1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Duanın hemen icabet edilmemesinin sebepleri..

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve SAHRA_BUSE tarafından 8 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. SAHRA_BUSE
    No Mood

    SAHRA_BUSE MiKRoSKoBiKCaNLı Özel üye

    Katılım:
    6 Mart 2012
    Mesajlar:
    2.989
    Beğenileri:
    3.804
    Ödül Puanları:
    8.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    744 ÇTL
    Kim bir hacet için dua eder de duası hemen kabul olunmaz ve haceti hemen verilmezse, bu durum birkaç şekilde yorumlanır:

    _Birincisi:

    Duaya mutlaka icabet hâsıl olur, icabet edilmemesi muhaldir. Muhakkak ki duaya icabet, ihtiyacın giderilmesindenayrı bir şeydir. İhtiyacın giderilmesi de, duanın icabetinden apayrı bir şeydir… Duanın icabeti, kulun:

    “Ya Rabbi!” dediğinde, Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin ona:

    “Buyur kulum!” demesidir.

    Bu vaad edilen ve mevcut olan icabettir. Bu hal, doğrulukla O’na yönelen herkes içindir.

    İhtiyacın giderilmesi ise, istenen şeyin verilmesidir. İstenen şeyin verilmesi bir kaç şekilde tecelli eder:

    1 -Bazen hemen verilir.

    2-Bazen uzun bir süreden sonra meydana gelir.

    3-Bazen âhirete kalır.

    4-Bazen ondan daha hayırlı bir şey kendisine verilir.

    _İkincisi:

    Duaya icabet, tek bir cihetten değildir. Belki icabetin birçok cihet ve yönleri vardır. Hadîs-i şerifte şöyle buyruldu:

    “Müslüman’ın duası, şu üç sebepten biri dışında reddedilmez:

    1 - Ya günah olan, ya da akrabayla ilişkiyi kesme ile ilgili olan bir konuda dua eder.

    2-Veya istediği şey kendisi için âhirette bırakılır.

    3-Ya da duası kadar kendisinden bir kötülük def edilir.

    “Herhangi (müslüman) bir kişi, bir dua ile Allah’a dua ettiğinde kesinlikle duasına icabet edilir. (Bu kabul:)

    1- Ya hemen dünyâda âdlen verilir.

    2- Ya âhirete bırakılır.

    3- Ya duasının miktarınca günahları silinir.

    (Kişi, duada günah olan bir şey istemedikçe, ya da yakın akrabayla alâkasını kesen bir kişi olmadıkça veya acele etmedikçe duası kabul olur.)

    (Sahabeler) sordular:
    Ya Rasûlellah, insan nasıl acele eder?” Efendimiz s.a.v. Hazretleri buyurdular:
    Ben Rabbime dua ettim, Rabbim duamı kabul etmedi. diyerek aceleci olmuş olur.
    “Bir (müslüman) kul dua ettiğinde, muhakkak Allah onun istediğini ona verir veya onun istediği hayır kadar ondan bir şerri defeder. Ancak günah, yâni kötü bir şey için dua eden veya akraba ile ilgiyi kesen kimse bundan müstesnâ’dır.

    _Üçüncüsü:

    Daha önce de geçtiği gibi duaya icabet Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin meşietine yâni dilemesine bağlıdır.

    _Dördüncüsü:

    Kulun duasına icabet edilmesinin şartı, kulun da Allah-ü Teâlâ Hazretlerinin davetine icabet etmesidir. Zîrâ Allah-ü Teâlâ âyeti kerimede şöyle buyurdu:
    -”O halde onlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla imân etsinler.

    _Beşincisi:

    Muhakkak ki duanın şartları ve edepleri vardır. Bu şartlar ve edepler, icabetin sebepleridirler. Bu şart ve edepleri mükemmel ve tam bir şekilde yerine getirenler, icabet ehli olup duaları kabul olunur. Bunları ihlâl eden yerine getirmeyenler ise, haddi aşanlardan olur ve o kişi cevâp ve duasının kabul edilmesine hak kazanmış olmaz.


    İsmail Hakkı Bursevi, Rûhu’l-Beyan Tefsiri: 2/356-358
     
    kAşİf bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş