1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Divan Teşkilatı

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 25 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Divan Teşkilatı

    Bizzat padişahın, bulunmadığı takdirde vezirin teşkilatından başkanlığı altında devlet başşehrinde veya hükümdarın bulunduğu yerde kurulan bakanlar

    kuruluna divan denilirdi; devlet işlerinin birinci derecede yani en son kesin olarak görüldüğü yer burası idi. Bu Osmanlı divanı yarım asır kadar ilhanlıların divanını örnek yaparak devam etmiştir, ilhanlıların zamanında onların vezirleri, erbab-ı seyf denilen askeri sınıfından olmayıp kalem erbabından oldukları gibi Osmanlılarda da Cendereli Kara Halil'e kadar ulema sınıfından olarak devam etmişti. Yani ulema sınıfından gelen vezirle ordu kumandanı ayn ayn idi. Kara Halil, Hayreddin Paşa unvaniyle hem vezir ve hem de ordu kumandanlığını eline alınca bundan sonraki vezir-i azamlar her iki hizmeti üzerlerine almışlardı. O tarihe kadar birinci derecede olan beylerbeyilik yani askeri kumandanlık bundan sonra ikinci dereceye düşmüştür.

    Divan her gün sabah erkenden namazdan sonra padişahın huzuriyle toplanarak gerek devlete ve gerek halka ait askeri, mali, idari, hukuki, örfi işler hakkında kararlar verirdi. Divanda, padişah, vezir-i azam ve diğer vezirlerden başka kazasker, defterdar, nişancı aza olarak bulunurlardı. Askeri ve örfi işleri vezir-i azamlar, şer'i ve hukuki işleri kazasker, mali işleri de defterdar tetkik ile mütalealannı söylerlerdi. Nişancı, divan kaleminin büyük şefi olduğu gibi arazi işleri, has, zeamet, timar tevcihleri buna havale olunup esas deftere (tapu defteri) bunun yazısı ile kayıd veya tashih edilirdi; bu husustaki kanunların tertip ve tanzimi de buna aitti. Hükümdarlara, vali ve sancak beylerine, voyvodalara yazılan fermanlann ve beratların üzerine çekilen tuğralar nişancı'nın kalemiyle olurdu. Bu tarihlerde divan kalemindeki katiplerin şefi olan reis-ül-küttab, nişancı'nın maiyyetinde bulunurdu.

    Divan içtimaları XV. yüzyıl ortalarından sonra haftada dört gün (cumartesi'den salı gününe kadar) toplanırdı. Padişah nerede ise divan orada kurulurdu.
     

Sayfayı Paylaş