1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Devlet, demokrasi, anayasa, vatandaşlık hakları ve sorumlulukları

Konusu 'KPSS ve Dokümanları' forumundadır ve Suskun tarafından 11 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    DEVLET, DEMOKRASİ, ANAYASA,
    VATANDAŞLIK HAKLARI VE SORUMLULUKLARI

    A – KAVRAMLAR


    Devlet : Bir vatan üzerinde yaşayan insan topluluğunun beraber ve bir düzen içerisinde yaşamak amacıyla kurduğu örgütlenmeye devlet denir.
    Devleti Meydana Getiren Unsurlar: Vatan, millet ve egemen kuvvettir.
    Demokrasi : Halkın kendisini yönetecek kişileri kendi iradesiyle seçtiği yönetim biçimidir.
    Demokrasinin Temel İlkeleri: Milli egemenlik, hürriyet ve eşitlik, siyasi partilerdir.
    Anayasa : Devletin yönetim şeklini kişilerin haklarını ve ödevlerini, devlet organlarını ve bu organlar arasındaki ilişkileri belirten en genel hukuk kurallarıdır.
    Anayasalarımız : 1921 Anayasası, 1924 Anayasası, 1961 Anayasası, 1981 Anayasası.
    Vatandaş : Aynı topraklar üzerinde yaşayan ve aynı devlete vatandaşlık bağı ile bağlı olan kişilerdir.
    Kamu : Bir ülkede yaşayan insanların tümüdür.
    Kamuoyu : Her hangi bir konu üzerinde halkın benimsediği genel düşünce ve ortak kanaattir.
    Sivil Toplum Örgütleri: Devletin müdahalesi dışında kalmış ve bireylerin kendi kendilerini yönlendirebildikleri demokratik bir yapıdır. Sendika, vakıf, dernek gibi.

    B - TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ’NİN YÖNETİM YAPISI

    Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin yönetim yapısı üçe ayrılır:
    1. MERKEZİ YÖNETİM:
    Merkezî yönetimin başında Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu vardır. Bakanlar Kurulu, başbakan ve bakanlardan meydana gelir.
    a. Cumhurbaşkanı : Devletin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti’ni ve milleti temsil eder. Cumhurbaşkanı seçilebilmek için kırk yaşını doldurmuş olmak, yüksek öğrenim yapmış olmak, TBMM üyesi ya da milletvekili seçilebilme yeterliliğine sahip olmak gibi şartlar gereklidir. Cumhurbaşkanı, meclis tarafından üye tam sayısının üçte iki çoğunluğunun oylarıyla seçilir.
    Görevleri: Yurt içinde ve dışında devleti temsil etmek, yasaları yayınlatmak, yüksek dereceli memurları atamak, uluslararası antlaşmaları onaylamak, yasaları tekrar görüşülmek üzere TBMM’ye geri göndermek.
    b. Başbakan ve Bakanlar Kurulu: Başbakan,TBMM üyeleri arasından Cumhurbaşkanınca atanır. Bakanlar Kurulu üyeleri, başbakan tarafından seçilir ve cumhurbaşkanınca atanır. Meclis dışından da bakan seçilebilir.
    Başbakan, bakanlıklar arasında iş birliğini sağlar. Hükümetin genel programının uygulanmasından o sorumludur.
    Devletin önemli işleri, Bakanlar Kurulunda görüşülerek karara bağlanır.
    c. Merkezdeki Yardımcı Kuruluşlar:
    Milli Güvenlik Kurulu:
    Milli Güvenlik Kurulu, hükümete yardımcı olan bir kuruluştur. Kararların uygulanmasından hükümet sorumludur. Asker ve sivillerden oluşur.
    Devlet Planlama Teşkilatı: Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınma konularının planlanmasında hükümete yardımcı olan, danışmanlık yapan, plan ve program hazırlayan başbakanlığa bağlı bir kuruluştur.
    Danıştay : En yüksek idârî mahkeme, danışma ve inceleme organıdır. Bağımsız bir kuruluştur.
    Sayıştay : Devletin gelir ve giderlerini, TBMM adına denetleyen, yargı yetkisi de bulunan kuruluştur.

    2. İL YÖNETİMİ: İl yönetimi ;merkezi yönetime bağlı illerle bu illere bağlı ilçeler,ilçelere bağlı bucak ve köylerden oluşur. Ayrıca ,nüfusu köyden fazla ,ilçeden az belediye yönetimi bulunan ve “Belde” adını alan yönetim birimleri bulunur.
    -Her ilin başında hükümetin atadığı bir vali vardır.
    -Her ilçenin başında hükümetin atadığı bir kaymakam vardır.
    -Bucakların başında ise hükümetin atadığı bir bucak müdürü vardır.
    -Köylerin başında köylülerin seçtiği ve kaymakama bağlı olan muhtar görev yapar.

    * İLDE VALİYE BAĞLI OLAN BİRİMLER ŞUNLARDIR:
    -Özel Kalem Müdürlüğü
    -İl Milli Eğitim Müdürlüğü
    -İl Emniyet Müdürlüğü
    -İl Jandarma Komutanlığı
    -İl Sağlık Müdürlüğü
    -İl Nüfus Müdürlüğü
    -İl Kültür Müdürlüğü
    -İl Tarım Müdürlüğü
    -İl Turizm Müdürlüğü
    -İl Bayındırlık Müdürlüğü
    -İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğü
    -İl Defterdarlığı
    -İl Veteriner Müdürlüğü
    İlde mahkemeler ,savcılıklar ve askerlik şubeleri de bulunur fakat, bunlar valiliğe bağlı değildir. İllerde il yönetim kurulu, ilçelerde ilçe yönetim kurulu vardır. Bucaklarda bucak meclisi vardır.

    3. YEREL YÖNETİMLER:
    Üç tür yerel yönetim vardır.
    a-İl Özel Yönetimi
    b-Belediye Yönetimi
    c-Köy Yönetimi

    a-İL ÖZEL YÖNETİMİNİN BAŞLICA ORGANLARI
    1. Vali
    2. İl Genel Meclisi
    3. İl Daimi Encümeni

    b-BELEDİYE YÖNETİMİNİN BAŞLICA ORGANLARI
    1. Belediye başkanı :5 yılda bir halk tarafından seçilirler.
    2. Belediye meclisi :Belediyenin genel karar organıdır. Üyeleri o yörenin halkı tarafından seçilir. Üye sayısı yörenin büyüklüğüne göre çoğalır. Belediye meclisine, belediye başkanı başkanlık eder.
    3. Belediye encümeni : Belediyenin ikinci karar organıdır. Yazı işleri, hesap işleri, sağlık işleri,fen işleri,veteriner,teftiş kurulu müdürleri gibi yöneticiler belediye başkanının başkanlığında toplanır.
    Önemli kararları belediye meclisi alır. Bu kararlar doğrultusunda işleri belediye encümeni yürütür. Belediyelerin bütçeleri, vali ya da kaymakam tarafından onaylanarak yürürlüğe girer.

    BELEDİYELERİN GÖREVLERİ ŞUNLARDIR:
    o------- Gıda maddelerinin sağlık koşullarına uygun olarak üretilip üretilmediğini denetler.
    o------- Ekonomik alanda denetleme ve fiyat tespiti yapar.
    o------- İş ruhsatları ve bina yapım belgeleri verir.
    o------- Su işleriyle ve ısınmayla ilgilenir.

    c. KÖY YÖNETİMİ
    Köy kanununa göre , köyler oluşturulur. Köy kurma yetkisi iç işleri bakanlığına verilmiştir. Köyler 442 sayılı Köy kanunu ile yönetilir. Köy tüzel kişiliğinin organları; muhtar, köy ihtiyar heyeti ve köy derneğidir. Muhtar köyde hem yerel yönetimin hem de özel yönetimin başıdır. Köy ilköğretim okulu müdürü ve köy imamı köy ihtiyar heyetinin doğal üyeleridir. Diğer üyeler 5 yılda bir seçilen üyelerdir bunlara aza da denir. Köy yönetiminin geliri köylünün gelir durumuna göre alınan salma adındaki vergidir. Köy halkı bazı işleri ortaklaşa çalışarak yaparlar buna imece denir.

