1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dil ve milli kimlik arasındaki ilişki nasıldır?

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 25 Aralık 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Dil ve milli kimlik arasındaki ilişki nasıldır?

    Dil; duygu, düşünce ve bilgi aktarımında şüphesiz en gelişmiş iletişim aracıdır. Günümüzde son derece gelişmiş teknolojiye sahip iletişim araçları olsa dahi hiçbiri henüz dilin esnekliğine erişememiştir. Dil kullanımı, jest ve mimiklerle kuvvetlendirilerek, kişilerin birbirini anlamasında ve başarılı iletişim sağlanmasında hala birinci sıradaki yoldur. Dil, insanlar arasında iletişim kurmanın yanında aynı zamanda toplumların dünü, bugünü ve yarını arasında da iletişim kurar. Dil, insanı dününden bugünene taşıyan bir köprüdür.

    Dilin gelişim süreci boyunca her toplumun kendi kültürel özellikleri çerçevesinde ilerlediğini görmekteyiz. Toplumlar; kendi örf, adet ve gelenekleri neler ise dillerini de bununla yoğurmuşlardır. Bu sebepledir ki bugün Dünya üzerinde konuşulan pek çok dil vardır. Çünkü; geçmişten günümüze kadar gelen süreç içerisinde her toplum kendi kültürünü yaratmıştır.

    Biz Türk milleti olarak sert cisimleri ”taş” olarak adlandırmışızdır. Ancak Arap toplumu sert cisimlere ”hacer” adını vermiştir. Bu tamamen her kavmin, dili kendi içerisinde farklı kodlarla meydana getirmesinden kaynaklanmaktadır. Dil, yaşayan bir varlıktır. Bir toplumun tarihi geçmişi gibi, dilinin de gelişim süreçleri ve akabinde de sahip olduğu bir geçmiş vardır. Örnek olarak Türk milletini ele alırsak, üzerinde yaşadığımız vatan için atalarımız geçmişte büyük mücadeleler vermiştir. Türk dili de, özellikle Arap ve Fars dillerine karşı ayakta kalabilmek için yoğun mücadele vermiş ve Türk milletinin dili olarak kendine yer bulmuştur.

    Türkçenin kaybolmadan günümüze gelmesinde, Göktürk Devleti döneminden Osmanlı İmparatorluğuna kadar geçen süreç içerisinde pek çok aydın ilim adamının katkısı olmuştur. Türk toplumu tarihin her döneminde gelişmiş bir milli bilince sahip olmuş ve dilini korumuştur. Dilin kaybolup gitmesini engellemek adına yeri gelindiğinde dil terkiblerden arındırılmış, yeri gelindiğinde yabancı kaynaklı kelimelerin kullanımı yasaklanmıştır. Özetle her koşulda ve her durumda bizi biz yapan değerimiz olan yüce dilimiz Türkçe korunmuştur.

    Öyleyse milli dil ve milli kimlik ayrılmaz bir ikilidir. Aynı zamanda birbirinin tamamlayıcısıdır. Aynı dili konuşan bir toplum içerisinde birlik ve beraberlik sağlanması çok daha kolaydır. Kişi, geçmişte kim olduğunu ancak günümüze kadar gelen edebi ve tarihi kaynaklardan öğrenebilir ki bir toplum dilini geliştirmezse, ne edebiyat ne tarih alanında kendine yer bulabilir. Dil, milli kimliğin adeta nişanıdır ve birbirinden ayrı düşünülemez.
     

Sayfayı Paylaş