1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Doğan Yücetaş - Ben Kim Miyim??

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 15 Mayıs 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL
    Gururun ayaklarına vurur bazen.
    Ne gidebilirsin.
    Ne kalabilirsin.
    İki arada bir derede özlersin sadece.
    Sonra beklenmedik
    insanlar çıkagelir.
    Alt üst eder yaşamaya çalıştığın hayatı.
    Gidenlerde gider.
    Gelenlerde gider.
    Gidenler sormaz kalanın halinden.
    Sessizce kanarsın.
    Kimse sen gibi kalamaz seninle.
    Sessizce ağlarsın...

    Şimdi ;
    Bu kehanetten kurtulmamızın tek yolu var
    sevgilim.
    Karşılıklı oturup yolundan sapmış hayalleri doğru yola eriştirmekten bahsetmeliyiz...
    Hadi kaldır kirpiklerini.
    Dökülsün dudaklarından sihirli sözcükler.
    Büyüsü bozulmalı , üçüncü tekil şahısların saçmalıklarının.
    Konuşup beni sana anlatmalısın.
    Yahut susup dinlemelisin.
    Bitmedi henüz susacaklarım.
    Evde yalnız bırakılmış bir
    çocuk kadar acizim.
    Ateşin ne olduğundan habersizim.
    Seni düşünüp ateşte yanacak kadar da cesurum.
    Üzülme sen.
    Ağlama sakın.

    Sadece b
    aşkasına giderken kapıyı dışarıdan kilitlemen gerekiyordu.
    Vicdan azabına uğrama ,
    ben nadir de olsa uğrarım rüyalarına.

    Ben , sana yağmurlar besteleyen.
    Hasretini yokluğunla oyalayan,
    Sefilliğine rest çekmiş , belki gelirsin avuntusuyla yaşayan adam.
    Cayır cayır yanarken
    gözlerinin özleminden , dönüp de bakmayacak mısın.
    Öyle bir anda var oldun ki hayatımda ,
    aklım , fikrim , kalp atışlarım...
    köle oldu yokluğuna.

    Ben
    gözüne toz kaçtı bahanesiyle ağlayan adamım.
    Rüzgarları dize getirdim de , gelemedim sana.
    Biliyorum
    özlemedin beni.
    Her
    zaman ki yerde , onun sevmek bilmeyen kalbindesin.
    Mahrum etmedim seni heybemdeki tek bir harften.
    Ama bilmedin , bilemedin kıymetini.
    Aklının alamayacağı yerlerdeydim fakat akıl edemedin bir an düşünmeyi.
    Seni beklemek hayattan kopmak demekti.
    Seni beklemek kapatıp
    gözlerimi dua etmekti.
    Seni beklemek ölmeyi ertelemekti.
    Seni beklemek mezar taşını ölmeden diktirmek-ti.
    Bekledim , beklerim , bekleyeceğim.
    Hadi üç
    gülüş bir bakış bağışla yalnızlığıma.

    Ben kim miyim ?

    Belki beni dilersin diye yıldızlara kaymalarını emreden adamım.
    Olur ya sımsıkı tutarsın adımı dilinde , düşürmezsin öyle ulu orta.
    Sokaklarda sevişenlere aldırış etmeden girersin gönül kapımdan içeri.
    Adına sevmek denirse seversin.
    Özlersin.
    Gülersin belki.
    Kısılır
    gözlerin , yıllardır unutmak fiilini bile unutan gözlerimi ararsın..

    Şimdi bana kim olduğumu soruyorsun öyle mi ?
    Ben Adem’in Havva’ya olan tutkusuyum
    sevgilim
    ismini ismimin yanına bağışla
    tutkunluğuma tutukla bakışlarını...

    Dudaklarına yokluğunu sürmüş , kalemine varlığını adamış biriyim işte.
    Boş ver bunları.

    Ben ;
    seni , yanındakini ve milyarlarca
    insanı yoktan var edenin aciz bir kuluyum sevgilim.
    Ben sadece tutuklunum.
    Hadi azıcık sev beni.
    Sev ki utandırayım kendine Mecnun diyenleri...



    Doğan Yücetaş
     

Sayfayı Paylaş