1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dost Sandıklarımın Şerefinedir Bu Yazı‏

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve (нαявιι) tarafından 13 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. (нαявιι)

    (нαявιι) Üye

    Katılım:
    11 Ocak 2010
    Mesajlar:
    67
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    180
    Banka:
    5 ÇTL
    Hayat bazen içinden tek başına çıkılamayan bir çile yumağına döndüğündeyanında bir dost arar içimizdeki solgun yürek;
    bulursa ne âla…


    Bu aralar huysuz ihtiyarlar gibiyim.
    Geçmişimi dostlarımı dost sandıklarımı
    emek verdiklerimianılarımı her şeyi sorgular oldum.
    Bunca sorgulamadan sonra elimde kalan o kadar az şey var ki.
    Bir elimin parmak sayısını geçmeyen sayıda dost
    bol miktarda dost sandığım ve verdiğim emekler…


    Bu kadar mı geçmişin hatırı?
    İnsanlar yaşarken sadece zamanı geçirmek ve
    eğlenmek adına mı yaşarlar?
    Paylaşmanın tek taraflı adaletsizliğinde
    dost bildiklerime neden hep ısrarla veren ben olmuşum?
    Salak mıyım yoksa!


    Şu durumda onlarca dost sandığım benimle sadece zaman geçirmiş! Ne acı!


    Michael De Montaigne’nin dostu Etienne de la Boetie için yaptığı tanımlamaya bakın:


    ‘Ruhlarımız o kadar sıkı bir birliktelikle yürüdü
    birbirini o kadar coşkun bir sevgiyle seyretti
    ve en gizli yanlarına kadar birbirine öyle açıldılar ki
    ben onun ruhunu benimki kadar tanımakla kalmıyor
    kendimden çok ona güvenecek hale geliyordum.


    Öteki sıradan dostlukları buna benzetmeye kalkışmayın:
    Onları hem de en iyilerini ben de herkes kadar bilirim.
    O dostluklarda insanın
    eli dizginde yürümesi gerekir:
    Aradaki bağ güvensizliğe hiç yer vermeyecek kadar düğümlenmiş değildir.’


    Sahte dostluklarda elin dizginde yürümelisin diyor
    büyük usta Montaigne.
    Düşündüm de bu zamana kadar dostluklarımda
    elim dizgine hiç gitmemiş;
    dizgine gitmeyen elimi kırmak da
    etrafımdaki dost müsveddelerine kalmış.
    Hayat insana her dakika yeni bir şeyler öğretiyor ve her dakika bir şeyleri hızla alıp götürüyor.
    Dost sandıklarımın şerefinedir bu yazı.
     

Sayfayı Paylaş