1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Deri nedir? Deri hastalıkları nelerdir?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve Suskun tarafından 4 Aralık 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Deri nedir? Deri hastalıkları nelerdir?​


    [​IMG]
    Deri Nedir?




    Vücudumuzun en büyük organı olan deri; dokunma organıdır
    . Kişi dokunmayla; basınç, sıcak, soğuk ve acıyı algılar.Dokunmayla eş seçer. Altderide bulunan sinir uçlarına bağlı duyu cisimciklerinin kimi dokunmayı, kimi basıncı, kimi sıcağı, kimi soğuğu, kimi acıyı alır.
    Geniş yüzeyi ve büyük duyarlığıyla deri vücudumuzun dış etkilerden korunmasını sağlar. Bu nedenle derinin bakımı ve korunması insanlar için büyük önem taşır.Onu koruyabilmek için biraz daha yakından tanıyalım.

    Dokunma duyusu organı olan deri vücudun üstünü kaplar. Derinin üstünde kıllar ve gözenek adı verilen çok küçük delikler bulunur.
    Derimiz,bedenimizin doğal deliklerinin içinde (solunum ,sindirim,cinsel organ girişlerinde) özelleşmiş nemli yapısıyla mukoza adını alır.

    Derimiz esas olarak 3 bölümden oluşur.
    -Epidermis
    -Dermis
    -Subkutan doku

    Epidermis:
    En üst tabakadır.Üst ve alt olarak bunun da kendi içinde 2 ye ayrıldığını söyleyebiliriz.Kalınlığı, 1 mm nin onda biri kadardır.Derinin koruyucu fonksiyonunda önemli rol oynar.Dış ortamla direkt ilişkilidir.Protein yapıda olan keratin maddesi bu tabakada sentezlenir ve deriye dayanıklılık verir. Derimize rengini veren melanin sentezi de epidermisin malpigi denen canlı kısmında gerçekleşir.Yapısında keratin bulunan saç ve tırnaklar gibi epidermisin üst kısmı da cansızdır.Dış etkenlerin etkisiyle ölü hücreler aşınıp döküldükçe alttan yeri doldurulur.Eğer epidermisin üstü canlı hücrelerle kaplı olsaydı çok acı çekerdik.Keselenmek denilen türk geleneği esnasında bu cansız bölümdeki ölü hücreler temizlenir.

    Dermis:
    Epidermisin altında bulunur.Bu tabakanın temel maddesi yine bir protein olan kollajendir.Deriye dayanıklılık kazandırır.Dermis esnek ve direçlidir.Dermis, ter ve yağ bezleri, kıl kökleri, sinir uçları, deriyi besleyen kılcal kan damarlarını içerir..

    Supkutan:
    Altderinin altında derialtı dokusu denilen yağlı bir tabaka yer alır. Bu tabaka derinin kaslar ve kemikler üstünde kalmasını sağlar.

    Kıllar:
    Kıl’ın gövdesi cansız, fakat kökü canlıdır. Kıl günde ortalama 0,2 mm kadar uzar. Kan dolaşımı arttıkça kılın büyümesi de hızlanır. Kötü beslenme ve kötü kan dolaşımı kılların dökülmesine yol açar. Bazı hastalıklar da kılların dökülmesine sebep olur (kellik, saçkıran vb.) Her kılın dibinde bir irkilme kası vardır. Soğuk ve korku gibi etkiler bu kasın kasılmasına ve kılın dikleşmesine sebep olur. Kılların dibinde bulunan salkım biçimindeki bir yağ bezi durmadan yağlı bir sıvı salgılar. Bu yağ deriyi ve kılları yağlayarak sudan korur.

    Kılların ağarması:
    Kılların beyazlaşması ise kıl soğanındaki boya maddelerini akyuvarların yok etmesinden ve mikroskopik hava kabarcıklarının kıla yerleşmesinden ileri gelir.

    Derinin görevleri:
    Derinin kalınlığı,vücüt bölgelerine göre 1,5 - 4 mm. arasında değişiklik gösterir.Yüzölçümü erkeklerde1,80 m2 kadınlarda ise 1,60 m2 kadardır.
    -Dokusu çok sağlam olduğu için asalakların, mikropların zehirlerin girmesine izin vermez.
    -Esnek ve sağlam yapısıyla fiziksel travmalara karşı koyar.
    -İçindeki çok sayıda sinirlerle ve üstündeki hareketli kıllarla, üç çeşit dokunma duyusu (şekil, basınç, ısı) verir.
    -Deri salgılarının da koruyucu bir rolü vardır.Yağ maddesi; Keratin ihtiva eden tabakaları (deri yüzeyi,saç ve tırnaklar) yumuşak tutar.
    -Terleme yoluyla, organizma artıklarının bir kısmını (kreatinin,üre,amonyak) atarak detoksifikasyonu sağlar
    -Gene terleme ve buharlaşma yoluyla vücut ısısını ayarlar.
    Derimiz yani cildimiz; bedenimizin aynası gibidir.İç organlarda ki bir sorun kendini ilk cilt belirtileriyle gösterebilir.Hem dış ortam ile organizma arasındaki ilişkiyi hem de bir takım ruhsal tepkilerimizi yansıtır.Ona iyi bakmak hepimizin görevidir.


     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Deri Hastalıkları Nelerdir?


    deri vücudumuzdaki kütle olarak en büyük organımızdır. Derinin temel fonksiyonu vücudu dış etkenlerden ve çevredeki mikro organizmalardan korumaktır. Ancak bu temel fonksiyonunun yanı sıra derinin birçok yan fonksiyonları da vardır; bir duyu organı olarak çevreyi algılamak, vücudun su kaybını önlemek, vücut ısısını kontrol etmek, D vitamini metabolizmasında rol alarak vücutta kalsiyum dengesini sağlamak, morötesi ışınlkarı tutan melanosit hücreleri sayesinde vücudu zararlı güneş ışınlarından karumak gibi.

    Deri fonksiyonel nitelikleri ve görünümü bakımından hemen altında yer alan bağ doku (connective tissue) ve terbezi, kıl ve tırnak gibi deri ekleri ile birlikte bir bütün oluşturur. Deri altı bağ doku tipik olarak (kolajen ve elastin gibi) yapısal proteinler, (fibrilin, fibronektin ve laminin gibi) özgün proteinler ve proteoglikanlardan oluşur. Doğal olarak bağ doku tutulumu olan genetik hastalıklarda deriye ilişkin bulgular ve semptomlar da görülebilmektedir (örneğin Marfan Sendromu, Ellis-van Creveld Sendromu ve Menkes Sendromu gibi).

    Unutulmamalıdır ki deri ve bağ doku hastalıkları farklı genlerin tutulumu ve farklı moleküler genetik mekanizmalarla oluşsada çoğu zaman birçok ortak yönü olan ve benzer klinik tablolarla seyreden hastalıklardır. Ayrıca ailevi yatkınlık gösteren ve genetik komponenti olduğuna inanılan (Akne ve Lupus hastalığı gibi) bazı hastalıklarda patoloji tek bir gene indirgenememekte ve genetik anomalinin yanısıra çevresel faktörler gibi ek patolojilrinde hastalığın etiyolojisinde rol oynadığı düşünülmektedir. Ancak yakın zamanda genetik bazlı deri ve bağ doku hastalıklarında moleküler genetik tanı yöntemlerinin ve prognostik analiz uygulamalarının çoğalması beklenmelidir.


    Fiziki sebeplerle meydana gelen deri hastalıkları

    Delici, kesici, ezici cisimlerin meydana getirdiği yaralar, yanıklar, soğuğa bağlı olan çatlaklar, kimyasal maddelerin tahrişine bağlı olarak ortaya çıkan yaralar bu grupta sayılabilir.

    Parazitlerin sebep olduğu deri hastalıkları

    Bu grup hastalıkların başında uyuz, bitlenme ve çeşitli mantar hastalıkları gelmektedir. Ayrıca pire, tahtakurusu, kene gibi böceklerin ısırmalarından meydana gelen deri bozuklukları da bunlardan sayılabilir.

    Mikroorganizmaların sebep olduğu deri hastalıkları

    Bu organizmalar genellikle deri iltihaplanmalarına yol açar. Mikroorganizmalar derideki herhangi bir bozukluğun üzerine kolayca yerleşebilirler. Yaralar, yanıklar, uyuz, böceklerin ısırdıkları yerler, egzemalar ve uçuklar kolayca iltihaplanabilirler. Deri iltihaplarına dermatit de denir. Mikroorganizmaların yol açtığı hastalıklardan olan cüzzam, deri veremi ve frengide ise yukarıdaki bahsedilen iltihaplanmaların dışında bir mekanizma söz konusudur. Bunlar bu yüzden spesifik iltihaplar veya spesifik enfeksiyonlar grubu olarak adlandırılmıştır.

    Allerjik deri hastalıkları


    En sık rastlanan deri hastalıklarıdır. Allerjik deri hastalıkları arasında serum hastalığı, Quincke ödemi, kurdeşen, egzema, kontakt dermatit sayılabilir. Allerjik deri hastalıklarının sebebini bulmak oldukça güçtür. Bu amaçla hasta ve çevresi çok iyi araştırılır. Çeşitli deri testleri yapılır. Gerekirse hasta bulunduğu çevreden bir müddet uzaklaştırılır. Allerjiye sebeb olan amil bulunmaya çalışılır. Bu amiller; çiçek tozları, çeşitli besin maddeleri, ev tozları, bazı ilaçlar, barsak parazitleri olabilir. Allerjik hastalıklarda irsiyetin, vücut yapısının ve asabi durumun yani psikolojik sebeplerin de rolü büyüktür.


    Deri kanseri

    Deri üzerinde ufak bir şişlik veya bir türlü iyileşmeyen bir yara şeklinde başlayabilen bir çeşit kanserdir. Şişlik, başlangıçta ufak bir yumru şeklindedir.

    Bir süre sonra aynı yer açılır ve yara haline dönüşür, sonra kabuk bağlar. Bu gibi durumlarda telaşlanmamak; ancak acele etmek gerekir. Erken tedavi edildiği takdirde iyileşir.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Deri Kuruluğu Nedir - İktiyoz Hakkında



    Deri Kuruluğu

    Tıp dilinde iktiyoz denen bu hastalıkta deri, kuru, pul pul ve bazen de çatlak görünümdedir. Merak edilecek bir durum yoktur. Sık sık sıcak banyo yapmak şikayetlerin çoğunu geçirir.

    İktiyoz

    İktiyoz, hayatın ilk yıllarında başlayan ve yaşam boyu süren, kalıtımsal ve soydan geçen yaygın bir keratozdur. Yani hastalıklı deri kuru, esmer, gri renkte olup üzeri balık pulu biçiminde kabuk gibi serttir. Bazı biçimleri doğuştan vardır. İktiyosis fötalis denen türünde, çocuk sarımtırak, derin çatlaklar ve parşömen gibi kalın bir deri içinde doğar. Geniş parçalar halinde kabuklar dökülür ve bebek bir hafta içinde ölür. Sonradan olan şekli iktiyoz vulgaris, çok kere simetrik olarak diz, dirsek, gövde ve tarafları tutar. İktiyozlu deride ter ve yağ salgısı azalmıştır. Tedavi için salisilik asitli lanolin ve kakao yağı gibi pomatlar sürülür. Ağızdan yüksek doz A vitamini ve tiroid ekstreleri verilebilir.
     

Sayfayı Paylaş