1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dilek Akın - Bir Kabus Ertesinden..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 6 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    dokunmasalar ağlayacağım

    kabuslar görerek uyanıyorum kaç gecedir
    ben olamazsam yanında kalk suyu aç
    anlat rahatlarsın derdi annem
    öyle yapıyorum
    su beni dinliyor ben suyu
    sonra bir omuzun eksikliğine ağlıyorum
    annem bilse bunları çok üzülür

    çocukluguma kaçtım/ararsanız ruhumun yaşındayım

    farkında değildik o zamanlar
    çocuk oyunlarımızda bile acı vardı
    ölen ustanın yokluğunu aratmamak için
    ben yağ satardım Zeynep ise bal
    kandırılmıştık! yağmur vakitlerinde
    hiçbir camdan bakmıyordu arap kızı

    sandıklarımı açtım/naftalin kokuyor anılarım

    güneşi hiç sevemedim yalandan umutlar dağıtıyordu
    nazar değmesin diye kurşun dökerdim kurduğum hayallere
    tek şahidim ay dili tutulur beni izlerdi
    dualarımda Tanrı'ya sığınırdım
    tuttugum dileklerin damı akıyordu belki
    ama hepsi sağlık dileniyordu
    hastalık demek ölüme yaklaşmaktı öğrenmiştim
    dört yaşındaydım
    kahkahaları gibi benzemişti kaderleri
    bir odada büyükannem bir diğerinde Adile teyze
    son attıkları kahkaha yere düşmeden can verdiler
    balkonumuzdaki karıncalarla samimi oldum sonralarda
    her sabah erkenden kalkar ekmek parçaları verirdim
    kocaman ayaklar altında ezilmesin diye sokaktaki karıncalar
    rüyalarımda dehlizler doğururdum
    yaşıtlarımın dualarını çikolata, oyuncak süslerken
    ben uğur böceğinin kanatlarından karıncaya da ver Tanrı'm derdim
    o zamanlardan belliymiş kendi hayatımı erteleme seanslarım

    umudumu kırdım/parçaları topluyorum

    uçmaya cesareti yitik
    kırılgan bir kuşun kanadındayım şimdilerde
    geçmişin mişsiz zamanlarından saklanıyorum
    usumun çekmecelerinden habersiz kaçanlar
    naralar atan sarhoş serserilerin kurşunlarına hedef oluyor
    oysa düelloya davet edebilirdim uçları kırık düşlerimin hırsızlarını
    bulutlarda yalın ayak gezinirken
    kelebeklerin kanat sesleri çığlık olup yutabilirdi
    nafile bekleyişleri

    yıldızları sayıyorum/bir bir kayboluyorlar

    oldum olası çok sevdim bu oyunu
    siyah beyaz fotoğraflara dalıp
    sessiz sinema oynadığımda hep figürandı yıldızlar
    mezar taşlarını düşürüp varoluş senaryoları yazıp dururdum
    mutluluk hüzünle kadeh tokuştururken
    ben yalnızlığı yudumlardım
    ah ne büyük aşktır onlarınki
    biri olmadan bir diğeri sadece hiçtir
    alnımın her çizgisinden umut bebekler doğurtup
    birbirine bağlıyor ve kader diyorum
    daha anne olmadan anne olmayı öğrenmiştim
    annem varken annesizliği öğrendiğim gibi
    kader/siz çocuklarımı ninnilerle uyutuyorum
    uyuyorlar her yeni çizgiyle biraz daha büyüyorlar
    esrik no(k)talarda şarkılar mırıldanıyorum

    ritim bozuklugu var hayatın/ayak uyduramıyorum

    şöyle bir düşündüm de
    aksayan duygularıma umuttan bastonlar tutup
    iki göz odalı şiirlerime konuk edeceğim ne çok şey var daha
    bu şiir böyle bitmemeliydi
    bir şiir böyle bitemezdi
    ne de olsa apansız
    ne de olsa kan ter içinde
    ne de olsa
    her neyse
    bir kabus görürüm ben yine

    şiir bitti söylemeyi unuttum;
    sen hissedersin anne,
    söylesene neyin bedeliydi bu yalnızlık?

    bir dokunanın yokluğuna ağlıyorum

     

Sayfayı Paylaş