1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dizel Motor Nasıl Çalışır ?

Konusu 'Motorlu Araçlar Dünyası' forumundadır ve Suskun tarafından 16 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Dizel motorların mimarı Rudolf Diesel bugünleri görseydi motorunun başarısıyla herhalde gurur duyardı. Dizel motorlar günümüze o kadar çok alanda kullanılıyor ki hayret etmemek mümkün değil.

    Lokomotiften gemilere, kamyonlardan dizel otomobillere kadar kullanılan bu motor tipini daha yakından tanımak isterseniz yazımıza devam edin.

    Yazımızın başında okuduğunuz gibi dizel motorlar adını, mucidi olan Rudolf Diesel'den alıyor. Dizel motorlar da benzinli motorlar gibi içten yanmalı ve 4 zamanlı motorlardır.

    Benzinli motorlarla çok benzerliği olmasına rağmen ana çalışma prensibi farklıdır. Benzinli motorlarda yakıt (benzin) ve hava karbüratörde karıştırılarak yanma odasına ulaşır. Burada pistonun sıkıştırdığı karışımın buji tarafından ateşlenmesiyle patlama oluşur.

    Dizel motorlarda ise durum biraz farklıdır. Pistonun içine yakıt ve hava karışımı dolmaz. Sadece hava dolar. Bu yüzden yakıt ve havayı karıştıran karbüratörler dizel motorlarda yoktur. Silindire dolan hava piston tarafından yüksek oranda sıkıştırılır. Bu sıkıştırma oranı benzinli motorlara göre daha yüksektir. Sıkışan hava yüksek basınç altında 500 santigrat derece gibi bir sıcaklığa ulaşır. İşte bu esnada silindirin içine püskürtülen yakıt alev alır ve patlama meydana gelir.

    Sonuç olarak dizel motorda buji yoktur. Onun yerine yakıt püskürten enjektörler bulunur. Aynı zamanda benzinli motorlar gibi karbüratöre de ihtiyaç duymazlar.

    Şimdi dizel motorlara daha yakından bakalım.

    Pistonun 2 kez aşağı yukarı hareketi ile 4 zaman dediğimiz emme, sıkıştırma, patlama ve egzoz zamanları oluşur. Şimdi bu zamanların nasıl oluştuğuna bakalım.

    1-Emme Zamanı: Bu safhada, emme subap'ının açılması ile pistonun içine hava dolar. Bu durumda piston aşağı doğru hareket etmektedir.

    2-Sıkıştırma Zamanı: Bu safhada piston yukarı hareket etmeye başlar. Bu sayede hava yüksek bir oranda sıkışır. Bu sıkışmanın doğurduğu yüksek basınçla havanın sıcaklığı 500 santigrat dereceye kadar çıkar.

    3-Patlama Zamanı: Bu safhada aşırı derecede ısınan havanın üstüne püskürtülen yakıt (mazot) alev alır. Bu patlamayla açığa çıkan enerji pistonu aşağı doğru iter. Güç ve dönme hareketi bu safhada oluşmaktadır.

    4-Egzoz Zamanı: Artık piston yukarı çıkmaktadır. İçerde oluşan yanmış gazlar egzoz subabının açılmasıyla pistondan dışarı atılır. Artık silindir 1 çevrimini tamamlamıştır.

    İki motor arasındaki benzerlik farkları yazımın başında anlatmıştım. Şimdi iki motor arasındaki benzerlikleri ve farkları daha iyi anlamanız için her ikisini karşılaştırması...

