1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dirlik Nedir? Osmanlı'da Dirlik

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 24 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Dirlik Nedir? Osmanlı'da Dirlik

    Hayat, yaşayış; dirlik düzenlik, geçimin yerinde olması
    Eski İslam ve Türk devletlerinde, ikta (toprak verme) usulünün, Osmanlı İmparatorluğu'nda görülen şekli

    Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kimselere ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad
    Osmanlı İmparatorluğu'nda, boy ve oymakların yerleşme alanları olan yurtluklar dışında kalan bütün topraklar ve mülk ile gelir getiren her çeşit mal, madenler, sulama kuruluşları, ormanlar, gümrükler vb leri hükümdarın malıdır
    Arazi üzerinde iki türlü tasarruf şekli vardı; biri o topraklar üzerinde yaşayan kimsenin tarım ve işletme hakkı; ikincisi devlete ait olan, o toprakta yetişen mahsulün dini hükümlere göre öşürünün alınması Devlet toprakları üzerindeki hakkını, bir görev ye yükümlülük karşılığında has, zeamet ve tımar sahiplerine vererek veya bazı dini ve sosyal kurumlara harcanmak üzere, vakıf olarak ayırarak kullanırdı Bu türlü hak sahiplerine sahib-i arz, kendilerine ayrılan yaşama ve geçim vasıtasına da dirlik denirdi
    Dirliklerin en küçük birimi 3000 akçe gelir getiren "kılıç tımar"dır Senelik geliri 3000 akçeden 20000 akçeye kadar olan dirliğe "tımar" denirdi
    20000 akçeden 100000 akçeye kadar olan dirliğe "zeamet" 100000 akçeden fazla geliri bulunan dirliğe de "has" denilirdi
    Osmanlı İmparatorluğu'nda fethedilen bir ülkenin arazi ve nüfus sayımı derhal yapılırdı Öşür gelirleri tespit edilir, dirliğin her çeşidi uygulanırdı Ayrıca Sultan, sık sık yaptırttığı sayımlarla dirlikleri kontrol ederdi Her sayımda bir önceki sayıma göre Defter-i atik'te kayıtlı olan dirlikler kontrol edilir, iki sayım arasında geçen zaman içinde yeniden işlemeye açılan toprak, orman, maden ve kuruluşlar defter dışı tutulur, bu yeni kaynaklar Defterhaneye kaydedildikten sonra eski hizmetlerin dirliklerine katılır ya da yeniden kurulan hizmetler için dirlik olurdu

    Hükumet merkezinde dirliklerin kontrolüyle uğraşan büronun adı tahvil kalemi idi Bu büro, boşalan ya da başka hizmetlere devredilen dirlikleri tespit eder, dirliklerin hizmetten dolayı birinden ötekine geçişlerini kaydeder ve Defterhanedeki kayıtlarla kendi kayıtlarını karşılaştırarak dirliklerin olduğu gibi korunmasını sağlamaya çalışırdı
    XVII yüzyıldan başlayarak merkez ve saray masraflarının artması üzerine dirlikler kaldırılmaya ve dirlik gelirleri artırmayla satılmaya başlayınca, yeni bir mali sistem ile yeni bir toprak düzeni gelişme gösterdi Tımar ve zeametlerin ortadan kaldırılmasıyla elde olunan bu gelir kaynağının yönetimi mukataa kalemi ve daha sonra mukataa hazinesine bırakıldı.
     

Sayfayı Paylaş