1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünya Basınında Almanya Türkiye Maçı

Konusu 'Futbol' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 26 Haziran 2008 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.415
    Beğenileri:
    7.323
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.713 ÇTL
    A Milli Takımımızın, 2008 Avrupa Şampiyonası yarı finalinde iyi bir oyun ortaya koymasına rağmen Almanya'ya 3-2 yenilerek şampiyonaya veda etmesi dünya basınında geniş bir şekilde yer aldı.

    Millilerimizin, Almanya maçı İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Macaristan basınında şu şekilde yer aldı:

    İNGİLTERE BASINI

    The Daily Telegraph gazetesi, Philipp Lahm'ın son dakika golünün Türkiye'yi evine, Almanya'yı ise finale taşıdığına dikkat çekerken, Alman Milli Takımı'nın hep tur geçen, kazanan bir takım olarak tanındığını, Almanların 1954 Dünya Kupası finalinde kendine güvenmeyi öğrendiğini hatırlattı ve "Ama dün neredeyse kaybediyorlardı" yorumuna yer verdi.

    "Almanlar 6. kez Avrupa Kupası finaline ulaşmaya sadece 6 dakika uzaklıktayken Türkler yine olağanüstü bir şey yaptı" diyerek Semih Şentürk'ün attığı gole dikkat çeken gazete, Avusturya medyasının Türkiye'nin Hırvatlar karşısında aldığı zaferi "Viyana mucizesi" olarak nitelendirdiğini hatırlattı. Gazetenin yorumunda, "Biz de az kalsın Basel mucizesine tanık olacaktık" denildi.

    Çeyrek finalde yine Semih Şentürk'ün attığı bir golün Hırvatların bütün direnişini kırdığını da hatırlatan Telegraph yazarı, "Ancak bu kez Almanların direnişi ortaya çıktı" dedi ve ardından gelen Lahm'ın golünün sonucu belirlediğini kaydetti.

    Semih'in diğer maçlardaki rolüne de dikkat çeken ve genç futbolcunun adının "kurtarıcı" anlamına geldiğine işaret eden gazete, Fatih Terim'in mucizelere inanmadığına dair sözlerine atıfta bulunurken, Sabri'nin Lahm'a müdahalesinde hakemin vermediği penaltının dışında, Türklerin şansa ve mucizeye güvendiklerini söylemenin mümkün olmadığını vurguladı.

    Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim'in, "nasıl mücadele edileceğini iyi bildiğini" de belirten Telegraph yazarı, Terim'in yaralı ve cezalı 9 oyuncusu varken tek geçerli stratejinin orta sahayı elinde kalanlarla doldurmak ve fırsat buldukça saldırmak olduğunu bildiğini yazdı.

    Almanların son derece gergin göründüklerini de belirten yazar, ilk yarı istatistiklerinin Türkiye'nin 11 kez şut attığını ve 9'unun hedefi bulduğunu gösterdiğini de hatırlattı.

    The Independent gazetesi de Lahm'ın son sözünün Türkiye'nin asla vazgeçmeyen kahramanlarını finalden ettiğini yazdı.

    Alman Milli Takımı'nı "'yıpratırlar, şansınız olduğuna inandırırlar ve tam bunu beklediğinizde de kalbinizi kırarlar" sözleriyle anlatan yazar, bunun tipik Alman Milli Takımı olduğunu belirtirken, "Bbu maç Lahm'ın son dakika golüyle kazanıldı, Almanya 2008 Avrupa Kupası finaline giden takım oldu, ama göz kamaştıran taraf Türkiye'ydi, korkusuzca oyunlarıyla neredeyse bu turnuvanın akışını dramatik biçimde değiştireceklerdi" dedi.

    Kimsenin yarı finalde yenilmiş, ancak bu kadar umutsuz koşullarda böylesine mücadele eden bir takım hatırlamadığı da kaydedilen Independent'in maç yorumunda, "Maçın bitimine 4 dakika kala Semih'in golüyle maçı kurtardıklarına inandılar, terk etmek istemedikleri turnuvada bu dördüncü tahayyül edilemeyen geri dönüşleriydi. Stadyumdaki bizler gözlerimizi oyundan alamadık" denildi.

    Almanya'nın sinirlerine hâkim olmak gibi geleneksel özelliği ve Lahm'ın asla kaçırmayacağı bir pozisyon sonucu attığı golle galibiyeti yakaladığına işaret edilen yorumda, Almanya'nın dün gece oynanılan maçta "iyi oynayan taraf olmadığı halde önümüzdeki Pazar günü 13. kez Dünya ve Avrupa Şampiyonalarında final oynayacağı" hatırlatıldı.

    Rüştü'nün Almanya'nın ikinci golünde hatalı olduğunu da belirten yazar, "Ama o bile Türkiye'nin attığı gollerde suçlanacak tek kişi olan Jens Lehmann kadar zayıf değildi" dedi.

    The Times gazetesi de Philipp Lahm'ın son hücumunun Türkiye'nin rüyasına son verdiğini kaydederken, "Öldürülmesi için kalbine bir kazık saplanması ya da gümüş bir kurşunla vurulması gereken filmlerdeki canavarlar gibi, Türkiye'yi elemek için de özel bir şey gerekti" dedi.
    Bunun için acımasız, amacı için soğukkanlılıkla kaderine yürüyen bir kahramana ihtiyaç duyulduğunu da belirten yazar, "Bütün büyük futbol turnuvalarında bunu bir şekilde yaptıkları gibi, Almanlar bu kez de bu adamı buldu" diyerek son golün sahibi Lahm'ın adına atıfta bulundu.
    Son golün bu nefes kesici yarı final maçının bitimine bir dakika kala geldiğini de kaydeden Times yazarı, Alman Milli Takımı'nın bütün maç boyunca hedefe yönelik üç önemli atak yaptığını, bunların her birinin de golle sonuçlandığını kaydetti.

    Türkiye'nin destanının klasik mantıkla hiç bitmeyecek gibi göründüğünü belirten yazar, sadece 5 sağlam yedekle sahaya çıkan Türk Milli Takımı için "Dün akşam iyi olan taraf onlardı" diye yazdı.

    Sonucun aslında bu şartlarda oynanan bir maçta Almanya açısından bir mucize sayılabileceğini de vurgulayan yazar, "İngiltere Milli Takımı'nı böylesine büyük bir şampiyonada, yarı finalde David James, Micah Richards, Rio Ferdinand, Joe Cole, Wayne Rooney ve Michael Owen olmadan düşünün, bir fikir sahibi olursunuz" dedi.

    Bütün bu dezavantajına rağmen Türkiye'nin sadece ilk dakikalarda öne geçmekle kalmayıp ilk yarıda üstün oynayan taraf olmayı başardığını kaydeden yazar, "Lahm'ın golüne kadar yine Türklerin maçı uzatmalara götüreceği düşünülüyordu. Penaltılarda Almanya'nın alt edilip edilemeyeceği bile merak edilmeye başlanmıştı" derken, Almanya'nın futbol turnuvalarında peri masallarına geçit vermeyen bir ülke olduğunu yazdı.

    Türkiye'nin kaybetmesinin üzücü olduğunu, ancak bunun, takımın turnuvadaki genel gidişatıyla uyumlu sayılması gerektiğini savunan yazar, "Yarı finalin son dakikasına kadar dövüşçü şansı kullandılar, ama aslında turnuva boyunca sahada geçirdikleri 508 dakikanın sadece 14 dakikasında galip durumda oldular" dedi.

    Türkiye'nin bu turnuvaya yaptığı katkının unutulmayacağını da vurgulayan Times yazarı, Türk Milli Takımı'nın bu katkısının aslında kendi tarzında, Yunanistan'ın 2004'te yaptığından bile fazla olduğunu ifade etti.

    Daily Mail gazetesi de ilk yarının ilk dört dakikasıyla ikinci yarının son dört dakikasında "Türkiye'nin hayal kurmaya cesaret ettiğini" yazarken, "Cezalar ve sakatlıklarla parçalarına ayrılmış takımlarının sürprizler turnuvasından zaferle çıkabileceğine inanmaya cesaret ettiler" dedi.

