1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dilerim Böyle Hatalar Yapmayan Anne Babalarsınızdır...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve Celal28- tarafından 26 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. Celal28-

    Celal28- Forum Gururu

    Katılım:
    10 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.622
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Bilgisayar Teknik Elemanı Ek Olarak Fotoğrafçılık
    Yer:
    FINDIKCI:)
    Banka:
    2 ÇTL
    Bir gun susmayi ogrendim... Oyle bir sustum ki, belki sonsuza kadar susacaktim. Cunku susmak benim kucucuk dunyamda babamla kurdugum iletisim tarziydi. Babam aksamlari eve yorgun donerdi. Ben butun gun evde sıkılır, onun gelisini iple cekerdim. Daha o kapidan girer girmez boynuna atilir onunla oynamak isterdim. Babam sarilir, oper sonrada hadi odana git derdi. Yemek hazir olunca annem cagirir bu defada masada bir araya gelirdik babamla. Onlar annemle konusurken ben araya girer, sesimi duyuramayincada bagirirdim. Babam sinirlenir, " Butun gun insanlara kafa patlatmaktan bunaldim, birde sen kafam utuleme! " derdi. Annemde " Butun gun zaten seninle ugrastim, bir cift laftami konusturmayacaksin babanla? " diye cikisir beni odama gonderirdi.

    Caresiz bir sekilde boynumu bukerek odama, yani hapishaneme dogru yol alirdim. Babam arkamdan " Bizim bir odamiz bile yoktu. Her seye sahip hala ne istiyor anlamadim " diye bagirmaya devam ederdi. " Keske benim de bir odam olmasaydi, keske bizim evimiz bir odali olsaydi da hep birlikte otursaydik " derdim icimden, ama yuksek sesle soylemeye cesaret edemezdim...

    Yemekten sonra babam kanepeye uzanir, eline kumandayi alir televizyon izlerdi. Beni yanina cagirir biraz severdi. Onun izleyecegi onemli bir sey varsa beni adeta yerimden bile kipirdatmazdi. Azicik hareket edip kosup oynamaya calissam oda hapsim yeniden baslardi. Bir gun anladim ki susunca babamla daha iyi anlasiyoruz!!!

    Bu defa susarak yapabilecegim oyunlar gelistirmeye basladim. Once resim yaparak basladim ise. Babam cizdigim resimleri cok begeniyor; " Bak boyle uslu uslu oyna iste " diyordu. Babam bazen goz ucuyla bakiyor, resimle ilgili bir sey sorsam afalliyordu. Ama bana kizarak artik beni odama gondermiyordu. " Son gunlerde nede akillandi benim oglum " diye komsulara anlatiyordu annem halimi. Resimlerim arttikca ortalik dagilmaya basladi. Annem " Odani topla " diye odama kapattiginda ise nereden baslayacagimi bilemiyordum. Ben bunlarla ugrasirken zaman geciyor, ama odami toplamayi beceremiyordum. Annem odama gelip " Bak sana resim yapmayi yasaklayacagim " dedi bir gun. Susuyor olmami usluluk olarak degerlendiren ailem resim yapmayida elimden alirsa ben ne yapacaktim? Bu dusuncelerle bir aile tablosu yaptim.

    Babam eve gelince uygun zamani kolladim. Her zaman ki gibi yemekler yendi, odaya gecildi. Babam oturur oturmaz cizdigim resmi getirdim. Babam bakti. " Him " dedi. " Cok guzel olmus. Bu adam benim herhalde " dedi. Ben " Hayir o adam degil, bu cocuk sensin " dedim. O " Hayir bu adam benim, bu cocuk sensin, bu kucuk kizda arkadasin " dedi. Ben yine " Hayir. O buyuk adam benim, bu kucuk adam sensin, bu kucuk kizda annem " dedim. Babam benimle ugrasmaktan vazgecip; " Peki neden bizi kucuk cizdin? " dedi. Heyecanla basladim anlatmaya. " Ben buyup adam olacagim. Is bulup calisacagim. Siz yaslanip kuculeceksiniz. Beliniz bukulecek, komsumuz Ahmet Amca ile Ayse Teyze gibi kucucuk kalacaksiniz. Ben isten geldigimde yorgun olacagim. Siz benimle konusmaya alistiginizda isyerinde kafam sismis olacagindan sizi duymayacagim bile. Siz benimle bir seyler paylasmak istediginizde ' Hadi odaniza cekilinde kafa dinleyeyim ' diyecegim. Ve birde bagiracagim ' Her seylerini aliyorum. Sicacik odalarida var daha ne istiyorlar ' diye.

    Annemle babamin gozleri faltasi gibi acilmisti. Duyduklarina inanamiyorlardi...Bana sarilip beni oyle icten bir oksayislari vardi ki sonsuza kadar konussam hic bikmadan dinleyecekler gibiydi...

    Farkinda olmali insan... Kendisinin, hayatin, olaylarin, gidisatin farkinda olmali...
     

Sayfayı Paylaş