıdem tazminatı vazgeçilemeyecek bir haktır.

    AVRUPA'YA BAKALIM;

    Her fırsatta sermayenin örnek gösterdiği Avrupa ülkeleri ile bizim kıdem tazminatlarımız karşılaştırılmaktadır ama iş diğer çalışan ve yurttaş haklarına geldiğinde bu çevreler karşılaştırmayı bırakıp sessiz kalarak çifte standart uygulamaktadırlar….

    İMF sermayeli işveren çevrelerin “En yüksek kıdem tazminatı bizim ülkemizde” iddiaları bir yönüyle doğrudur, ama çifte standardın da daniskasıdır. Bazı Avrupa ülkelerinde kıdem tazminatı yoktur bazılarındaki de bizden daha düşüktür. AB ülkelerinde çalışanlara ve vatandaşlara ödenen diğer tazminatlar, işsizlik sigortası, iş güvencesi, kira yardımı, çocuk parası ve aile yardımı yapmaktadır hatta eğitim, sağlık, adalet ve benzeri harcamaları kapsayan sosyal harcamaların bütçe içindeki payları da ülkemize göre çok yüksektir Bazılarında bizim harcamalarımızın üç katına çıkmaktadır.

    1-Avrupa’da Kıdem Tazminatı olmayan ülkeler

    Bazılarının Avrupa’da kıdem tazminatı yok veya çok düşük dediği ve bize örnek gösterdiği ülkeler var ve ülkeler de bu tablodaki gibidir. Bunu diyenlerden bir dileğim var kıdem tazminatı uygulanmayan aşağıdaki ülkelerden birisini seçin ve tüm sosyal güvenlik ve iş hukuku uygulamaları ile sosyal yardım uygulamalarını aynen getirelim.

    ÜLKELER
    KIDEM TAZMİNATI

    Almanya
    Yok

    Belçika
    Yok

    Finlandiya
    Yok

    İsveç
    Yok




    2-Avrupa ülkelerinde asgari ücret nasıl?

    Halen ülkemizde asgari ücret 1021 lira ve neti de 800 lira gibidir.

    ÜLKELER
    Asgari ücret

    Almanya
    1200 Euro

    Belçika
    1200 Euro

    Finlandiya
    1200 Euro

    İsveç
    1200 Euro

    Portekiz
    700 Euro

    Yunanistan
    700 Euro

    İspanya
    700 Euro

    ABD-USA
    753 Euro




    3-Sosyal yardımlar bizde yok

    Avrupa’lı ülkeler, vatandaşlarının onurlu yaşam sürdürebilmeleri, kimseye muhtaç olmamaları için bir takım temel ihtiyaçlarını (gıda, giyim, ayakkabı, barınma, ulaşım, sağlık, eğitim ve ısınma) karşılasınlar diye sosyal yardımlar da yapıyorlar. Buna asgari geçim yardımları diyebiliriz zira ülkeden ülkeye hem ismi hem miktarları değişiyor. Bakın rakamlar nasıl?



    Ülkeler
    Sosyal Yardım

    DANİMARKA
    Tek kişi 1093 €

    Yalnız ebeveyn 1453 €

    Aile yanındaki 25 yaşından küçük 340 €

    Ayrı yaşayan 25 yaş altı 705 €

    Hamile 1062 €

    İSVEÇ
    Çocuklu tek kişi 535 €

    Çocuksuz tek kişi 347 €

    İki çocuklu birey 975 €

    Çocuksuz aile 583 €

    HOLLANDA
    Çiftler için 1156 €

    Yalnız ebeveyn 809 €

    Tek kişi 578 €

    BİRLEŞİK KRALLIKLAR
    Tek kişi 605 €

    Çiftler 923 €

    İZLANDA*
    Çocuklu ebeveyn 837 €

    Tek kişi 485 €

    İki çocuklu ebeveyn 1093 €

    Çocuksuz aile 1005 €

    SLOVENYA
    Tek kişilik 468 €

    İRLANDA
    Tek kişi 580 €

    MACARİSTAN
    Tek kişi 212 €

    İTALYA
    Tek kişi 368 €

    FİNLANDİYA
    Tek kişi en düşük 1200 €


    4- Yine geldik kıdem tazminatı konusuna

    İş dönüp dolaşıp kıdem tazminatlarının kaldırılmasına geliyor, ara sıra yoklama çekiyorlar bakıyorlar halk tava gelmiş mi? Ses çıkaran yok mu var mı? Diye yokluyorlar. Sesinizi çıkarmazsanız kaldırırlar bu hakkınızı. Öte yandan bugün sadece işçilerin kıdem tazminatı tartışma konusu edilmektedir. Ama tartışma sonucunda kıdem tazminatında bir indirime gidilirse bu, memurları da etkileyecektir. Zira, kıdem tazminatına paralel olarak kamu çalışanlarına da emekli olduklarında çalıştıkları her yıla karşın bir aylıkları ikramiye olarak verilmektedir.
    Kıdem tazminatının kaldırılmasını isteyenlere manifestom var.



     AB ülkeleri seviyesinde asgari ücret,

     AB ülkeleri seviyesinde aile ve çocuk yardımları,

     AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvenlik yardımları,

     AB ülkeleri seviyesinde emekli aylıkları,

     AB ülkeleri seviyesinde sosyal güvence,

     AB ülkeleri seviyesinde sendikal haklar, işçilerimize tanındıktan sonra ancak kıdem tazminatına sıra gelebilir. İnanıyoruz ki yukarıdaki haklara sahip olacak işçilerimiz kıdem tazminatı istemeyeceklerdir.

    5-Çalışanın hayallerine dokunuyor

    Ülkemiz işçileri, Avrupa ülkeleri arasında en düşük ücret seviyesine sahiptir ve AB'nin bizi almaktan korktuğu yönlerden biri de 20 milyonluk ucuz işgücünün Avrupa içine akın etmesi gerçeğidir.
    Düşük ücret seviyesi ile çalışanlarımızın en büyük hayali ise kıdem tazminatlarıdır. İşverenden alacakları bu toplu para ile ev, arsa, araba almak ya da oğluna işyeri açmak amacında olan işçilerimizin bu hayalleri suya düşebilir.
    Zaten düşük ücret ile emeklilikte alacakları kıdem tazminatı ile hayal kuran işçilerimizin hayallerini de elinden almaz umarım.
     

Sayfayı Paylaş