1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dokunmayın Bana!

Konusu 'Aşk' forumundadır ve Hazangülü tarafından 15 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    çok ekşi bi gün..
    ağzımda kumlu bi tat bırakıyor.
    canım sıkkın bir parça ölme isteği hüküm fikrimin bir köşesinde...

    mutluluklara kolay alışıyorum galiba, artık herşey canımı sıkıyor. yarın iş var gitmek istemiyorum, nefret ediyorum ordan, daha şimdiden sıkıntısı çöktü üstüme...
    herşey boş...

    kafamı suya sokup bayılana kadarda orda nefessiz kalmak istiyorum...
    karanlık soğuk bir ormanda öylece yere uzanıp cenin gibi kıvrılıp ağlamak istiyorum
    ama yinede hiç bir korku, hiç bir yer alamayacak içimden bu kasveti.
    pazar günlerini hiç sevmedim zaten....

    kendimden nefret ediyorum, böyle oluşumdan
    sinirlerimi bozuyorum... tahammül edemiyorum kendime çoğu zaman....

    kime yollanacağı belli olmayan bu duygu pörsümeleri tuşlarla akıp gidiyor, içimden çıkamayacağı kadar hızlı bir şekilde. ayaklarım üşüyor ki hep üşür ama bu başka bir üşüme çivi gibi batıyor, yakıyor canımı ısıtanımın olmaması. olsa belki şu halimle onu bile tersliycem iticem ayağımın tersiyle...

    saçlarım ipek gibi yumuşacık ve hoş bi kokusu var....

    herkesin mutluluğuna alkış tutarken içim ağlıyor kendi mutsuzluklarıma....
    odam çok dağınık toplama düşüncesi bile yoruyorken beni, dağınık olması çok sinir bozucu.

    tenim yumuşacık ve davetkar, kendi has kokusu devir daim yapmakta olmadık zamanların çıkmadık sokaklarında...

    bir kahve yapsam mutluluğumu geri getirebilirmiyim??
    saçma gelmesin sakın ben öyleyimdir...
    kocaman ve çok ciddi üzüntüleri bir kahveyle yada eski bir resimle atlatabilirken;
    minicik tatsızlıklarıı büyütecimle kocaman yapıp onlar için feda olabilirim...
    kapanırım içime, kabuğum sert
    Terazidir burcum biraz ondan olsa gerek
    ciok icime kapanik ve duygusalim
    kapanırım ve ordan sıkılana kadar ne olursa olsun kafamı bile çıkarmam

    dudağım kanıyor...
    oyalanma telaşıyla dudağıma sürdüğüm kaygan parlatıcının üstünden damla damla akıyor kanım...
    tadı sert biraz...

    hissettiğim soğukluk göğüs uçlarımın belirmesine neden oluyor,
    her belirginlik için üşümek zorunda kalmak ne acı...

    saçmalamakta sınır tanımayan zihnime kocaman bir hayal gücü eşlik ettiği için belkide bu can sıkıntısı
    olamadığım kişileri, gidemediğim yerleri, yaşayamadığım zamanları düşleyip hüzün arası ince bi kaşar tadıyla yiyip yutmak...

    anlaşılmayı beklemiyorum artık
    ve çok oldu bundan vazgeçeli....

    şimdi bunları yazıyorum ve inan öylesine değil,
    yazdıklarımı okudukça bir parça daha nefret ederken kendimden, daha da çok seviyorum belki.
    su şişemden yere damla damla sular akıtıyorum
    bir sebebi olduğundan değil
    sebepsiz dökülen gözyaşlarımın yerine koyuyorum belki

    kendime sinir oluyorum
    sevgiye doymazlığım
    arsız düşlerim
    zamansız çıkışlarım
    nedensiz hıçkırışlarım
    dengesiz ruhum
    herşeyimden sıkılıyorum
    ve tahammül edemiyorum kendime...

    benim derdim kendimle
    başkasıyla yaşadığım dertler sonsuz değil
    nası bir derdim olursa olsun en fazla şiddete başvursam hallederim
    ama kendime uyguladığım şiddet daha ağır
    tamamen psikolojik
    ve yaraları daha derin

    tırnaklarım uzun ve bakımlı çok hoş görünümleri var,

    canım sıkkın ve nefret ediyorum kendimden...
    yaz gelsin artık zaman geçsin....
    kendimi yeniden seveyimmm....

    yorganımın içine girsem, çıplak tenimi örtse tamamen
    sıcaklık artsa
    ben kendimi başka zamanlarda düşlesem
    farklı iklimlerde, herşey huzur verse
    şuan hiç bişeyin vermediği kadar...

    bekliyorum
    yada hayal ediyorum
    çok zor iş.....


    şimdi ...
    ey bu kendimle iç hesaplaşmamı okuyucu!!
    sana diyorum ki
    canım çok sıkkın...
    acaba senide boğarmı bu can sıkıntısı....

    beni benimle bırakın,
    dokunmayın,
    konuşmayın,
    suçlamayın,
    sogulamayın,
    azarlamayın...

    susun!!

    beni yalnız bırakın!!!
    herkesin mutluluğuna alkış tutarken içim ağlıyor kendi mutsuzluklarıma....
     
  2. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Dokunsalar ağlarım şimdi.


    Acısını tarif edemeyen neye niçin ağladığını bilmeyen çocuklar gibiyim.
    Sanki çok sevdiğim oyuncağım elimden alınmış
    yada ben fırlatıp atmışım ama parçalandı diye kızıyorum etrafıma.
    Duygularını tarif edemeyen somut olmadığını bildiği halde
    görünen bir yaraya kanıyor diye bakakalıp ağlayan çocuklar gibiyim.
    Dokunsalar ağlarım diyorum ağlıyorum. Ağlıyorum..
    Gözyaşlarının bitmeyeceğini söylemişlerdi ama öyle bir an geliyor ki
    ağlamak acıya yetmiyor. Gülümsemeye başlıyorum.
    Buruk ve anlamsız bir gülümseme asılı kalıyor dudağımda.
    Boşluğa takılı kalmış bakışlarla dalıyorum.
    Gözlerimin içinden geçiyor her şey ama bana kalan yok.
    İşte bu noktada fark ediyorsun sende içimden bir şeylerin düştüğünü.
    Kendini her aradığında bulduğun bakışlarım yok.
    Demiştim sana korkularımı anlatmaya çalıştığımda ciddiye almamıştın.
    Gözlerimdeki seni kaybettim diyorum
    duygularım değişti diyorum ve hep yaptığın gibi suçluyorsun beni.
    En çok buna dayanamıyorum.
    Anlatamadıklarım değil aslında söylemeye çalıştığım
    niyetimin sorgulanmaya ihtiyacı yok çünkü seni hiç kandırmadım.
    Beni hayatında istemezken
    şimdi hayatımdan çıkmakla ilgili tehditkar sözler savurman niye?
    Bunca zaman seni kendime yakın hissetmedim ki
    hayatımda herkes vardı bir sen yoktun.
    Şimdi gidiyorum diyorum suçluyorsun.
    Kendine yabancı duruyor saldırgan bir tutumla içimdeki aşkı yok ediyorsun.
    Beni kırıyorsun ve ben hala seni sevmeye çalışıyorum.
    Hala seni hayatımda tutmaya çalışıyorum.
    Masum bir sevdaya kendi anlamlarımı yüklemişimyeni yeni görüyorum.
    Seni sevme gerçeğim değişmiyor
    değişen karşılıksız olduğunu söylediğin bu aşktan çıkıp gitmem sadece.
    Sessiz kalalım istiyorum bundan böyle.
    Bırakalım sessizce yerini alsın bu masal da diğer masallar arasında.
    Sessizlikte yüzdüreyim kağıttan gemilerimi serin sularda dağılmalarını izlerken. Sus..
    biliyorum senin içinden geçenleri
    tekrar tekrar anlatıyor olmak değiştirmiyor var edemeyeceğimiz birlikteliği.
    Hiç değersizleştirmedim ki ben seni.
    Şimdi bırak yalnızlığımdan yana olsun her şey sensizliği öğrenmeli.
    Hani mutluydun sen hani nettin ötekilere ait duygularında?
    Dokunsan ağlarım şimdi diyorsam da gözyaşı yok.
    Artık bu aldatılmışlık duygusuyla kalmak istemiyorum.
    Harcanmayan çabalar ve söylenmeyen hisler tutunulur gibi değil.
    Düşüyorsun her seferinde. Artık susmak istiyorum.
    Bastığım yer kaymasın istiyorum. Öfkenle baş edemiyorum.
    Bana ifade etmek istediğin duyguları da kendine sakla
    artık çok geç bu aşka duygu tarafından bakmaya.
    ‘Geç kaldın..’
    hatırla sana ait bu söylem aslında.
     
  3. eFSaNe_KaRTaL

    eFSaNe_KaRTaL | çArŞı | Özel üye

    Katılım:
    12 Şubat 2008
    Mesajlar:
    5.040
    Beğenileri:
    41
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Yaşanıp da bitenden daha acıdır yaşanmadan bitenle
    Banka:
    44 ÇTL
    damardan girmişin valla..efkarLandım..sğL ;)
     
  4. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    bu secim bugunku :(( duygum bazen gercekler acidir :((( uzun suredir ilk defa cocuklar gibi hickirarak aglamak istedim :(
     

Sayfayı Paylaş