1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi

Konusu 'Dilimizi Doğru Kullanalım' forumundadır ve Suskun tarafından 23 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Dilin Millet Hayatındaki Yeri ve Önemi

    Bir milleti ayakta tutan, onun varlığını ve devamını sağlayan, millî şuuru besleyen, bir millete mensup olma hazzını veren ve bireylerini birbirine yaklaştırarak onlar arasında birlik yaratan unsur olarak dilin, millet hayatındaki yeri çok önemlidir .Öyle ki milletin varlığı, dilin varlığıyla mümkündür

    İnsanın geçmişini öğrenmesinde, gününü yaşamasında, geleceğine yön vermesinde, kişiliğini kazanmasında, aynı dili konuşan diğer insanlarla iletişim kurmasında ve kendisini ifade etmesinde dilin çok önemli bir araç olduğu muhakkaktır Bu bakımdan dil bir anlamda bireye hizmet eder Ancak, insan tabiatı gereği toplu hâlde yaşamaya ihtiyaç duyar Çevresinde kendiyle aynı değerleri paylaşan insanların bulunmasını ister Bu ortak değerlerin oluşturulmasında, paylaşılmasında, nesilden nesile aktarılmasında, milletin varlığını devam ettirmesinde dil, çok önemli bir görevi yerine getirir Çünkü millet olmanın birinci şartı, aynı dili konuşmaktır


    Dil, milletin ortak kültürüyle yol alarak varlığını devam ettirir Milleti oluşturan bireyler arasında birleştirici bir rol üstlenen dil, aynı zamanda ortak şuurun, millî şuurun ortaya çıkmasına hizmet eder Millî birliği ve beraberliği sağlar Dilin bu özelliği Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyetini kuran; Türk halkı, Türk milletidir Türk milleti demek, Türk dili demektir Türk dili Türk milleti için kutsal bir hazinedir Çünkü Türk milleti, geçirdiği nihayetsiz felâketler içinde ahlâkının, an’anelerinin, hatıralarının, menfaatlerinin, kısacası, bugün kendi milliyetini yapan her şeyinin dili sayesinde muhafaza olunduğunu görüyor Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir” sözlerinde veciz ifadesini bulmuştur



    Millî varlığın korunmasıyla dilin korunması arasında çok sıkı bir ilgi vardır Dilini unutmayan fakat bağımsızlığını kaybeden bir toplum milliyetini koruyor demektir Bu toplum, bağımsızlığını kazanıp bir devlet kurarak, bir millet olarak yeniden tarih sahnesine çıkabilir Sovyet Rusya’nın dağılmasıyla Türklerin ve diğer milletlerin bağımsız birer devlet olarak yeniden tarih sahnesine çıkmaları bunun en yeni örneğidir Tarihte bunun başka pek çok örneği vardır Ancak dilini kaybeden milletlerin tarih sahnesinden silindikleri de bilinmektedir



    Bir milletin dili bozulursa kültüründe sıkıntılar ortaya çıkar Düşünce, sanat ve edebiyat alanlarında çöküntü başlar Dil asıl işlevini (insanlar arasında anlaşma aracı olma) yerine getiremez Kitleler birbirlerini anlayamaz hâle gelir ve yavaş yavaş kopmalar başlar Bu gerçek, tecrübeyle sabit olduğu için bir milleti içten yıkma yönteminde işe önce dilden başlanırYeni neslin kültürel değerleri öğrenmemesi ve bireylerin, kuşakların birbiriyle sağlıklı iletişim kurmalarını engellemek için ne gerekiyorsa yapılır Bu yüzden dil üzerinde oynanan oyunlara karşı her zaman uyanık olmak gerekir Adres bulmada kolaylık olsun gibi bir bahaneyle meselâ; Yunus Emre Caddesi’ni 4 Cadde şeklinde değiştirmek bile kültür bakımından son derece yanlıştır Çünkü, cadde adını rakamla ifade ettiğiniz zaman bu tabelayı okuyan kimsenin buradan caddenin numarası dışında öğrenebileceği bir şey yoktur Fakat Yunus Emre adının yaşatılması hâlinde en azından yetişen nesil Yunus Emre’nin kim olduğunu, bu caddeye neden bu ismin verildiğini merak edecektir, öğrenmek isteyecektir ve sonuçta kendi kültüründen birşeyler bulacaktır



    Bir milletin ruhu, karakteri, anlayışı çoğunlukla sanatkârların ortaya koydukları eserlere yansıdığından bu yönüyle de dil, sosyal yapının ve kültürün aynası durumundadır Dolayısıyla bu eserlerin dikkatle incelenmesi o milletin karakteri hakkında sağlam ipuçları verecektir Gelişmiş ülkelerin kendi kültürlerini ve başka kültürleri öğrenmek için araştırmalar yaptırmalarını, bunlar için bütçelerinden önemli paylar ayırmalarını yabana atmamak lâzımdır Her milletin kendine göre birtakım kültür özellikleri olduğu gibi milletlerin zayıf ve güçlü olduğu yönler de vardır Kültür araştırmalarıyla bunların tespiti mümkündür İzlenecek politikaların belirlenmesine bu araştırmalardan elde edilen veriler ışık tutmaktadır Sömürgeci ülkeler günümüzde stratejik araştırma enstitüleri adı altında dünyanın dört bir tarafında yaptıkları araştırmalarda o ülkenin veya bölgenin etnik yapısını, özellikle de yerel dilleri gündeme getirmektedirler Tarihte ve günümüzde bunun pek çok örneğini görmek mümkündürÖzetlemek gerekirse dil, milletin manevî gücünün aynasıdır Bir milletin kültürel değerlerini oluşturan ve o milleti ayakta tutan; edebiyatı, sanatı, bilim ve tekniği, dünya görüşü, ahlâk anlayışı, müziği geçmişten günümüze ancak dil sayesinde aktarılmaktadır Dolayısıyla dilin korunmasıyla millî varlığın korunmasını aynı seviyede algılamak gerekir
     

Sayfayı Paylaş