1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Diyanetin, Öz Evladına Şehvet Duyan Baba Konusunda, Verdiği Fetva Üzerine....

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve halukgta tarafından 20 Ocak 2016 başlatılmıştır.

  1. halukgta

    halukgta Katılımcı

    Katılım:
    26 Şubat 2012
    Mesajlar:
    201
    Beğenileri:
    44
    Ödül Puanları:
    980
    Banka:
    875 ÇTL
    Bugünlerde Diyanetin, fetva hattına sorulan bir soruya verdiği cevap, toplum tarafından şaşkınlıkla karşılandı. Halkın verdiği tepkiyi gören Diyanet, sitesinden verdiği cevabı kaldırarak, yanlış anlaşıldıklarını, sözlerin istismar edildiğini söylediler. Sayın Diyanet yetkilileri, madem sözlerinizi yanlış anladı toplum, kaldıracağınıza doğrusunu çıkıp anlatmanız gerekmez mi? Diyanete sorulan soruyu önce yazalım.

    Soru: Bir babanın öz kızına duyduğu şehvet, karısıyla olan nikâhını düşürür mü?

    Böyle bir soru utanmadan, arlanmadan sorulabiliyorsa ve böyle bir soruya tepkisiz, güzelce detaylı bir cevap veriliyorsa, bir yerlerde büyük sorunlar, yanlışlar var demektir. Bu soruya verilecek tek bir cevap vardır. SORUYU SORANA HEMEN DOKTORA, PSİKİYATRİST E BAŞVURMASI TAVSİYE EDİLMELİ VE BÖYLE DUYGULARIN, DÜŞÜNCELERİN ÇOK BÜYÜK GÜNAHLARA YOL AÇACAĞI SÖYLENMELİYDİ. Çünkü bu duygular normal değil, anormaldir. Ama batılın ve hurafenin etkisinde olan Diyanet, öyle bir cevap vermiş ki, sanki böyle bir duygu çok normal gibi, birde detaylı bilgi verme gereği duyulmuş. Bu düşüncenin arkasında, mutlaka Kur’an dan uzak, batıl bir itikadın, inancın esintisi, etkisi var demektir. Bakın Diyanet, sorulan soruya nasıl cevap vermiş, önce ondan bir bölüm alalım.

    (Babanın kendi öz kızını öperken, şehvet duyması durumunda nikâhın ne olacağı konusunda görüş ayrılığı vardır. Bazı mezheplere göre, babanın şehvetle kızını öpmesi ya da şehvetle ona sarılmasının nikâha bir etkisi yoktur (bkz. İbn Rüşd, Bidayetü’l-Mücdehid, Mısır 1975, II, 33; İbn Kudame, el-Muğni, VII, 486; İbn Cüzey, el- Kavaninü’l Fıkhiyye, 138). Hanefilere göre ise; babanın, kızını şehvetle öpmesi, kızına şehvetle sarılması durumunda kızın annesi bu babaya haram olur. Ancak bu tür sonuç doğuracak tutmanın, teni tenine değerek olması ya da altının sıcaklığını iletecek kadar ince bir örtüden olması gerekir. Kalın elbiselerden tutarak ya da vücuduna bakıp düşünerek, şehvet duymak, bu tür bir haramlık oluşturmaz. Ayrıca kızın, 9 yaşından büyük olması gerekir……..)

    Cevap daha uzun, detaya girilmiş devam ediyor, ama onları yazmaya utandım. Bu düşünce ve davranışları, normal bir duygu, davranış gibi detaya girilerek, DİNİN SINIRLARI İÇİNDE GİBİ GÖSTERENLERİ, ALLAH A HAVALE EDİYORUM. Kendi öz kızına karşı, şehvet duyan rezil, kepaze Müslüman olamaz ey Diyanet, önce bunu söylemeliydin bu soruyu sorana. Senin bu soruya cevap aradığın kaynakların, neler olduğunu görüyoruz yazmışsınız. İşte Kur’an dan başka delil ve hüküm arayanların, sınır tanımaz düşüncelerine, güzel bir örnek verilen cevaplar.

    Kur’an ı, İslam ı yaşamak için yeterli görmeyenlerin, dinde kaynak olarak gösterdikleri bilgilerin, bizleri nerelere götüreceğini fark edemeyenlere, söyleyecek hiçbir sözüm yok. Ne yazık ki bugün yaşadığımız İslam, mahşer günü peygamberimizin de söyleyeceği gibi, “EY RABBİM! ŞÜPHESİZ Kİ, KAVMİM BU KUR'ÂN'I TERK ETTİLER." Sözleri gerçek oldu.

    Yahudiler İslam inancına, kendi inanç ve düşüncelerini öyle bir yerleştirmişler ki, inanın her taşın altından onlar çıkıyor. Diyanetin fetvasının görünmez perdesinin ardında da, ne yazık ki Yahudi fitnesi, iftirası yatıyor gibi geldi bana. Geçmişten gelen batıl, hurafe inançlarımızı aklamak ve onları yaşayabilmek için KUR AN TERK EDİLDİ. Onun yerini, dine nifak sokan batıl inançlar aldı ve hayatımıza yön verdi. Tabi bizler buna izin verdik, inancımızı Kur’an dan emin olduğumuz bilgilerden değil, emin olmadığımız batıl bilgilerden yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz.

    Diyanetin bu ensest ilişkiyi, neredeyse meşru göstermesine, lanetlememesine aslında şaşırmamalı. Çünkü bu cevabı okuduğumda, günümüzde Yahudilerin elinde bulunan Tevrat ta ve dini kitaplarında okuduğum bölümler geldi aklıma.

    Yahudi kutsal kitaplarında, örnek olarak bazı hayat hikâyeleri anlatılırken, bir kısmı İslam kaynaklarında da zikredildiği söylenen, oldukça saygın kabul edilen bir takım şahıslara, Müslümanların asla kabul etmediği bazı zaaf ve davranışları isnat etmektedirler. Yahudi kutsal kitaplarında yer alan bu iftiraların başında, İSLAM KAYNAKLARININ PEYGAMBER VE PEYGAMBER AİLESİNE MENSUP OLARAK GÖSTERDİĞİ BAZI KİŞİLERİN, BİR TAKIM GAYRİ MEŞRU CİNSEL İLİŞKİLER YAŞADIĞI, HATTA ONLARIN BU GAYRİ MEŞRU CİNSEL İLİŞKİLERİN BİR KISMINI, AİLE İÇİ ENSEST İLİŞKİ TARZINDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİ İDDİA EDİLMEKTEDİR.

    Bugün tahrif edilmiş güvenemeyeceğimiz, Yahudi kutsal kitabında, bu tür ensest ilişkiye örnek, Lut peygamberin kızlarının, babasını sarhoş edip, soylarının çoğalabilmesi için, babasıyla ensest ilişkiye girdiği anlatılmaktadır. Günümüzde Yahudilerin ellerinde ki Tevrat ta, bunlara benzer örneklere rastlarız. Aile içi cinsel ilişkiye varan sapıklıklar, hahamlar tarafından Tevrat a ilave edilerek, normal bir davranış gibi gösterilmiştir. Tevrat ın aslıyla hiçbir ilgisi yoktur. Bu konuda, AÜİF de Doc. Dr. Mehmet Katar Hocamızın, çok güzel bir araştırması var, okumanızı tavsiye ederim.

    İşte bu ve buna benzer yalan yanlış bilgiler, ne yazık ki günümüzde hala sıcaklığını koruyor. Bu iftiraların ayak izlerini, bugün bizlere dini anlattığını zannedenlerin sözlerinde görmek, beni ziyadesi ile üzmüştür. Bu makaleyi yazmaktaki amacımda din kardeşlerime, yaşadığımız İslam da nifak ve batılın, hatta ihanetin boyutlarının, ne derece büyük ve sapkınlık derecesinde olduğunu hatırlatmaya çalışmaktır. Küçük yaşlarda kız çocukları ile evlenmenin normal olduğunu savunanlarda, peygamberimize aynı yöntemle iftira atarak, bu konuyu meşrulaştırmaya çalışmışlardır. NEFİSLERİNE HÂKİM OLAMAYANLAR, ALLAH IN KİTABINA UYMAK YERİNE, KİTABI KENDİLERİNE UYDURMANIN YOLUNU SEÇMİŞLERDİR.

    Kur’an, Lut peygamberimiz hakkında bizlere gereken bilgiyi vermiştir. Ama asla Yahudilerin, bugün ellerinde bulunan tahrif edilmiş Tevrat ta yazılanlardan bahsedilmez. Bizlerin Kur’an ile bağı kesilip adeta, batılın peşi sıra giden, ne söylenirse dinden zanneden toplumlar olduğumuz için, bugün dayatılan batılın, hurafelerin Kur’an emri olmadığını, hatta Kur’an emirlerinin tam tersine olduğunu anlatmak mümkün değil. Anlatmaya çalışanlara da, sünnet inkârcısı damgası vuruluyor. Bu iftirayı atanları da, Allah a havale ediyorum.

