1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Destan Nedir, Destan Özellikeleri, Destan çeşitleri, Destan kaça ayrılır?

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve ~meLek~ tarafından 13 Ekim 2013 başlatılmıştır.

  1. ~meLek~
    Cadı

    ~meLek~ GalataSaray'ım

    Katılım:
    15 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    3.052
    Beğenileri:
    188
    Ödül Puanları:
    3.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci (:
    Yer:
    Napcan geLcenmi ki?
    Banka:
    109 ÇTL
    Destanlar; milletlerin tarihinde derin iz bırakmış önemli olayları güzelliklerle süsleyerek anlatan uzun manzum milli eserlerdir.
    Destan anlatıcısı ozan onu bir kopuz eşliğinde söyler. Bir takım mimik jest ve taklitlerle anlatımını kuvvetlendirmeye çalışır.

    İlk olarak toplumlar mitik bir dönem yaşamıştır. Bu mitik dönemin en önemli özellikleri insanoğlunun henüz çözemediği olayların sebeplerini esrarlı bir kutsallık ile açıklaması ve vardığı sonucu da bir kural olarak kabul etmesidir. Böylece kendisinin de içinde yer aldığı ilkel bir Tanrılar dünyası yaratılmıştır.

    Tarih sahnesine çıkınca düşünce tarzında değişmeler olmaya başlamış ve epik düşünce dediğimiz yeni bir döneme geçilmiştir. Bu dönemde mitik dönemdeki esrarengiz görünen âlemin bazı sırları çözülmüş bilinmezlik ortadan kalkınca yeni bir beşeri değer esrarlı gücün yerini almıştır. Bu değer insanın fizik gücüdür. Bu gücün değerinin keşfedilmesi mücadele ile bazı düşmanların mesela bazı hayvanların yenilebileceği anlaşılması dışa yönelik bir mücadeleyi başlatmıştır. Toplum kendi içinde teşkilatlanmaya başlamış yurt ve kabile şuuru uyanmıştır. Bunları ifade etmek için mitik dönemde şekillenen dil ve düşünce kalıpları aynen kullanılmış ve kültürün ikinci halkası oluşmuştur. Henüz cemiyet içi çatışmalar başlamadığı için birlik fikrinin ilk çekirdekleri de bu dönemde filizlenmeye başlamıştır. Toplum henüz göçebe halde yaşamaktadır. Bu dönemin eserleri destanlardır. Destan tipleri cemiyetin ortak tipleridir. Henüz ferdi tipler mevcut değildir. Toplum daha önce yaşamış ve zihinlerde iz bırakmış tiplerin bütün iyi özelliklerini kendi dönemine taşımış ve bu dönemin parlayan tipine bunları yerleştirmiştir. Epik kahraman sadece kendi özelliklerini değil daha önce yaşamış tiplerin özelliklerini de taşımaktadır. Bu dönemin kahramanlarında bulunmayan; toplumun beklentisi doğrultusundaki özellikler de bu tiplere yüklenmiştir. Böylece epik bir tip hem mitik özelliklerden müspet olanları hem de idealindeki tiplerin anlamdaki özelliklerini birleştirmiştir.

    Daha sonraki dönemde toplumun yerleşik ve yarı göçebe hayata geçmesi ile cemiyet içi çatışmalar ve ferdin kendi problemleri ortaya çıkmıştır. Bu dönemin eserleri de epico-romanesque eserlerdir. Artık kahramanlarda epik özelliğin yanı sıra başka özellikler de aranmaktadır. Estetik bazı beklentiler ( güzellik iyi şiir söyleme dürüstlük vb.) söz konusu olmaktadır. Halk Edebiyatında halk hikâyeleri dediğimiz tür işte bu dönemin ürünleri olmaktadırlar. Halk hikâyelerine Anadolu dışındaki Türk boyları arasında destan hikâye vb. isimler verilmektedir. Bunlar nazım ile nesrin karışık olarak kullanıldığı kahramanlık ve aşk konulu eserlerdir. Genellikle âşıklar tarafından tasnif edilirler ve anlatılırlar. Bu eserler de aynen destanlarda olduğu gibi kendilerinden önce diğer türlerde kullanılan malzemeyi kullanmışlardır. Motif ve epizot formel unsurlar ve yapı bakımından diğer türlerden sık sık malzeme almışlardır. Hem mensur hem manzum oldukları için bütün halk yaratıcılığının şekil ve türlerinin karmaşık bir sentezi halindedirler.
     

Sayfayı Paylaş