1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Doğan Cüceloğlu'ndan Yaşam Üzerine

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve kelebek tarafından 17 Nisan 2008 başlatılmıştır.

  1. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Doğan CÜCELOĞLU'NUN, Eğitimindeki Katılımcılarla bir konuşmasından alıntıdır.

    Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?

    Bir Katılımcı: Hocam Allah'a Şükür bildiğimiz kadarıyla yok.
    Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti
    bir şey söyler misiniz?
    Cevap: (neredeyse otomatik olarak çıkar: ÖLÜM

    Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir.
    Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir ama bundan so nra başa gelmesi kesin olan tek şey
    ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu
    benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?
    Katılımcılar: (Burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlarlar)

    Cüceloğlu: Öleceğim belli ise , benim ölümcül bir hastalığım olduğuda açıktır...
    Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
    Katılımcılar: Hayır

    Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
    Bir Katılımcı: Evet var.

    Cüceloğlu: Ya Yarın ?
    Bir Katılımcı: Evet.
    Cüceloğlu: Ya 30 yıl sonra?
    Bir Katılımcı: Olabilir.

    Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ
    salim varacağınızı nereden biliyorsunuz?

    (Sınıf sessizce dinlemeye devam eder. Çünkü; genellikle yaşama böyle bakmamışlardır.)

    Cüceloğlu: Peki bir de tersini düşünelim, bu akşam eve döndüğünüzde, bu sabah evden çıkarken sağ salim
    bıraktıklarınızı sağ bulma garantiniz nedir? , Var mıdır böyle bir garanti?
    Bir Katılımcı: Yoktur Hocam.

    Cüceloğlu: Peki nereden biliyoruz az sonra telefonun çalmayacağını ve evdekilerden birinin az önce
    öldüğünün bize söylenmeyeceğini?

    (Katılımcılar burada rahatsız olmaya başlarlar) ve Bir Katılımcı: Hocam konuyu değiştirsek?

    Cüceloğlu: Ama en yalın ve açık gerçek üzerine konuşuyoruz, biraz daha devam edelim bence. Peki, acaba
    bunu dün gece bilseydiniz, yani evde akşam birlikte olduğunuz kişilerden birinin yarın ölüm günü olduğunu
    bilseydiniz,o zamanı aynı dün gece olduğu biçimde mi geçirirdiniz? Yoksa farklı şeyler mi yapardınız?

    Bir Katılımcı: Kesinlikle çok farklı geçerdi Hocam.

    Cüceloğlu: Şimdi sizden rica ediyorum, lütfen bir an arkanıza yaslanın,gözlerinizi kapatın ve bu sabah evden
    çıkarken evde bıraktıkların ızdan birinin gerçekten öleceğini düşünün, dün akşamınızı nasıl geçirirdiniz? Aynı
    iletişim mi olurdu? Onunla aynı konuları mı konuşurdunuz? Aynı konular,tartışma yada gerginlik yaratırmıydı
    Yoksa önemsiz hale mi gelirdi? Bu sabah evden çıkarken, bu son görüşünüzde ona ne derdiniz? Onun
    boynuna sarılmakta tereddüt eder miydiniz? Çok sıkı sarılmaya mı, aynaya mı vakit ayırırdınız? Ona,
    yüreğinizin derininden gelen bir 'Seni gerçekten çok seviyorum' demeye ne gerek var diye düşünürmüydünüz
    Onun ölecek olması sizin ona duyduğunuz sevgiyi yoğunlaştırmaz mıydı?

    (Burada bazı katılımcılar ağlıyordur. Belli ki dün akşam yaptıklarından bir kısmının ne kadar anlamsız
    old uğunu şimdi fark etmişlerdir)

    Cüceloğlu: Şimdi gözlerinizi açabilirsiniz, acaba kaç tartışmamızı bu kadar gereksiz biçimlerde yapıyoruz,
    kaçı gerçekten yaşamda karşımızdakinin varlığından daha önemli, hangilerinde 'Şimdi kalbini kırdım, ama
    zaman içinde ben ondan özür dilemesini bilirim' diye kendi kabuğumuza çekilip tartışmaları donduruyoruz.
    Yarattığımız kırgınlıkları tamir etme olanağımız gerçekten var mı? Buna zamanımız gerçekten kaldı mı?



    İNSAN yiyeceksiz, giyeceksiz edemez:
    Bunlar için didinmene bir şey denmez.
    Ondan ötesi ha olmuş, ha olmamış:
    Bu güzelim ömrünü satmaya değmez.

    ömer hayyam






    Ailemiz , Yakınlarımız , Sevdiklerimiz , İş arkadaşlarımız , Komşularımız ve Hayatı paylaştıklarımızla
    birlikte geçirdiğimiz her anı önemsemek ve asla ama asla kalp kırmamak gerek hiç şüphe yok ,
    Zira Kalp Kırmanın hiç ama hiç Telafisi de yok ...
     

Sayfayı Paylaş