1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dinmeyen bu hicran niye, ah u zarım var biline!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 13 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Henüz
    Adımlamaya başladığım
    Zamandan bu an’a kadar arkasında sürüklendim

    Bazen
    Sessiz bazen de nefessiz
    Devran içinde arşınlanan bir deniz nizamsız nefis

    Gel
    Zaman git zaman derken
    Halin sahifelerinde kederlenip hüznü nefeslenirken

    Yokluk
    Kuraklıkta susuzluk
    Umutlarda solgunluk yorgunluğa güfte yaptırıyordu

    Çaresizlik
    İdrak edilmeyince
    Kanaat niteliğe ermeyince, vuzuh netleşmeyince acı

    Izdırabı
    Kamçılıyor kan akıtıyordu
    Nisyan yamaçlarda daveti bekleyerek fırsat kolluyordu

    Bilmeden
    İnanmak, anlamadan kanmak
    Akidede muğlâklığı yaşayarak, maslahatlara sığınmak

    Arkaya
    Hiç bakmadan yaşamak
    Tefekkürden imtina ederek hevesleri kuşanmayı anmak

    Derken
    Akıl sığaya çekerken
    İbretlik hadiseler bir bir önümüze serilirken tükenmek

    Nefesin
    Kadrine haiz olarak
    Sahibinde netleşmek, sevdayı hasrederek ona yürümek

    Ezelin
    Ebet için ahengini
    Aşkın nurlaşan ulviyetini, nizamsız zevklerin sefilliğini

    Kaç zaman
    Sonra ve hazan oluşunca
    Ömür takatte zorlanınca, gözler fersiz bomboş bakınca

    Umutlar
    Geliyor birden aklıma
    Lakin hiçbir yatırım yapmayınca, naçarlığın sağanağında

    Hıçkırıklar
    Düğümleniyor boğazıma
    Ağlamak ne çare, zaman seni mazinle hikâyeni seyredince

    Tekaüt
    Maaşınla aldığın mezar
    Yalnızlığında ürpertilerle haşyetin serencamını haykırınca

    Kim olacak
    O elim manzarada yanımda
    Evladiiyal her ne kadar varsa, refikam ağıtlarla başımda

    Hüzün
    Desteledim arkamda
    Bestelediğim şarkılarla mısralar duracak bir bir karşımda

    Mütemadiyen
    Çaresizliğe hayıflansam da
    Yaratan’a iltica ediyorum her ne olacaksa rahmet onunla

    Gülün
    Kokusunu arasam da
    Hasretmediğim zaman çıkıyor hemen karşıma ağlasam da

    Toprağın
    Yetimi anlatan hicranıyla
    Hesapsız hayatın sonuçlarıyla, keyif ne kadar haz olsa da

    Mekânsız
    Düşünmek ileriyi görmek
    İnsanın vasfından sudur ettiğini bilmek, kalbi serinlemek

    Vicdanı
    Dürüp bükmeden hilkatine
    Tevdi ederek ulvileşmek nefesi sahibine hasredip yücelmek

    Aşkı
    Harında ki sevdayı
    Sabrın baharında rengârenk açarak yaratan Hakka koşmayı

    Ne derlerden
    Soyutlanarak kul olmayı
    Ön yargılarda yargıçlığı müdavimlerine bırakarak hür olmayı

    Başarmadan
    Umudun niteliğinde baharlaşmadan
    Ruhun kalbi nizamında vuzuha ermeden koşmak yılgınlığımı

    Affedemiyorum
    Kimi suçlayacağımı bilmiyorum
    Lakin artık çok geç her gün adım adım mizana yaklaşıyorum

    Muhakkak
    Üzülüyorum sukut ediyorum
    Kalbimin lekelerimden kurtulamadan hayata veda ediyorum



    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş