1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Doğru Nefes Almanın Önemi - Nefesinizi Doğru Alıyor musunuz?

Konusu 'Genel Sağlık Bilgileri' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 2 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.434
    Beğenileri:
    7.363
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.874 ÇTL
    DOĞRU NEFES ALIYORMUSUNUZ?

    Nefes almak basit ve doğal bir eylem olması gerektiği halde çoğumuz yanlış nefes alıyoruz ve bu yanlışlığı o kadar uzun zamandır yapıyoruz ki doğrusu hakkında da hiçbir şey hatırlamıyoruz. Nefes aldığımızı zannediyoruz ama aslında tek yaptığımız nefesi içimizde tutmak: özellikle karınlarını içine çekip durmayı alışkanlık haline getiren kadınlarda doğal nefes alıp verme işlemi tamamen bozuluyor. Kısaca, yanlış nefes alarak nefesin vücudumuza vereceği pek çok iyilikten mahrum olmuş oluyoruz!

    DOĞRU NEFES ALMANIN ÖNEMİ
    Nefes almak doğal ve otomatik bir dürtüdür. Farkında olmasak da nefes alırız. O halde nasıl nefes alınması gerektiğini öğrenmek saçma gelebilir. Ancak, alışkanlıklar zaman içinde ve farkında olmadan doğru nefes almayı kişiye unutturabilir! Örneğin doğru nefes almayı önleyen duruşları alışkanlık haline getirdiğimizde kısa nefesler akciğerin maksimum kapasiteyle çalışmasını önleyebilir. Ayrıca yaşadığımız sosyal şartlar sağlığımız ve solunum sistemimiz için tam olarak uygun olmayabilir.

    Nefes almak iki nedenle çok önemlidir:
    - Vücudumuza ve organlarımıza yaşamlarını sürdürebilmeleri için ihtiyaç duydukları oksijeni sağlar.
    - Vücuttan atılması gereken atık ve toksinlerden kurtulma yoludur.

    Oksijen vücudun ana ihtiyacıdır: iç organların, bezlerin, sinir sistemi ve beynin çalışması için elzemdir. Besin olmadan birkaç hafta, su olmadan birkaç gün yaşanabilir ama oksijen olmadan birkaç dakikadan fazla yaşanamaz.

    Beynin diğer organlara oranla daha fazla oksijene ihtiyacı vardır. Yeterli oksijen almazsa zihinsel bulanıklık, negatif düşünce, depresyon ve ardından işitme ve görme bozuklukları başlar. Yaşlılar ve damar tıkanıklığı olanlar beyinlerine yeterli oksijen gitmediğinden genellikle negatif ve depresif olur. Akut bir dolaşım bozukluğunun kalbe giden oksijeni durdurması kalp krizi, beyne giden oksijeni durdurması da beyin kanamasına yol açar. Yetersiz oksijen almanın yaratabileceği rahatsızlık ve hastalıkların listesi uzun: netice olarak oksijen "kaliteli ve sağlıklı" bir yaşam için çok önemli ve gerekli!

    Özellikle oturarak çalışan insanların sürekli yorgun hissetmeleri, sinirli ve verimsiz olmalarının ana sebeplerinden biri yetersiz oksijendir. Uyku düzenlerinde de sorun yaşarlar ve bu nedenle güne kötü başlarlar. Fasit döngüde bağışıklık sistemleri de zayıflar ve sorunlar artarak devam eder. Doğru nefes almak tüm bu sorunları ortadan kaldırabileceği ve dolayısıyla hayat kalitesiyle paralel olarak başarıyı da artıracağı için önemlidir.

    Canlılık ve gençliliğin ana sırlarından biri temiz kan dolaşımıdır. Bunu elde etmenin en kolay yolu da soluduğumuz havada saklıdır. Doğru nefes alarak vücudun tüm organlarının doğru beslenmesini sağlayacak ve verimlilik sürelerini artıracak; bu arada daha sağlıklı bir cilde de kavuşacaksınız. Kısaca doğru nefes almak gençleşme sürecinizi başlatacaktır.

    NEREDE YANLIŞ YAPIYORUZ?
    Nefesimiz fazla sık ve fazla sığ! Yeterince oksijen almıyor ve yeterince karbon dioksit vermiyoruz. Sonuç olarak vücutlarımız oksijene aç ve fazla toksinle yüklü! Vücuttaki her hücrenin oksijene ihtiyacı vardır ve canlılık seviyemiz tüm hücrelerimizin sağlıklı olmalarıyla doğrudan ilişkilidir.

    Sığ nefes alıp vermek akciğerlerin yeterince çalışmamasına neden olur. Netice olarak bazı fonksiyonlarını kaybederek cansızlığı artırır, yaşlanmayı hızlandırır, bağışıklık sistemini bozar. Örneğin fil gibi yavaş nefes alıp veren hayvanların ömürleri daha uzundur. Daha yavaş ve daha derin nefes alıp vermemiz gerekir.

    Neden sık ve sığ nefes alırız? Bunun ana sebepleri aşağıdakilerdir:
    - Genellikle acelemiz vardır. Nefesimiz de bu düzene uyum sağlar.
    - Modern yaşamın stresi hızlı ve sığ nefes almamıza neden olur.
    - Kolayca hislerimize kapılıyoruz: hızla sinirlenebiliyor, kızabiliyor veya endişelenebiliyoruz. Tüm bu negatif duygular nefesin hızlanarak sığlaşmasına sebep olur.
    - Modern teknoloji fiziksel aktivitelerimizin çoğunu yok etmiş durumda. Bu da doğru nefes için ters bir etki.
    - Daha çok kapalı alanlarda çalışıyoruz. Bu da daha fazla kirli hava solumamız anlamına geliyor. Vücut otomatik olarak daha az nefes alarak kendini korumaya çalışırken, yanlış nefes almak bir alışkanlık haline geliyor.
    Yaşam ilerledikçe yanlış nefes alma alışkanlığı kalıcı bir hale gelir ancak bilinçli bir şekilde doğru nefes almaya tekrar yönelirsek zarardan dönülebilir.

    "Normal" dediğimiz hayat tarzımızda akciğer kapasitesinin %10'unu kullanırız. Bu yaşamak için yeterli olmakla birlikte "sağlıklı" olmak için yeterli değildir.

    NEFESİN ANATOMİSİ
    Normal nefes alırken, hava, özel bir güç, ses veya abartılı bir hareket yapılmadan burundan alınır. Kısaca, farkına varılmadan yapılır. Çoğumuzun içimize aldığımız havanın hangi yolu kat ederek nereye, nasıl ulaştığı konusunda fikri yoktur.
    Her normal, abartısız nefesin dört ana etabı vardır:

    - Nefes alınır
    - Nefes vermeden önce kısa bir duruş aşaması vardır
    - Nefes verilir
    - Yeniden nefes almadan önce kısa bir duruş aşaması vardır.

    Duruş aşamalarından hiçbiri aslında duruş değildir çünkü her ikisi birbirine ters iki akım arasındaki dönüşümü sağlar.

    Birçok nefes çeşidi içinde 10 bariz çeşit nefes vardır, bu da nefesin aslında ne kadar karmaşık bir yapısı olduğunun kanıtıdır:
    - Gürültülü veya sessiz nefes
    - Hızlı veya yavaş nefes
    - Düzenli veya düzensiz nefes
    - Düzgün veya düzensiz nefes
    - Derin veya sığ nefes
    - Eforlu veya eforsuz alınan nefes
    - İstemli veya istemsiz nefes
    - Ağızdan veya burundan alınan nefes
    - Rahat veya sıkıntılı nefes
    - Yüksek, orta, alçak nefes (nefesin nereye alındığıyla ilgili ayrım)
    Nefesle ilgili organlarımız ise şunlardır:
    - Burun ve ağız
    - Farinks ve larinks
    - Bronşlar
    - Akciğerler ve torasks

    Ortalama bir yetişkin dinlenirken dakikada 16 kez nefes alıp verir. İçimize çektiğimiz hava yaklaşık olarak %79 nitrojen, %20-21 oksijen, 0.04% karbondioksit ve az miktarda diğer gazlar ve su buharıdır. Dışarıya verilen nefeste ise %79 nitrojen, %16 oksijen, %4 karbondioksit ve az miktarda diğer gazlarla su buharı bulunur. Yani nefes alıp verirken yaşanan en önemli değişim %4 oksijen oranıyla %4 karbondioksit oranıdır.