    Diyanet ne yazık ki, topluma Kur’an merkezli bilgiler yerine, Kur’an ın sınırlarını aşan, Kur’an ın asla onaylamadığı bilgileri din diye vermeye ısrarla devam ediyor. Tepki görünce de, yanlış anlaşıldık, istismar edildik diyerek, geri adım atılıyor. Hâlbuki sorulara cevap veren görevliler, kendi düşünceleri ile cevap vermiyorlar. Hepsi sistemde kayıtlı, bizzat yönetimin onayladığı, kontrolden geçmiş cevaplar veriliyor. Yanlış anlaşıldık, istismar edildik diyerek, fetva hattını kapatarak, işin içinden sıyrılacağını zannedenler, bir gün hem topluma, hem de Allah a hesap vereceklerdir. Geçmiş yıllarda başkanlık eden, Diyanet İşleri Genel başkanlarımızı çok arıyoruz.

    Diyanet yetkililerine hatırlatırım, ARTIK KARŞINIZDA DÜŞÜNMEDEN, ARAŞTIRMADAN HER SÖYLEDİĞİNİZİ KABUL EDEN, SÜRÜ MİSALİ TOPLUM YOK.

    Değerli din kardeşlerim. Bu örnek bizlere ders olmalıdır. Lütfen gelin İslam ı, bizzat Kur’an dan öğrenme çabası içinde olalım. Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Kur’an a iftira atanlar, bizleri Allah ile aldatanlardır bunu unutmayalım. Allah sizleri, Kur’an dan sorumlu tutuyorum diye hüküm verdiyse, sizce Kur’an da hükmü olmayan, detayı verilmeyen bir konudan, bilgiden sorumlu tutar mı?

    Karar ve yorum sizlerin. Hepimizin imtihan olduğu kitabın, Kur’an olduğunu söyleyen RAHMANIN UYARISINI, LÜTFEN KULAK ARKASI YAPMAYALIM. Din ciddiyet ister, onun içindir ki Allah, velilerin, şeyhlerin ardına düşmeyin, güvenilecek ve yardım istenecek yalnız Allah dır diye bizleri uyarır. Yoksa hesabın görüleceği o çetin gün, çok pişman oluruz.

    Saygılarımla
    Haluk GÜMÜŞTABAK

    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]
     
    _nehir_, SAHRA_BUSE ve dderya bunu beğendi.
  2. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.514
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    217 ÇTL
    özellikle de bu cümlenizi çok beğendim :)
    Teşekkürler
     
    atessbeyy ve halukgta bunu beğendi.
  3. atessbeyy

    atessbeyy Üye

    Katılım:
    18 Ocak 2016
    Mesajlar:
    12
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    230
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamu-Emekli
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    181 ÇTL
    Sayın Haluk Bey. Bu günkü zihniyetin zehirli bir zihniyet olduğu artık çok açık ortadadır. Daha dün denebilecek bir zaman diliminde bu zihniyetin tabi olduğu yönetim kadrosu AB uyum yasaları çerçevesinde zinayı suç olmaktan yasalarımızdan çıkarmamış mıydı? Yine aynı zihniyet, domuz etini kasaplık et statüsüne almamış mıydı? Yazılarınızın her satırına imzamı atıyorum ve diyorum ki; "Fitneciler ölür ama ektikleri zehirli fitne tohumları yeşermeye devam eder" Geçmiş dönemlerde zihinlerimize serpiştirilen zehirli tohumlar halen yeşermeye devam ediyor. Hem de en yetkili makamlarda. Bu zehirli zihniyet, ülke insanımızın tertemiz dini duygularını maalesef 'Vahabbi' inancıyla iğfal etmekte; her geçen gün Kur'an ve Sünnet yolundan ayırmaktadır. Şunu da ekleyim; bir zihniyet, bir inancı yok etmeye karar vermiş ise, o inancı baş tacı eder. Bugün olduğu gibi.
     
    _nehir_, halukgta ve dderya bunu beğendi.
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.320
    Beğenileri:
    7.514
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    217 ÇTL
    Günümüzde, özellikle de genç kısmın büyük bir yüzdesi dinin kaynağı olarak Kuran'ı ve Allah'ı görmeyip, kendi kalplerindeki inancı yok sayarak, çirkin yürekli devlet adamları gibi, dini sömüren hocalar gibi tuhaf kişilere yönelip güzel dinimizi inanç olarak değil, kanıtlanması ve kazanılması gereken bir dava olarak görüyorlar.

    ve bu kötü yürekli ve sinsi bakış açıları, kalpten inanan insanları da gerçek müslümanlıktan uzaklaştırıp soğutabiliyor.
     
    halukgta bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş