1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dilimiz Gelişiyor mu Yoksa Bozuluyor mu?

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve BeReNN tarafından 13 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Güzel Türkçemin Hali, “Oha Oldum Yani…”

    Mustafa KOÇ

    Altıncı sınıftaki bir öğrencim, arkadaşıyla konuşurken bir olaya karşı tepkisini göstermek için; “Oha yani…” deyince şaşırdım. Yüzüne “Ne demek istedin?” der gibi baktığımda mahcup olacağını düşündüm. Oysa o hiçbir şey olmamış gibi gülerek baktı. Çünkü bu söz artık ona çok normal geliyordu. Kim bilir belki de iyi bir şey söylediğini düşünmüştü. Mehmet'in yazısındaki örnekler de bana bu konuyu yeniden hatırlattı.

    Güzel Türkçe Nereye Gidiyor?

    Durdurulamaz bir iletişim çağında yaşıyoruz. İletişimdeki hızlı artış ister istemez etkilenmeyi de artıracaktır. Bu etkileşimden payını en çok alan ise konuştuğumuz dildir. Çünkü dil, günlük kullanım aracı olarak çağımızdaki kültür savaşlarının en önemli aracı, belki de en sinsi aracıdır.

    Dil, tıpkı canlı bir organizma gibidir; durmadan yenilenir ve değişir. Hepimiz her gün farkında olmadan yeni kavramlar, yeni sözler öğrenmek zorunda kalırız. Bazen hiç farkında olmadan birçok yeni kavram ya da söz dilimize yapışıverir.

    Ancak itiraf etmek zorundayız ki bu dış etkilere son yıllarda daha çok kapıldık. Türkçe, adeta doğudan ve batıdan gelen yabancı sözcüklerin istilasına uğramaktadır. Belki bu iletişim çağında bunu engellemek mümkün değil ama dilimizin kendine özgü yapısının bozulmasına da seyirci kalmamak gerekiyor.

    Atalarımızdan bize miras olarak sadece iki dönüm arsa kalmaz. Asıl ve en değerli miras anadildir. Bu mirası korumak için duyarlı davranmazsak bundan en büyük zararı Türkçemiz görecek.

    Gelişen bilim ve teknoloji ile ülkeler arasındaki sosyal ilişkiler durmadan artıyor. Eğer okullar öğrencilere bir dil bilinci, bir Türkçe sevgisi veremezse – ki veremiyor – etkileşim dediğimiz şey bozulmaya neden oluyor.

    Dildeki bozulmayı daha iyi örneklendirmesi için biraz abartı da olsa çarpıcı bir örnek sunmak istiyorum. Her ne kadar gülüp geçilecek bir örnek de olsa farkında olmadan dilimizin böyle bir “değişime” yani bozulmaya doğru gittiği de görmezden gelmemeliyiz.
     

Sayfayı Paylaş