    NEFES ALMA TEKNİKLERİ
    Çoğumuz üç veya dört tür solunum kullanırız. Bunlar yüksek, orta, alçak veya komple solunum türleridir. Komple solunum diğer üçünün birden kullanılmasıyla alınan nefes şeklidir.

    Yüksek solunum: Göğüs ve akciğerlerin üst tarafında oluşan ve göğüs kafesi, omuz ve ensenin kalkmasıyla oluşan solunumdur. Astımlı kişiler, fazla sıkı kemer takmış olanlar, midesi fazla dolu olanlar veya çabuk nefes nefese kalanlar sıkça bu solunum türüne sığınır. Bu nefes alma şekli sığdır ve alınan nefesin çoğu gerekli yerlere ulaşmaz. Akciğerlerin sadece az kapasitesi olan üst lobları kullanıldığından bu solunum şekli en istenmeyen sayılabilir. Dar giysiler kullanan kadınlar arasında yaygın olan bu solunum türü sindirim problemi olan kişilerde de görülür.

    Alçak solunum: Göğüs ve akciğerlerin alt tarafında oluşan solunumdur. Yüksek veya orta solunumdan çok daha etkindir. Bu solunumu kullanmak için nefes alırken yavaşça mideyi öne iter ve nefes verirken midenin yerine dönmesine izin verirsiniz. Diğerlerinden iyi olmasının dört ana sebebi vardır:

    1. Nefes alırken daha fazla hava çekilir çünkü akciğerlerin alt lobları buna daha müsaittir.
    2. Diyafram ikinci bir kalp görevi görerek pistona benzer hareketi ciğerlerin altını genişleterek damarlardaki akışı artırır; bu da dolaşımın genel anlamda iyileşmesine neden olur.
    3. Bölgedeki diğer organlara diyaframın yukarı-aşağı hareketi sayesinde masaj yapılmış olur.
    4. Bu solunumun sinir sistemine de pozitif etkileri vardır.

    Orta solunum: Bunu anlatmak diğerlerine oranla daha zordur. Ana hatlarıyla akciğerlerin orta kısımlarına nefes doldurularak yapılan solunum şeklidir. Bu tür de sığ bir solunum şeklidir. Yüksek solunuma oranla iyi ama alçak solunuma göre yetersizdir.
    Komple solunum:Tüm solunum sistemini içerir, ayrıca akciğerlerin tüm loblarını kullanmakla kalmaz, onları genişleterek daha fazla hava almalarına da neden olur. Bu tür nefes sadece nefes egzersizleri yapılırken uygulanabilir. Normal yaşam süresince alçak solunum uygulamak gerekir.

    DOĞRU NEFES ALMAYI ÖĞRENMEK
    Uyurken derin nefes alırız. Dolayısıyla doğru nefes almayı öğrenmek için basit bir yöntem olan uyuma simülasyonu yapmak gerekir: sırt üstü yatıp gözlerinizi kapatın, tüm vücudunuzu rahatlatıp uyuduğunuzu farz edin ve nefesinizi derinleştirin. Ciğerlerinizin önce alt, sonra orta ve üst loblarını havayla doldurmaya çalışın. Nefes verirken önce üst sonra orta ve en son alt loblardaki havayı boşaltmaya çalışın. Bunları yaparken herhangi bir efor harcamayın ve solunumu bütünsel bir işlem olarak gerçekleştirin. Ağzınız mutlaka kapalı olmalıdır.

    NEFES EGZERSİZLERİ
    Birinci Adım
    Oda sıcaklığını ve ışığı en rahat edebileceğiniz şekilde ayarlayın.
    Sırt üstü yatın ve göbek deliğinizin hemen altına hafif bir kitap yerleştirin.
    Kitabın her nefes alışınızda yükselmesini ve nefes verişinizde alçalmasını sağlayacak şekilde nefes alıp verin.
    Bunu 3-4 dakika boyunca uygulayın.

    İkinci Adım
    Nefesi karnınıza getirmeyi öğrendikten sonra kitabı bu kez göbek deliğinizin üst tarafına yerleştirin.
    Yine aynı şekilde nefes alıp verirken kitabın yükselip alçalmasını seyredin.
    Bu egzersizi de 3-4 dakika uygulayın.

    Üçüncü Adım
    1 ve 2. adımların karışımını yaparak karnınızın hem altını hem üstünü şişirerek nefes alıp sonra nefesinizi verin.

    Dördüncü Adım
    1, 2 ve 3. adımları bir araya getirerek nefesi göğsünüze getirmeyi öğrenin.

    Bu adım çoğu kimseye kolay gelebilir çünkü göğüsten nefes almaya herkes alışıktır ve bu nefes şekli herkese doğal gelir. Bu durumda kitabı göğsün üstüne koymak gerekmeyecektir.
    Nefes alırken karın altından başlayarak karın üstü ve göğsü şişirene kadar içinize nefesi çekin.
    Doğru nefes almak işte bu kadar basit! Bunu öğrendiğinize göre artık böyle nefes alarak vücudunuzun aldığı nefesten maksimum oranda yararlanmasını sağlayacak ve nefeste gizli olan sağlığa kavuşacaksınız!

    Tümünü bir araya getirmek…
    Kitap yardımı olmadan doğal ve doğru şekilde nefes alıp vermeyi deneyin. Unutmayın üç odayı (karın altı, karın üstü ve göğüs) tamamen nefesinizle doldurduktan sonra boşaltmalısınız.
    Nefes alıp verme işlemini yavaş ve güç sarf etmeden gerçekleştirin. Söz konusu olan doğal diyafram solunumudur. Alışmaya veya öğrenmeye çalıştığınız her şeyde olduğu gibi alıştırma gerektirecektir. Bir sure sonra karnınızı nefesle doldurarak solunum yapmak da size doğal gelecektir. Doğru nefes daha az stres, daha huzurlu ve sakin bir vücut demek olduğundan bunun size getireceği faydalar çoktur.

    DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER
    Doğru ve derin nefes alarak elde edilecek yararlar şunlardır:
    Vücuttaki kan kalitesi, artmış olan oksijen oranı nedeniyle yükselir. Bu da sistemden toksinlerin atılmasına yardımcı olur.

    Besinler daha iyi emilir ve sindirilir. Mide gibi sindirim sistemi organları daha fazla oksijen alır ve daha iyi çalışır.

    Beyin, omurilik, sinir merkezleri ve sinirler dahil olmak üzere sinir sisteminin sağlığında düzelme sağlanır. Bunun nedeni artan oksijen girişiyle sinir sisteminin iyi beslenmiş olmasıdır. Bu da vücudun her bölgesine ulaşan sinir sisteminden tüm vücuda sağlık yayılması anlamına gelir.

    Vücudun salgı bezlerinde gençleşme görülür. Bunun nedeni şudur: beyin diğer organlara nazaran üç kat fazla oksijene ihtiyaç duyar. Bu da yeterince beslendiğinde kontrol ettiği bezlerin iyi çalışarak metabolizmanın gençleşmesine yardımcı olacağı anlamına gelir.

    Cilt gençleşir. Kırışıklarda azalma yaşanır ve cilt pürüzsüzleşir.

    Derin solunum sırasında diyaframın hareketi iç organlara masaj etkisi yaparak bu organlardaki kan dolaşımını uyarır.

    Derin, yavaş solunum kalbin yükünü hafifletir. Bu da daha dinç, daha etkin ve kuvvetli bir kalp demektir. Ayrıca daha düşük tansiyon ve dolayısıyla daha az kalp hastalığı ihtimali anlamına da gelir.

    Derin ve yavaş solunum kilo kontrolüne de yardımcı olur. Eğer fazla kilonuz varsa fazladan alacağınız oksijen yağlarınızın daha etkili yakılmasına yardımcı olur. Eğer fazla zayıfsanız fazladan alacağınız oksijen aç kalmış olan doku ve bezlerin beslenmesine yardımcı olur. Bir başka deyişle doğru nefes, doğru kiloya yardımcı olur.

    Yavaş, derin ve ritmik solunum kasların yavaşlayarak kalp atışlarınızın yavaşlamasını sağlayacak ve sonuç olarak vücutla birlikte kafanızın da rahatlamasına yardımcı olacaktır.
     

Sayfayı Paylaş