    C – VATANDAŞLIK HAKLARI

    Vatandaşlık Hakları : Kişilerin toplumla ilişkilerinden doğan haklara denir. Üç gruptur.
    1. SOSYAL HAKLAR:
    Toplum yaşamında herkese insanlık onuruna yaraşır bir yaşam düzeyi, sağlamayı amaçlayan haklardır. Sosyal haklardan başlıcaları; ailenin korunması, eğitim ve öğrenim hakkı, sağlık, çevre ve konut hakkı, gençliğin korunması ve sporun desteklenmesi, tarih, kültür ve tabiat varlıklarının korunması gibi haklardır .
    Bir Ülkede Sosyal Haklar Eşitlikle Korunmadığında Şu Sorunlar Ortaya Çıkar:
    1.------ Toplumda ekonomik açıdan güçsüz olanlar, güçlüler karşısında korunamaz ve adalet sağlanamaz.
    2.----- İnsanın yaşam mücadelesi zorlaşır, insan onuruna uygun bir ortamda yaşam gerçekleşemez.
    3.----- Yoksulluk ortadan kalkmaz, artar. Fakirler hiç bir haktan yararlanamaz.
    4.----- Toplumda huzur ve güven kalmaz. Bunalımlar artar.
    5.----- İnsan imkanlarını geliştiremez. Bilim sanat ve teknolojik alanlarda etkinlikler gerçekleştiremez.
    Türk Kadınının Toplumdaki Yeri
    Türk kadını bugünkü durumuna ,Atatürk ilke ve inkılâplarıyla gelmiştir. Bugün kadınlarımız erkeklerle eşit eğitim olanaklarından yararlanmakta ve hemen her iş kolunda çalışmaktadır. Bu şekilde kadınların erkeklerle eşit olarak toplumdaki yerlerini almaları bir uygarlık aşamasıdır. Ve Atatürk inkılâplarının en başarılı sonuçlarından biridir.

    2. EKONOMİK HAKLAR: Devlet güçsüzleri, güçlüler karşısında korumak gerçek eşitliği ve toplumsal dengeyi sağlamak amacıyla vatandaşlara ekonomik haklar tanımıştır. Çalışma hakkı, tüketici hakları gibi haklar başlıca ekonomik haklardır.
    * Bir Ülkede Ekonomik Haklar Eşitlikle Korunamadığında Şu Sorunlar Ortaya Çıkar:
    1.------ İnsanın doğuştan sahip olduğu temel haklar korunamaz.
    2. Çalışanlar emeğinin karşılığını alamaz.
    3. Çalışanların sağlıklı bir ortamda çalışmalar mümkün olmaz.
    4. İnsanların hak ve özgürlükleri korunamaz.
    * Türk Kadınının Çalışma Hayatındaki Yeri:
    Ülkemizde kadınlar sosyal yaşama öncelikle öğretmen olarak katılmıştır. Günümüzde kadınlarımız her alanda son derece başarılı hizmetlerde bulunmakta ve erkeklerle el ele toplumun kalkınması için çalışmaktadırlar.

    3. SİYASAL HAKLAR: Vatandaşların ülke yönetimine katılmasını sağlayan haklara siyasal haklar denir. Seçme ve seçilme hakkı, vatandaş olma hakkı, kamu hizmetine girme hakkı, dilekçe hakkı başlıca siyasal haklardır.
    * Bir ülkede siyasal haklar eşitlikle korunduğunda şu faydalar sağlanır:
    1.------ İnsanların her türlü zorlamadan, devletin ve diğer insanların baskısından uzak kalmaları ve yaşamlarını kendi istedikleri gibi düzenlemeleri kolaylaşır.
    2. Kişiye, başkalarının ve devletin karışamayacağı güvenli bir ortam yaratılabilir. İnsanlar bu ortamda hukukun izin verdiği ölçüde başkalarına zarar vermeden haklarını özgürce kullanabilirler.
    3. Demokrasinin işlerlik kazanması ve sürekli korunması sağlanabilir.

    Ç – VATANDAŞ OLMA SORUMLULUKLARI

    Vatandaş Olma Bilinci : Bir vatandaşın haklarının ve görevlerinin farkında olmasıdır. Demokratik yönetimin varlığı ve sürekliliği; vatandaş olma bilincine sahip ve bu bilinç çerçevesinde uygun davranışlar sergileyen insanların çoklukta olmasıyla sağlanabilir.
    * Vatandaş Olma Bilincinin Gerektirdikleri:
    1.------ Demokrasi, eşitlik ve özgürlük gibi değerleri benimsemek ve demokrasinin gereğine inanmış olmak.
    2. Vatandaş olarak haklarının ve sorumluluklarının bilincinde olmak.
    3. Yasalara titizlikle uymak.
    4. Diğer insanlara karşı saygılı ve hoşgörülü davranmak, şiddetten yana değil, barıştan yana olmak.
    5. Her türlü ayrımcılığa karşı olmak.
    * Vatandaş Olma Sorumluluğunu Taşıma Yolları:
    1. Seçme ve seçilme hakkı
    2. Vergi vermek
    3. Askerlik yapmak
    4. Kanun ve kurallara saygılı olmak
    * Bir ülkede vatandaşlar görev ve sorumluluklarını yerine getirmezlerse şu sorunlar ortaya çıkar:
    1.------ Yönetim dürüst, bilgili, çağdaş ve ülke çıkarları için çalışacak kişilerin elinde olmaz. Yöneticiler halkı temsil edemez.
    2. Devlet, ülke giderlerini karşılayacak geliri elde edemez. Dolayısıyla vatandaşa karşı görevini yerine getiremez. İçte düzeni, dışta bağımsızlığı koruyamaz.
    3. Ülke bütünlüğü, bağımsızlığı ve varlığı tehlikeye girer.
    4. Demokratik yönetimin yerini baskıcı yönetim alır. İnsan hakları korunamaz. Bazı kii ve gruplara ayrıcalık tanınır.

    * Millet: Aynı topraklar üzerinde yaşayan aralarında dil, duygu, ülkü, tarih, kültür ve çıkar birliği olan insan topluluğudur.
    * Vatan: Bir milletin üzerinde yaşadığı toprak parçasıdır.

    D – DAYANIŞMA

    Dayanışma :
    İnsanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirine karşılıklı olarak bağlı duruma gelmesine dayanışma denir. Dayanışma, toplumda kişiler arasında sevgi, saygı ve işbirliğini geliştirir. Çünkü, dayanışma ahlâkî bir gerekliliktir.
    Kurtuluş Savaşında verdiğimiz milli mücadele ve elde ettiğimiz zafer, milli birlik ve beraberliğin bir eseridir.
    Birlik ve beraberliğin olmadığı bir toplumda kargaşa ve terör vardır.
    * Dayanışmada Sevgi, Saygı ve Hoşgörünün Önemi:
    Dayanışma, sevgi, saygı ve hoşgörü varsa gerçekleşebilir. Birbirini sevmeyen, hoşgörü sahibi olmayan, birbirinin haklarına saygı göstermeyen insanlar dayanışma içinde olamazlar.

    II. ÜNİTE
    İNSAN HAKLARININ KORUNMASI

    A. İNSAN HAKLARINI KORUMANIN ÖNEMİ:


    İnsan hakları, insanın sahip olduğu haklardır. İnsanın bazı özellikleri ve taşıdığı imkanlar onu diğer canlılardan ayırır. İnsan haklarının temelinde, hiçbir canlıda bulunmayan özellikleri nedeniyle ,insanın değerinin korunması gerekliliği yatar. İnsan hakları korunmazsa,insanın değeri yok sayılmış olur ve birçok sorun ortaya çıkar.

    1. İnsan Haklarının Korunmaması Sonucu Ortaya Çıkan Sorunlar:
    İnsan haklarının tanınması ve korunması uzun mücadeleler sonucunda mümkün olabilmiştir.
    Eğer insan hakları korunmazsa şu olumsuz durumlar ortaya çıkar.
    a)Toplumda huzur ve güven kalmaz.
    b)Kimse başkalarının haklarına saygı göstermez.
    c)İnsanların devlete olan güvenleri zayıflar.
    d)Güçlü olanlar güçsüzleri ezerek, daha güçlü duruma gelirler.
    e)Toplumdaki insanlar arasında eşitlik söz konusu olmaz.
    f)Demokrasi, yerini baskıcı yönetime bırakır.
    g)Toplum başka bir devletin egemenliğine girebilir.

    * İnsan hakları korunduğu zaman bütün bu olumsuzluklar ortadan kalkar. İnsan haklarını korumak ve yaşatmak hepimizin en başta gelen görevidir.

    2. İnsan Haklarını Korumanın Sonuçları:
    İnsan haklarının korunması ,her zaman olumlu sonuçlara yol açar. Bu sonuçlar şöyle belirlenebilir.
    a)Toplum huzur ve güven içinde olur. Adalet sağlanır.
    b)Bireyler yeteneklerini geliştirebilir.
    c)Demokratik siyasi yaşam gelişir.
    d)İnsanların gelecek kaygısı azalır.
    e)İnsanlar vatandaş olma bilincine sahip olurlar.
    f)Herkes yasalara uyar.
    g)Vatandaşlar birlik ve bütünlük içinde yaşarlar.
    h)İnsanlar diğer ülkelerdeki insanların haklarının korunması içinde çaba gösterir , sonuçta yurtta ve dünyada barış sağlanır.
    I)Sivil Toplum Örgütleri rahat çalışacakları için seslerini duyurarak kamuoyu oluşturur.
    i)İnsanlar arasında dil,ırk,cinsiyet,siyasi düşünce ve mezhep ayrımı yapılmaz.

    B-İNSAN HAKLARININ KORUNMASI
    İnsan hakları ulusal ve uluslar arası düzeyde olmak üzere iki şekilde korunabilir.
    1. İNSAN HAKLARININ ULUSAL DÜZEYDE KORUNMASI

    İnsan hakları, anayasa ve yasalarla,insan haklarını korumakla yükümlü devlet organlarıyla,sivil toplum kuruluşları aracılığıyla ve insan hakları danışma kurullarıyla korunur.
    a) İnsan Haklarını Korumakla Yükümlü Devlet Organları
    1-Anayasa mahkemesi
    2-Danıştay
    3-Sivil Toplum Örgütleri
    4-Yargı Organları


    b) İnsan Haklarının Korunmasında Sivil Toplum Kuruluşları ve İşlevleri
    İnsan haklarının korunması, devlet ve vatandaş olarak hepimizin görevidir. Tek tek vatandaş olarak yapabileceklerimiz sınırlıdır. Vatandaşların bir araya gelerek oluşturdukları örgütler,insan haklarının korunmasında daha etkili olurlar. Bu örgütler sivil toplum kuruluşlarıdır.
    Ülkemizde İnsan Haklarıyla İlgili Olan Sivil Toplum Örgütleri Şunlardır.
    1. İnsan Hakları Vakfı
    2. Ankara Kadın Dayanışma Vakfı
    3. Sokak Çocukları Derneği
    4. Çevre Koruma Vakfı
    5. Türkiye Erozyonla Mücadele ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA)
    6. Tüketici Haklarını Koruma Derneği ve Sendikalar

    c) İnsan Hakları Danışma Kurulları ve İşlevi
    Her ülkede İnsan Hakları Danışma Kurulları oluşturulmuştur. Danışma kurulları; hukukçulardan,düşünürlerd en,sivil toplum kuruluşlarıyla,kamu kuruluşlarından gelen temsilcilerden ve uzmanlardan oluşur.
    Bu kurulların amacı insan haklarıyla ilgili sorunların incelenip yetkili birimlere bildirilmesi ve önerilerde bulunulmasını sağlamak içindir.
    İnsan Hakları Ulusal Düzeyde Korunmazsa Şu Durumlar Ortaya Çıkabilir:
    1. Devlet, bireyin haklarını korumaz.
    2. Hükümetin uygulamaları,yargı denetimine açık olmaz.
    3. Devlet memurları vatandaşın işlerini, aksatır.
    4. İnsan haklarını çiğneyenler cezalandırılmaz.
    5. Sivil Toplum Örgütleri kamuoyu oluşturamaz.
    6. Devletin gerçekleştirmesi gereken özgürlük,eşitlik ve güvenlik gerçekleşemez. Hukuk devleti ortadan kalkar.

    2. İNSAN HAKLARININ ULUSLAR ARASI DÜZEYDE KORUNMASI
    Birleşmiş Milletlerin kuruluşunu izleyen dönemde bireyler,uluslar arası planda artık belli bir devletin vatandaşı olarak değil,tek tek insanlar olarak da korunmaya başlandı. Bu fikrin dünya çapında ilk önemli açıklaması, A. B. D başkanı Franklin ROOSVELT tarafından yapılmıştır. ROOSVELT 1941 yılında dört temel özgürlüğün bütün dünyada gerçekleşmesi gerektiğini söylemiştir. Bunlar;
    a-Söz ve anlatım özgürlüğü
    b-Vicdan özgürlüğü
    c-Yoksulluktan kurtulma özgürlüğü
    d-Korkudan kurtulma özgürlüğü

    a) Uluslar Arası Kuruluşlar:
    İnsan haklarının uluslar arası düzeyde örgütlü olarak korunabilmesi için Birleşmiş Milletler Örgütü 24 Ekim 1945’te kurulmuştur.
    Birleşmiş Milletler Örgütüne bağlı olan komisyon ve komitelerin başlıcaları şunlardır:
    1. Irk Ayrımcılığının Kaldırılması Komitesi
    2. Apartheid’a Karşı Grup
    3. İnsan Hakları Komitesi
    4. Ekonomik-Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi
    5. Kadınlara Karşı Ayrımcılığın Kaldırılması Komitesi
    6. İşkenceye Karşı Komite
    7. Çocuk Hakları Komitesi

    AVRUPA KONSEYİNE BAĞLI OLAN KOMİSYON VE KURULUŞLAR
    a-İnsan Hakları Komisyonu b-İnsan Hakları Komisyonu c-Bakanlar Komitesi

    b) Uluslar Arası Belgeler:

    İnsan haklarının uluslar arası belgelerle de korunması gerekmiştir. Bu konudaki başlıca belgeler şunlardır:

    1. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi
    2. Kişisel ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme
    3. Ekonomik,Sosyal ve Kültürel Haklara İlişkin Uluslar Arası Sözleşme
    4. İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşme
    5. Avrupa Sosyal Şartı
    6. İşkence ve İnsani Olmayan Yada Küçültücü Ceza ve Muamelelerin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi
    7. Her Türlü Irk Ayrımcılığının Önlenmesine Dair Uluslar Arası Sözleşme
    8. Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Hakkında Uluslar Arası Sözleşme
    9. Çocuk Hakları Sözleşmesi
    10. Paris Antlaşması
    11. Güney Afrika’daki Sistemli Irk Ayrımcılığı Suçunun Cezalandırılması ve Kaldırılması Uluslar Arası Sözleşmesi
    12. Helsinki Sonuç Belgesi

    c) Uluslar Arası Gönüllü Kuruluşlar:
    1. Uluslar Arası Kızılhaç Komitesi
    2. Hukukçular Komisyonu
    3. İnsan Hakları İçin Uluslar Arası Birlik
    4. Uluslar Arası Pen Kulübü
    5. Af Örgütü

    ç) İnsan Haklarınının Korunmasında İnsan Hakları Eğitiminin Önemi:
    Halkı insan haklarına saygılı yetiştirmenin ön koşulu , onlara eğitim yoluyla insan haklarını tanıtmak ve bu haklardan nasıl yararlanacaklarını öğretmektir. Bunun için de okul yanında kitle iletişim araçlarından yararlanmak gerekir. Televizyon ,radyo ve yazılı basın insan hakları eğitiminde devlete ve topluma destek olmalıdır.

    İnsan Hakları Eğitiminin Amaçları Nelerdir?
    1. Haberdar etme
    2. Bilgilendirme
    3. Davranış geliştirme
    4. Duyarlı Vatandaş Yetiştirme

    d) İnsan Haklarıyla İlgili Özel Günler:
    1. Birleşmiş Milletler Günü ( 24 Ekim)
    2. İnsan Hakları Evrensel Bildirgesinin Kabul Edilişinin Yıl Dönümü (10 Aralık)
    3. Çocuk Hakları Günü ( 20 Kasım)
    4. Dünya Çocuk Günü ( Ekim ayının ilk pazartesi günü)
    5. Dünya Kadınlar Günü ( 8 Mart)
    6. Sakatlar Haftası ( 10-16 Mayıs)
    7. Çevre Koruma Haftası ( Haziran ayının ikinci Pazar günü)
    8. Avrupa Konseyi Günü (5 Mayıs)
    9. Dünya Barış Günü ( 1 Eylül)

    ÜNİTE III.
    MİLLİ GÜVENLİK VE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI

    1. Milli Güvenlik:
    Ülkemizin bütünlüğünü iç ve dış tehditlere karşı korunması ve kollanmasıdır. Milli Güvenlik konusunun ülkemizin en önemli sorunu olmasının nedenleri şunlardır;
    a. Ülkemizin tarihten gelen sorunları
    b. // coğrafi konumu
    c. Bölgemizdeki çıkar çatışmaları
    2. Milli Hedef:Bir milletin milli çıkarlarının gerçekleştirilmesinde ulaşılması gereken ve ulaşıldıktan sonra da devam ettirilecek belirli amaçlardır.
    3. Milli Güvenlik Siyasetini Belirleyen Organlar:
    a. Milli Güvenlik Kurulu
    b. Cumhurbaşkanı
    c. Başbakan
    d. Bakanlar Kurulu
    4. Milli Güç: Bir ülkenin siyasi,coğrafi,askeri,eko nomik,bilimsel,teknolojik ,sosyal, kültürel ve nüfus güçlerinin toplamından oluşur.

    5. Askeri Güç: Bir devletin ve milletin savaş gücüdür. Türkiye’de askeri güç , örgütlenmiş olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücüdür.
    a) Türk Silahlı Kuvvetlerinin Önemi: Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milleti için çok önemlidir. Çünkü;Türk Silahlı Kuvvetleri yurdun ve milletin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korur.
    Türk Silahlı Kuvvetlerinin Komutanı Genel Kurmay başkanıdır.
    Genel Kurmay Başkanlığı’na Bağlı Kuruluşlar:
    1. Kara Kuvvetleri Komutanlığı
    2. Deniz // //
    3. Hava // //
    4. Jandarma Genel Komutanlığı
    5. Harp Akademileri //

    b. Askerlik Görevinin Kutsallığı: Askerlik Türklerde kutsal bir görevdir. Çünkü her Türk ülkesinin bağımsızlığını,birliğini ve bütünlüğünü korumak ister. Bunu gerçekleştirmek için askerliği en iyi şekilde yapmayı öğrenmeliyiz.
    Askerliğin Temel Koşulları Şunlardır; bedenen sağlam,20 yaşını doldurmuş ve erkek olmaktır. Askerlik görevini bitirenler 41 yaşına kadar gerektiğinde tekrar askere çağrılabilirler.

    6. TÜRKİYE’YE YÖNELİK İÇ VE DIŞ TEHDİT

    a. Anarşi ve Terör Kavramı:

    Anarşievlet denetiminin kalmaması durumu
    Anarşistevletin siyasi ve idari kurumlarını çökertmeye kalkışan kişilere denir.
    Terör: Yıldırma - korkutma demektir.
    Terörist: Terör eylemlerine girişen kimselere denir.
    Terörizm: Siyasi bir amaca ulaşmak için yasa dışı yollarla şiddet kullanılmasıdır.
    Uluslar arası örgütlerin herhangi bir ülkeyi yıpratmak ve etkilemek için yaptıkları eylemlere uluslar arası terörizm adı verilir.

    b. Terörün Yayılma Sebepleri:
    1. Bilgi ve anlayış azlığı
    2. Kamuoyunun terör konusunda eğitimsizliği
    3. Bazı kişi ve kuruluşların bilerek veya bilmeyerek terörizme katkısı
    4. Doğal afetlerde ortaya çıkan söylentiler.
    5. Terörü destekleyen devletlerin mevcudiyeti
    6. Bazı silah üreticilerin örgütlere silah satması
    7. Ülkeler arası işbirliğinin sağlanamaması
    8. Halkın yeteri kadar duyarlı olmaması.
    7. Terörle Mücadelede Kişilere Düşen Görevler:
    1. Milli hedefler doğrultusunda bilinçli olmak.
    2. Eğitim ve öğretimi , milli birlik ve beraberliği sağlayıcı ve güçlendirici tarzda sürdürmek.
    3. Yıkıcı ve bölücü faaliyetlere karşı bilinçli olmak.
    4. Yıkıcı ve bölücü faaliyetleri etkisiz kılacak düşünce yapısına sahip olmak.
    5. Terörizme karşı duyarlı olmak.
    6. Türkiye Cumhuriyetine Türk toplumuna ,Türk milli değer ve kültürüne bağlı olmak.
    7. Cumhuriyet yönetimine inançla bağlı olmak.
    8. Türk olmakla gurur duymak.
    9. Vatan ve bayrak sevgisiyle dolu olmak.

    8. Güncel Tehdit:
    Tehdit, korkutma gözdağı vermedir. Bir devlete tehdit içten de dıştan da gelebilir ve devletin düzenini yıkmayı amaçlar. a) Ülkemizdeki İç Tehdit Unsurlarının Başlıca Hedefleri Şunlardır:
    1. Hedef ülkede anarşi ve terör ortamı meydana getirmek.
    2. Devlet otoritesini sarsmak
    3. Toplumu yönetilemez hale getirmek
    4. Devletin ülkesiyle ve milletiyle olan bütünlüğünü parçalamak.
    5. Çağdaş anlayışı yıkmak.
    6. Ülkede rejimi değiştirerek kendi görüşlerinin etkin olduğu bir düzen kurmak.
    b) Dış Tehdit Unsurlarının Hedefleri:
    Dış tehdit unsurları da iç tehdit unsurları gibi laik,çağdaş,özgürlükçü ve demokratik Türkiye Cumhuriyetini parçalamak, yok etmek amacındadır.
    c)Türkiye’nin Jeopolitik Öneminden Dolayı Yabancı Ülkelerin Ülkemiz Üzerindeki Emelleri:
    Jeopolitik konum;bir ülkenin bölge veya dünya siyasetindeki konumu demektir.
    Ülkemizin Dünya üzerindeki yeri çok önemlidir. Üç tarafı denizlerle çevrilidir. Avrupa’yı Asya’ya bağlayan boğazlara sahiptir. Ayrıca üç kıt’anın birbirine en yakın olduğu yerdedir. Ortadoğu,Kafkas ve Balkan ülkeleriyle komşudur. Bütün bunlar düşmanlarımızın sayısını artırmaktadır. Ülkemizin gelişmemesi ve uygar ülkeler seviyesinin üstüne çıkmaması için bazı ülkeler ülkemizde terör ve kargaşa ortamı olması için çaba sarf ederler. Ancak Türk milleti, Atatürk’ün gösterdiği bilim ve teknoloji yolunda ilerlemektedir. Gelecek her türlü saldırıya ülkemiz kendisini hazırlamıştır.
    d. Kaçakçılık:
    Yasal olmayan yollardan büyük kazançlar elde etmek amacıyla uyuşturucu madde, silah,tarihi eser ve altın gibi maddelerin alınıp satılmasına kaçakçılık denir.
    Ülkemizde Jandarma Genel Komutanlığı,Emniyet Genel Müdürlüğü,Gümrük Genel Müdürlüğü gibi resmi kuruluşlar kaçakçılıkla mücadele etmektedirler.


    IV. ÜNİTE
    İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA KARŞILAŞILAN SORUNLAR
    A. İNSAN HAKLARININ KORUNMASINDA BELLİ BAŞLI ENGELLER:

    1. Kişilik özelliklerinden kaynaklanan engeller:
    Bazı kişilik özellikleri insan haklarının korunmasını kolaylaştırır. Örneğin; titiz bir insan çevrenin temiz tutulmasına özen göstererek, diğer insanların temiz bir çevrede yaşama hakkını korur. Bazı kişilik özellikleri insan haklarının korunmasını zorlaştırır. Örneğin; çabuk öfkelenen bir insan karşısındaki kişinin canına ve malına zarar verebilir.
    2. Eğitimsizlikten kaynaklanan engeller: Eğitimsizlik insan haklarının korunmasında her zaman bir engel oluşturmuştur. Örneğin; çok zengin bir kültür mirası olan İstanbul Boğazı içinde bulunan saray ve yalıların birçoğu günümüzde eğitimsizlikten yok edilmekte ve başka amaçlarda kullanılmaktadır.
    3. Ekonomik nedenlerden kaynaklanan engeller.
    4. Siyasal nedenlerden kaynaklanan engeller.
    5. Kültürden kaynaklanan engeller.
    6. İnsan olma bilincinin eksikliği
    7. Hoşgörüsüzlük.
    8. Toplumsal ilişkilerin düzenlenme bilinci.

    İnsan Haklarının Korunmasında ve İhlallerinin Önlenmesinde Devletin Görevleriyle İlgili İlkeler Şunlardır:
    1. İnsan haklarını anayasa ve yasalarla güvence altına almak.
    2. Yasalara göre hakları çiğneyenlere engel olmak.
    3. Suçluların yargılanarak cezalandırılmalarını sağlamak.

    B-İNSAN HAKLARINI KORUMANIN İŞLEVLEŞTİRİLMESİNDE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİNİN ROLÜ:

    İnsan haklarının bilinmesi için eğitim ve öğretim zorunludur. Özellikle okullardaki eğitici kol çalışmaları, demokratik yaşama kurallarının öğrenilmesini ve benimsenmesini sağlar.
    1. İnsan olma bilinci: İnsanlar,insan olarak diğer canlılardan daha değerli olduklarını , çünkü doğuştan bazı olanakları bulunduğunu eğitimle öğrenirler.
    2. Vatandaş olma bilincini eğitimle elde ederiz.
    3. İnsan haklarına saygıyı eğitimle öğreniriz.
    4. İnsan haklarını talep etme:

    Elbette ki hak aramak için de eğitimli olmak gerekir. Ancak eğitimle dilekçe hakkımız olduğunu öğreniriz. Dilekçeyle yetkili makama ve T. B. M. M’ne ya da gerektiğinde uluslar arası bir kuruluşa başvurabiliriz. İki ay içinde dilekçemize cevap alma hakkımız vardır. Eğer bu konu yargıyla ilgiliyse şikayetimizi mahkemeye yapar ve mahkeme önünde hakkımızı koruruz.
     

Sayfayı Paylaş