1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dil Bayramı (26 Eylül)

Konusu 'Belirli Gün Ve Haftalar - Yazılar' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 5 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.783
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.063 ÇTL
    Dil Bayramı (26 Eylül)

    Dil, insanların duygu, düşünce ve dileklerini anlatmak için kullandıkları kurallı ses ve işaretler sistemidir. Topluluk içinde ortak anlaşma aracı olan sözlerin, sözlüklerdeki kelimelerin, dilbilgisi kurallarının bütünü ve bu kuralların doğru dürüst kullanılmasıdır. insanlar arasında duyguları, düşünceleri ve istekleri konuşarak veya yazarak anlatmaya yarayan dil, özel kuralları olan canlı bir yapıdır. Dil, hayatla birlikte sürekli gelişir.
    Dil, uygarlığın da temelidir. Çünkü bilim ve sanattaki ilerlemeler ve gelişmeler sözlü ve yazılı dil yardımıyla yeni nesillere aktarılabilmektedir. O toplumun duygu, düşünce, örf ve adetleri de dil sayesinde yaşayarak, nesilden nesile taşınmaktadır. Cumhuriyet döneminde dil ile ilgili olumlu gelişmeler olmuştur. Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün öncülüğüyle "Türk Kültürü ve Türk Dili" alanlarında önemli çalışmalar yapılmıştır.

    Dil, milli yapıyı oluşturan, sağlamlaştıran ortak bağdır. Atatürk, Türk dilini kendi benliğne kavuşturmyı ve kendi benliği içinde zenginleştirerek büyük bir kültür dili haline getirmeyi 12 Temmuz 1932 tarihinde Türk Dili Tetkik Cemiyeti'ni (Türk Dil Kurumu) kurarak gerçekleştirmeye çalışmıştır. O yıllarda, tarih anlayışında olduğu gibi, milli kültürümüzün temeli olan dilde de millileşmek bir zorunluluktu. Atatürk, dildeki bağımsızlıği siyasi bağımsızlığın bir parçası sayıyordu.

    Atatürk, 1932 yılında başlattığı dil devrimi çalışmalarına, milli kültür politikasının gerekli kıldığı bir anlayışla eğilmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin devlet felsefesinin temelinde, Türk milletini çağdaş medeniyetler seviyesine hatta onların da ötesine götürmek vardır. Yeni Türk alfabesinin kabulüyle Türkçe okuma-yazma daha kolay öğrenilmiş ve Türk dili daha çok kullanılmaya başlamıştı. Atatürk bize Türkçe'yi koruma ve geliştirme görevini de vermiştir. Bizi de büyük önder Mustafa Kemal'in verdiği bu görevi, Türkçe'yi en iyi ekilde öğrenerek, uygulayarak ve dilimize yabancı olan sözcükleri katmadan yaşatarak yerine getirmeliyiz.
     
    YoRuMSuZ bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş