1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dinle ki Anlayasın; Anla ki Anlatasın

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 13 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Dinle ki Anlayasın; Anla ki Anlatasın

    Söylediklerinizin etkisi, dinlemeyi bilmekle doğru orantılıdır. Dinlemeyi bilmek, karşılıklı konuşmanın temel taşıdır. Dinlemek demek, karşınızdaki insanın kelimelerini duymak ve onları sözlük anlamlarıyla algılamak değildir. Konuşmanın, konuşan kişi üzerindeki ve sizin üzerinizdeki etkilerini de anlamaktır. Bu yapılmazsa, monoton, fizyolojik bir dinleme olur ki bu sadece vakit alır ve etkili olmaz. Duymak, anlamak için yeterli değildir. Duyulanlar üzerinde düşünmek, söylenenleri çeşitli düşüncelerle bağlamak gerekir. Önemli olan duymak değil anlamaktır. Anlayabilmek için de dinlemeyi bilmek gerekir.

    Dinleme Modelleri

    Görünüşte dinleme: Görünüşte dinleme, sadece dinliyormuş gibi yapmaktır. Fiilen dinliyor gibi görünmenize ve dinlediğinizi ifade etmenize rağmen zihinsel olarak başka düşüncelerde geziniyorsanız görünüşte bir dinleme yapıyorsunuz demektir. Anlatılanları duyarsınız, bazen de birçoğunu duymazsınız bile. Jest ve mimiklerin, heyecanların, üzüntülerin, kaygıların, sevinçlerin farkına varamazsınız.

    Seçerek dinleme: Bazen karşınızdaki insanın konuşmalarını seçersiniz. Seçerek dinlemede, konunun sadece sizle ilgili olan ya da sizin ilginizi çeken kısımlarını dikkat ve açık bir zihinle dinlersiniz. Konuşan kişi için konunun bütünü önemliyken, sizin için sadece sizi ilgilendiren ve dikkatinizi çeken kısımları önemlidir. Bu dinleme modelinde hiçbir şekilde bir anlama ihtimali yoktur.

    Savunucu dinleme: Karşınızdaki kişinin anlattıklarını kendinizle ilişkilendirerek konuşmasını bölüyor ve kendinizi savunmaya başlıyorsanız, savunucu dinleme yapıyorsunuzdur. Bu dinleme tarzı, konuşmanın sık sık bölünmesine neden olduğu için konunun bütünlüğü de kaybolacak ve kontrolden çıkacaktır.

    Tuzak kurarak dinleme: Söylenenlerin içinde yanlış aramaya yönelik bir düşünce ve dikkatle yapılan dinlemedir. Paranoyak bir yaklaşımla konuşmanın içinde hata aramaktır. Bu şekilde karşımızdakini anlamak imkansızdır.

    Doğru Dinlemenin İlkeleri

    1. Doğru dinlemek, esas olarak dinleyeceğinize karar vermek ve karşınızdakinin ne söyleyeceğine karşı algılarınızı açmaktır.
    2. Doğru dinlemeyi başarabilmek için esas olarak susmayı kabul etmek önemlidir. Çünkü dinlemek için susmak gerekir.
    3. Dinlerken pasif olmanız yararlıdır. Çözüm bulma çabası içine girmemelisiniz. Onun ihtiyacıyla ilgilisiniz, amacınız onun duygularını ifade etmesine ve rahatlamasına imkân sağlamak olmalıdır. Ancak karşınızdakini doğru anladığınızda çözüm sunabilirsiniz.
    4. Eğer kişi, "Bu dediğim doğru mu?" diyorsa, o zaman danışma durumundadır. Konuşma sırası size gelmiştir.
    5. Eğer kişi, sorunlarını size danışıyorsa bu mutluluk verici bir özelliktir. Böyle bir iletişimde ortaya bir çözüm çıkma ihtimali oldukça yüksektir.
    6. Dinlerken kendinizi kontrol etmeli, problemlerinizi karşıya yansıtmamalısınız.
    7. Karşınızdaki insana güven ve cesaret verebilmelisiniz.
    8. Suçlama, yargı, genelleme ve yorumlardan genellikle uzak durmalıyız.
    9. İletişimin sağlıklı olabilmesi için 'ben dili'ni kullanmanız yararlı olacaktır.
    10. Bireyler arası iletişim sırasında kullanılan 'ben dili' olumlu ve yapıcı ilişkilerin temelini sağlamlaştırırken, 'sen dili' grup içi ilişkileri ve iletişimi sarsmakta, hatta yok edebilmektedir.
    11. Kabul etmediğiniz davranışın gerçekçi tanımını yapmalısınız.
    12. Bu davranışın sizde oluşturduğu etkiyi ifade etmelisiniz.
    13. Kişinin ya da konuşmacının ortaya koyduğu olumsuz davranışın size yaşattığı duyguları dile getirmelisiniz.


    Kişisel Toplam Kalitenizi Yükseltmek İçin Dinleyin

    Dinlemeyi bilmek, kişisel etkililiği de artıran bir nevi kişisel toplam kalite unsurudur.

    İlişkilerimizi yapılandırmanın, geliştirmenin üzerindeki en etkili unsur, konuştuğumuzun iki katı kadar dinlemektir. Dinleme eksikliklerinin giderilmesi, konuşma yeteneğinin geliştirilmesinden daha önemlidir. İnsanlar önce doğru ve etkin dinlemeyi öğrenmelidir. Yoksa fonetik ve diksiyon kurallarına uygun konuşsalar dahi, karşılarında dinleyen olmadıktan ve dinlemeyi beceremedikten sonra bir önemi olmayacaktır.

    Dinlemek, açık yüreklilikle, önyargısız olarak, karşı tarafa kulak vermekle, öğrenmeye yakın bir düşünce haliyle yapılmalıdır. Japonlar şöyle der: "Akıllılar aynı fikirde olmasalar da uyum içinde yaşarlar, aptallar aynı fikirde olsalar da uyum içinde olamazlar." Dinlemediğimiz bir insanla aynı fikirde olup olmadığımızı da anlayamayız.

    Doğru dinlemeyi bilmeden olumlu düşüncelere, olumlu düşünce biçimlerine, olumlu iletişime ve ilişkilere ulaşılabilir mi? Bu sorunun cevabını ciddi olarak düşünün ve bu düşüncelerinizi kâğıda aktarın, insanlarla paylaşın.
    Dinlemeyi bilmek gerilimleri azaltır, insanı kör dövüşü bir iletişimden kurtarır. Konfüçyüs düşünce temellerinin ellinci deyişinde "Bazı bilgilere tecrübelerle ulaşılır. Hem dinlemeyi bilmek hem de çok şey görüp öğrenmek bu yüzden önemlidir." denir. Dinlemeyi bilen bir insan, kişisel imajına en büyük katkıyı yapmış demektir. Dinlemenin bir insana sunduğu en büyük fayda, karşısındaki insanın da bizi dinlemesine zemin hazırlamasıdır. Dinlemeyi bilmek, karşımızdaki insana şu mesajı veriri: "Seni tam olarak dinliyorum, zamanı gelince sen de beni d inlemelisin."

    Dinlemek yerine önceliği konuşmaya vermek, bir süre sonra "aldı sazı eline, kendi çalıyor kendi söylüyor" izlenimi oluşturur ki, bunun kimseye faydası yoktur. Dinlemeyi bilmek, karşımızdaki insanın dünyasında keşif yolculuğuna çıkmaktır. Karşımızdaki insanları dinleyerek hem açtıkları dünyalarını hem de anlattıklarının bağlantılı olduğu olayları keşfedebiliriz. Dinlemeyi bilmek bizi bir kâşif yapar, bakış açımızı geliştirir ve genişletir.

    Futbolda en çok pozisyona giren takım değil, girdiği pozisyonları gole çeviren takım kazanır. Önemli olan çok söz söylemek değil, doğru söz söylemektir. Bunun yolu da iyi, etkili ve doğru dinlemedir. Dinlemekle etrafınızdan destek alırsınız. Etrafınıza da destek olursunuz. Fikir ayrılıklarını anlama ve yok etme imkânını bulursunuz. Problemlere çözüm bulabilirsiniz. Öğrenirsiniz. Doğruyu bulursunuz.
    Unutmayın! Dinlemeyi bilenler dolu, bilmeyenler boş konuşur.

    Dinleme Becerisini Geliştirme Önerileri

    1. Anlatılanlar karşısında kendinize şu soruyu sorun: "Anlatılmak istenen nedir?"
    2. Konuşulanı ve konuşanı kabul edin ve önyargı ile yaklaşmayın.
    3. Mesajlara yoğunlaşın.
    4. Mesajların değişik yönleri arasında bağlantı kurun.
    5. Dinlerken sinirli jest ve mimiklerden sakının.
    6. Fazla el kol hareketi yapmayın.
    7. Konuşanın ve kendi dikkatinizi dağıtacak davranışlardan uzak durun.
    8. Sağa-sola bakıp ilginizi dağıtmayın.

    Dinleme Üzerine

    Güzel Yaşamak İçin Sade Çözümler


    = İnsanları sabırla, sözlerini kesmeden ve ilgiyle dinleyin;
    Bunca konuşan varken dinlemek meziyettir.

    = Kimseye kin beslemeyin!
    En azından duyduğunuz kin geçici olsun;
    Uzun süreli kin, yıpratıcıdır.

    = Övünme huyunuz varsa vazgeçin!
    Özgüven eksikliğinizi bu şekilde ilan etmeninizin ne anlamı var?

    = Alçakgönüllü olun!
    Böylece başarınız daha değerli, siz daha çok sevilen biri olursunuz.

    = Olumlu davranışları için insanları övmekten çekinmeyin!
    Samimi bir övgü, en katı ve buz tutmuş yürekleri bile eritir.

    = Dört başı mamur bir hayat yaşadığınız izlenimi vermekten kaçının.

    = Kendinizi kötü hissettiğiniz anlarda bile espri ve şaka yaparak sıkıntılı havayı yumuşatın.

    = Hatalı olduğunuz zamanlar özür dileyin.

    = Tatsız olayları, görmezden gelmeyin.
    Unutmayın, hiçbir şey kendiliğinden düzelmez;
    Sorunlar açık yüreklilikle çözüme kavuşur.

    = Borç ve ödünç verme politikanız olsun.
    Borç veya emaneti geri alamayacağınızı düşünerek verin.

    = Hediyeleri, verenin gözü önünde açın.
     

Sayfayı Paylaş