    DİZEL MOTOR BENZİNLİ MOTOR
    1-Emme Zamanı: Bu safhada, emme subap'ının açılması ile pistonun içine hava dolar. Bu durumda piston aşağı doğru hareket etmektedir. 1-Emme zamanı: Karbüratörden gelen benzin ve hava karışımı, emme sübabının açılmasıyla silindirin içine dolar. Bu sırada piston aşağı doğru inmektedir.
    2-Sıkıştırma Zamanı: Bu safhada piston yukarı hareket etmeye başlar. Bu sayede hava yüksek bir oranda sıkışır. Bu sıkışmanın doğurduğu yüksek basınçla havanın sıcaklığı 500 santigrat dereceye kadar çıkar. 2-Sıkıştırma zamanı: Emme ve egzoz sübaplarının her ikisi kapalı durumdadır ve piston yukarı doğru çıkar. Bu sayede benzin ve hava karışımı sıkıştırılır ve hacmi küçülür. Bu hacim küçülmesi aynı zamanda karışımın ısınmasına sebep olur.
    3-Patlama Zamanı: Bu safhada aşırı derecede ısınan havanın üstüne püskürtülen yakıt (mazot) alev alır. Bu patlamayla açığa çıkan enerji pistonu aşağı doğru iter. Güç ve dönme hareketi bu safhada oluşmaktadır. 3-Patlama zamanı: Sıkışan ve ısınan yakıt karışımı, bujiden çıkan bir kıvılcımla yanar. Yanma ufak bir patlama şeklindedir. Patlamayla genişleyen karışım pistonu aşağı doğru iter. Motorun güç üretme zamanı burasıdır.
    4-Egzoz Zamanı: Artık piston yukarı çıkmaktadır. İçerde oluşan yanmış gazlar egzoz subabının açılmasıyla pistondan dışarı atılır. Artık silindir 1 çevrimini tamamlamıştır. 4-Egzoz zamanı: Patlamayla aşağı inen piston, bu aşamada yukarı doğru hareket etmeye başlar. Yanmış gazların dışarı atılması zamanıdır artık. Piston yukarı çıkarken egzoz sübabıda açılır. Bu sayede yanmış gazlar dışarı atılır. Bundan sonra motor yeni bir çevrime başlar.


    Benzinli ve dizel motorlar arasındaki avantaj ve dezavantajlardan bahsederek konuyu bitirmek istiyorum.

    - Dizel motorlarda mazot dediğimiz daha ucuz bir yakıt kullanılır. Mazot yakıtı elde edilirken benzin gibi uzun safhalar gerektirmez. Bu yüzden daha ucuz yakıttır.

    - Dizel motorların performansı günümüzde benzinli motorların performansını yakalamıştır.

    - Düşük maliyetle yüksek oranlarda güç üretmeleri dizel motorlara avantaj sağlar.

    - Dizel motorları soğuk iken çalıştırmak biraz güç olabilir. Ama günümüz teknolojisi bunu çözmüştür.
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.092
    Beğenileri:
    4.413
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    792 ÇTL
    [​IMG]


    Sıra tipi silindirleri olan bu motorlar genellikle önden çekişli ekonomi sınıfı araçlarda kullanılır. Dört silindirli olan bu motor tipinin kullanımı çok yaygındır. Fazla yer kaplamaz, buna karşılık istenilen gücü fazlasıyla karşılayabilir.


    [​IMG]


    V tipi olarak bilinen bu motorlar ise birbirine genellikle 90 derece ile konumlandırılmış simetrik ve aynı sayıdaki silindirlerden oluşur. Örneğin yukarıda bir V6 motorunu görmektesiniz. karşılıklı üçer silindir bulunan bu motor yüksek güç üretmesi için tasarlanmış spor veya yarış otomobillerinde yaygın olarak kullanılır. V8, V12 ve V16 şeklinde daha güçlü versiyonları da vardır. Bu motorlar sıra tipli motorlardan çok daha sarsıntısız ve pürüzsüz çalışırlar. Çünkü pistonların hareketiyle oluşan merkezkaç ve atalet kuvvetleri karşılıklı olarak birbirlerini sönümler. Çekişin yani torkun güçlü ve sürekli olduğu bu tip motorlar yakıt ekonomisi yönünden sınıfta kalırlar. Bu nedenle günümüzde kullanım alanı azdır.

    [​IMG]


    Silindirlerin yatay olarak konumlandırıldığı bu tip motorların kullanım alanı azdır. Sadece birkaç marjinal otomobil firması tarafından(örneğin Subaru) kullanılır. Bu motorların şu avantajı vardır; dikey duran silindirler içerisinde piston hareket ederken pistonun kendi ağırlığından kaynaklanan büyük bir atalet kuvveti oluşur. Pistonlar yatay olduğunda yerçekimi etkisi altında oluşan piston ağırlıkları motora değil silindir yüzeylerine biner. Bu da oluşan ataleti azalttığı gibi pistonun ağırlığı neredeyse yokmuş gibi çalışarak daha yüksek devirle ve rahat hareket ettirilmesi sağlanır.
     

Sayfayı Paylaş