1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Devalüasyon Nedir (Kur Ayarlaması)

Konusu 'Ekonomi' forumundadır ve Suskun tarafından 5 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL


    Devalüasyon'un Tanımı Nedir (Kur Ayarlaması)

    Devalüasyonu sözlük anlamı ile açıklanmak istenirse şu şekilde tanımlanabilir. “Ulusal paranın, yabancı para birimleri karşısında değerinin isteyerek belli bir amaca yönelik olarak düşürülmesine DEVALÜASYON denir.” Burada dikkat edilmesi dereken şey, paranın değer yitiriminin olmamasıdır. Karar idari ve siyasidir.Devalüasyon yapılması için birçok sebep sayılabilmektedir; ancak genel olarak iki temel nedene dayanarak yönetenler paranın değeri düşürmek ihtiyacı duyarlar.



    1. İstikrar temini için yapılan devalüasyon (kur ayarlaması)
    2. Dış satımı desteklemek amacına yönelik yapılan devalüasyon (kur ayarlaması)

    1- İstikrar Temini İçin Yapılan Devalüasyon


    Paranın iç değeri, dış değerinden daha hızlı düşmüşse yani içeride fiyatların yükselmesine karşın paranın dış değerinde bir değişiklik olmamış ise, bu durumda istikrarı sağlamak için yapılan paranın dış değerinin düşürülmesi işlemine İSTİKRAR DEVALÜASYONU denir.


    Dünya literatüründe bu tür devalüasyona en tipik örnek olarak 1926–1928 yıllarında Fransız Poincare’ hükümetinin yaptığı uygulama gösterilmektedir. Savaş sonrası iç piyasada (Fransa’da ) fiyatlar yükselmiş, dış piyasada ise paranın değeri değişmemiştir. Bu sebeple oluşan ekonomik problemin durgunluğa neden olmadan çözülebilmesi, ekonomik kalkınmanın hızlandırılması için yapılan çalışmalar yönünde 1928 yılında paranın dış değeri 5 de 4 oranında düşürülmüştür. Alınan önlemler, para politikası ile de desteklenmiş ve ekonomide yeniden canlanma, dış ticarette de gelişme sağlanmıştır.


    Bu tür istikrar DEVALÜASYONLARI ülkemizde de yapılmıştır. Bunlardan en önemlisi 1958 yılında yapılan 2,50 TL olan 1 $ nın 9.00 TL ye çıkarılmasıdır. Ayrıca 1970 yılında yapılan % 66’lık kur ayarlaması da bir istikrar devalüasyonudur. 1 $ =14,85 ye çıkarılmıştır. Şayet 2001 yılında oluşan kriz neticesinde dalgalı kur neticesi oluşan dengeler 800.000–850,000TL’nin üzerinde bir rakamda denge sağlarsa ve bu dengenin burada oluşmasına siyasi irade de destek verir ise, bu politika gerek ekonomik, gerekse, toplumsal bir takım önlemleri beraberinde getirir ve ulusal bir birliktelik sağlanabilir ise yapılmakta olan işlemi bir İSTİKRAR TEMİNİNE YÖNELİK YAPILAN DEVALÜASYON OLARAK değerlendirebiliriz. Bir başka deyişle kurda meydana gelen fiyat birikimi en kötü gözle gören ekonomistlerde bile % 20-25 den fazla değildir. Kur % 25 değiştiği taktirde 845,000.- Tl olmalıdır. İşte bu denge oluşacağı tahmin edilen rakamın üzerindeki bir artış DEVALÜASYON niteliği taşıyacaktır.


    2-Dış Satımı Destekleme Devalüasyonu


    Uluslar dış satımda karşılaştıkları zorlukları aşmak, rekabet güçlerini arttırmak maksadı ile de paralarının değerlerini düşürebilir. Buna da dış satımı desteklemek maksadı ile yapılan devalüasyon denilir.


    Uluslar dış satımlarında daralma meydana geldiğinde, rekabet güçlerini ve pazar paylarını korumak ve geliştirmek maksadı ile genel anlamda iki yol izlerler.

    * Dış satım yapan kişi ve kuruluşları, vergi iadeleri ve ucuz kredi veya getirilen dövize farklı kur uygulaması gibi yöntemler ile desteklemek. Bu genel tür tedbirler genel olarak arızi dalgalanmalar meydana geldiğinde uygulamaya konulmaktadır. Eşitlik ilkesine aykırı bir durum oluşturan bu tedbirler amacına ulaştığında ya tamamen kaldırılır veya en alt düzeye çekilir.
    * Rekabet koşulları süreklilik arz edecekse, ülkenin yeni ve kalıcı pazarlara ihtiyacı varsa, milli paranın dış değerini düşürmektir.

    Ancak bu uygulamalar genel anlamda para birimi konvertibl olmayan ülkelerde yapılmaktadır. Bundan genel olarak parası konvertibl olan ülkelerde DEVALÜASYON olmaz, yapılamaz anlamını çıkarmak da yanlıştır. Zira dengeler para birimi olması gerekenden daha düşük seviyede oluşturulur ve siyasi irade de destekler ise bu ilan edilmemiş bir devalüasyondur.


    Konvertibl dövizlerde para birimleri arasındaki değer kayıp ve kazançları her gün oluşan arz ve talep ile belirlendiğinden, ülkelerdeki enflasyon farkları kadar milli para birimi değer kazanacak veya değer kaybedecektir. Dünyanın hiçbir ülkesinde tam serbest kur politikası uygulanmaz. Merkez bankaları zorunlu gördükleri anda ulusal para birimini destekleyerek, tedavüldeki para miktarını azaltarak veya arttırarak bu işlevlerini yerine getirirler. Zira müdahale olmaması durumunda spekülatif davranışlar ile gerek milli para değeri yeterince fazla düşürülebilir veya yükseltilebilir. Bu işlemler yabancı para üzerine de gerçekleştirilebilir. İşte buna izin verilemez ve verilmemektedir.


    Paranın iç değeri ile dış değeri arasında dalgalanmaya rağmen farklılıklar olabilir. Yani enflasyon değerinin altında yabancı para birimleri arttırılmış veya artmış ise makas açıklığı dediğimiz bir fark meydana gelir. Bu durumda iç piyasada oluşan fiyatlar doğru ise inanılmaz bir baskı kurların üzerinde birikecek ve bir müddet sonra milli para konvertibl de olsa, ani bir dalgalanma ile kurlar olması gereken değere gelecektir.
     

Sayfayı Paylaş