1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Mc_ÖRGE tarafından 19 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Mc_ÖRGE

    Mc_ÖRGE HalaMadrid

    Katılım:
    15 Eylül 2009
    Mesajlar:
    1.648
    Beğenileri:
    83
    Ödül Puanları:
    1.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kaptan
    Yer:
    İzmir
    Banka:
    714 ÇTL
    Dilin İnsan ve Toplum Hayatındaki Yeri

    dil kultur edebiyat iliskisi edebi eser edebiyat insan ve toplum edebiyat tarihi ve onemi edebiyatin diger bilim dallariyla iliskisi tanimi ve ozellikleri

    EDEBİYAT, İNSAN VE TOPLUM

    Edebiyat; Tanımı, Konusu, İçeriği;Yöntemi

    Duygu ve düşüncelerin söz ya da yazıyla etkili ve güzel bir biçimde anlatılması sanatına edebiyat denir. Edebiyat, sözcüğü Arapça ‘’edep’’ sözcüğünden türemiştir. Edebiyat sözcüğü ilk kez Tanzimat döneminde Şinasi tarafından kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere ‘’şiir ve inşa’’ denilmekteydi.

    Bir dil ürünü olan yazılı ve sözlü eserlerin tümü. Bu bakımdan bir gazete haberinden sanat değeri taşıyan hikaye, roman, deneme, fıkra türüne kadar her türlü yazı edebiyat eseri sayılır.


    Edebiyatın Konusu: Yazar ve şairlerin ortaya koydukları eserlerde ele alıp işledikleri her şey, edebiyatın konusunu oluşturur.

    Edebiyatın İçeriği: Dil ürünlerinde kullanılan üslup,tür (hikaye,roman,deneme,fıkra,makale vb.) edebiyatın içeriğini oluşturur.


    Edebiyatın Yöntemi: Dil ürünlerinin tüm özelliklerinin tarihi akış içinde bilimsel olarak incelenmesi de edebiyatın yöntemini oluşturur.


    Edebî Eser; Tanımı ve Özellikleri

    İnsanın duygu ve düşüncelerini; özlem ve dileklerini estetik ölçüler içinde anlatan ve okuyucuda güzellik duygusu yaratan dil ürünlerine edebî eser denir.


    Özellikleri

    Edebî eser okuyanı etkilemelidir.

    Anlatımı güzel düşüncesi sağlam ve özlü olmalıdır.

    Konusu;ait olduğu toplumun ve yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtmalıdır.

    Eser zamanın süzgecinden geçtikten sonra toplumca anlaşılıp beğenilmelidir.

    Duygu ve düşünceler belli bir edebî türe uygun olarak anlatılmalıdır.

    Eser estetik ölçüler içinde ,belli bir sanat anlayışıyla yazılmalıdır

    Edebiyat Tarihi ve Önemi

    Bir ulusun çağlar boyu yarattığı sözlü ve yazılı dil ürünlerini ve onların yazarlarını bilimsel bir yöntemle tarihi akış içinde inceleyen bilim dalına edebiyat tarihi denir.Edebiyat tarihi bir ulusun geçmişteki düşünce yapısını, dünya anlayışını, kültür ve uygarlık birikimini yeni kuşaklara aktarır.Böylece kuşaklar arasında köprü kurarak yeni kuşakların daha iyiyi, doğruyu, güzeli bulmalarına yardımcı olur.
    Bizde Tanzimat dönemine kadar edebiyat tarihi tezkirelerden ibaretti.


    Tezkire: Şairlerin hayat hikayelerini anlatan biyografi türünden eserlere denir.


    Başlıca edebiyat tarihi yazarlarımız şunlardır: Ziya Paşa,M. Fuat Köprülü,Agah Sırrı Levend,Ahmet Hamdi Tanpınar,Nihat Sami Banarlı


    Dil-Kültür-Edebiyat İlişkisi
    Dil, insanların duygu düşünce ve düşlerini; özlem ve isteklerini anlatma aracıdır . Kültür ise;dil,din,ülkü gibi ortak duygu ve düşüncelerin bizde yarattığı değişim ve bileşimdir.Bu nedenle dil bir ulusun temel taşıdır. Dil kültür değerlerimizi geleceğe taşır ve edebiyatın da temel öğesidir.


    Dil, edebiyatın temel öğesi; edebiyat, kültür birikiminin kendisidir. Görüldüğü gibi dil,kültür ve edebiyat birbirinin tamamlayıcısıdır.


    Edebiyatın Diğer Bilim Dallarıyla İlişkisi
    Edebiyatın temel öğesi olan dil diğer bilim dallarının da anlatım aracıdır. Bundan dolayı felsefe, psikoloji, sosyoloji, hatta tarih, coğrafya, ekonomi vb. diğer bilim dallarıyla yakından ilişkisi vardır.


    Araştırmacılar da edebiyat araştırmalarında yazarın biyografisini yazarken tarih biliminden,yaşadığı ortamı yazarken sosyoloji biliminden,yazarın içinde bulunduğu ruhsal durumu anlatırken ise psikolojiden faydalanırlar.


    Yazarı etkileyen toplumsal,siyasal ve felsefî görüşleri de diğer sosyal bilimlerin yardımıyla ortaya koyarlar.
     

Sayfayı Paylaş