1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dramatik şiir nedir ? Dramatik Şiir Örnekleri

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 12 Aralık 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Dramatik şiir nedir ?

    Tiyatroda kullanılan şiir türüdür. Eski Yunan edebiyatında oyuncuların sahnede söyleyecekleri sözler şiir haline getirilir ve onlara ezberletilirdi. Bu durum dram tiyatro türünün ( 19. yy. ) çıkışına kadar sürer. Bundan sonra tiyatro metinleri düz yazıyla yazılmaya başlanır.

    Dramatik şiir harekete çevrilebilen şiir türüdür. Başlangıçta trajedi ve kommedi olmak üzere iki tür olan bu şiir türü dramın eklenmesiyle üç kere çıkmıştır. Bizde dramatik şiir türüne örnek verilmemiştir. Çünkü bizim Batı’ya açıldığımız dönemde ( Tanzimat ) Batı’da da bu tür şiirler yazılmıyordu; nesir kullanılıyordu tiyatroda. Bizim tiyatrocularımız da tiyatro eserlerini bundan dolayı nesirle yazmışlardır. Ancak nadirde olsa nazımla tiyatro yazan da olmuştur. Abdülhak Hamit Tarhan gibi…

    Eşber den bir parça:

    Halketsem esirlerle leşker,
    Mahveylesem ordularla asker,
    Olsa bana hep mülûk çâker;
    Cinsince o iktidar münker,
    Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!
    Âvâze-i dehr iken tanînim,
    Gördüm ana değmiyor enînim;
    Milletlere karşı âhenînim;
    Bir âfete karşı nazenînim.
    Afetse de ey ilâh göster!
    Bilmem bana ân mı, şân mı lâzım?
    Gülbün mü ya kehkeşân mı lâzım?
    Âguuş-u vefâ-nişân mı lâzım?
    Bir pençe-i hun-feşân mı lâzım?
    Canan mı güzel, cihan mı hoş-ter?
    (Abdülhak Hâmit TARHAN)



    GELİNLİK KIZIN ÖLÜMÜ

    Salâ verilirken kalktık kahveden
    Kızın babası yanımızda boyu uzun
    Zayıf ağzı mırıltılar.
    On köylü iki subay bir tezkereci er
    Sıralandık ahşap mescidin avlusunda
    Aldık cenazeyi sarsmadan iğreti
    Ve hafif gözlerimiz yerde
    Kayıp bir tayın izini süreriz sanki…

    Melih Cevdet Anday


    SUNA

    Bu hepsini işitmiş… Sen gün günden ağırsın!
    Gönlüm sana derdini daha nasıl bağırsın ?
    Ey Tanrı senin de mi boşaldı deryaların ?
    Senin de kalmadı mı bir teselli pınarın ?
    Biz senin rahmetini bekliyorken ufuktan
    Bizler gibi sende mi bunaldın susuzluktan ?
    En sonra Gök Tanrısı Su Tanrısı ’ yken adın
    Suna’ nın bir içimlik kanına mı susadın ?

    F.N.ÇAMLIBEL



    Halketsem esirlerle leşker
    Mahveylesem ordularla asker
    Olsa bana hep mülûk çâker;
    Cinsince o iktidar münker
    Fevkimde uçar tuyûr-u kemter!

    Âvâze-i dehr iken tanînim
    Gördüm ana değmiyor enînim;
    Milletlere karşı âhenînim;
    Bir âfete karşı nazenînim.
    Afetse de ey ilâh göster
     

Sayfayı Paylaş