    Böyle bir maça tanıklık etmenin olağanüstü olduğunu yazan Mail, "Aslında Türkiye, burada Almanya'yı yenebilecek gibi göründü" derken, "Ancak üzücü olan şu ki, bütün maçlarda sadece 9 dakika galip durumda oynayabilen Türkiye kendisini bilmediği bir coğrafyada buldu ve avantajı uzun sürmedi" iddiasında bulundu.

    Bu kadar berbat bir durumda, 9 futbolcusu sakat ya da cezalı olan Türkiye'nin kendilerini nasıl olup da bu kadar korkuttuğu sorusuna Almanların uzun süre yanıt arayacağını da kaydeden gazete, bu maçta Almanya kadar Türkiye'nin de kredi kazandığını vurguladı.

    The Sun gazetesi de "Parlak turnuvaya yaldız ekleyen Türklerin bu kez başaramadıklarını" yazdı.

    Daha önce üç kez ölüm döşeğinden kalkan Türklerin Semih Şentürk'ün golüyle az daha dördüncü kez aynı şeyi gerçekleştirmek üzere olduklarını hatırlatan gazete, bütün stadyumun nutkunun tutulduğunu belirtirken, Almanların farkının burada ortaya çıktığını, İsviçreliler, Çekler ve Hırvatların defteri dürülürken, Almanların mevzi alıp yine son dakika tuzaklarını kurmayı başardıklarını kaydetti.

    Terim'in takımının daha turnuvanın başında Portekiz maçında 5 oyuncusunu kaybettiğini ve Almanya maçına da 8 oyuncu eksiğiyle çıktığını yazan gazete, "Eğer bu müthiş takımdan öğrenilecek bir şey varsa o da ölmüş-gitmiş göründüklerinde bile emin olmak için tabutun kapağını açmak gerektiğidir. Almanlar emin oldular, mesele naaşı toprağa indirmeye kalmıştı, ama ceset yine canlandı. Semih, Sabri'nin pasıyla golü attı" dedi.

    "Türk takımını sadece dün akşam için değil, bütün turnuva boyunca ortaya koydukları müthiş performans için alkışlarken, Almanlara olan görevimizi de yerine getirmeliyiz" diyen yazar, Almanların önemli bir kalite dersi verdiğini, bütün büyük takımlar gibi kötü oynarken kazanmayı başardığını bildirdi.

    Sun da Times gazetesi gibi Türk Milli Takımı'nın turnuvaya yaptığı, hâlâ şaşırtmaya devam eden katkıyı kimsenin asla unutmayacağını vurguladı.

    İngiliz yayın kuruluşu BBC, Almanya'nın Philipp Lahm'ın attığı son dakika golüyle 2008 Avrupa Şampiyonası'nda finale yükseldiğini duyururken, Türkiye'nin büyük şanssızlık yaşadığını ve rakibine göre daha iyi oynadığını belirtti.

    "Almanya zaferi hak etmedi" yorumunu yapan BBC, Almanya Milli Takımı'nın ikna edici bir futbol oynamamasına rağmen bir kez daha büyük finale ulaşmayı başardığını kaydetti.

    Sakat ve cezalı futbolcusu fazla olan Türkiye'nin beklentilerin tersine cesaret dolu performans sergilediğine dikkat çekilen yorumda, Türk Milli Takımı'nın süratinin rakibini şaşırttığı ve ilk yarıyı daha farklı skorla bitirmesi gerektiği belirtildi.

    Maçın sonuna kadar Türkiye'nin mücadelesinin bitmediğinin vurgulandığı yorumda, "Bu turnuvanın bize öğrettiği bir şey var. Türkiye'nin yenilgiyi kabul etmemesinin anlamı, yenikken dünyanın en tehlikeli takımı olduklarıdır. Türkiye maçı uzatmaya götürmek için çabaladı. Bu da hak ettiğinin en azıydı. Ancak mücadeleleri maçın son dakikalarında kalp kırıklığıyla sona erdi. Belki Almanya zaferi kucakladı, ama kredinin büyüğünü ortaya koyduğu muhteşem çabayla Türkiye hak etti. Aslında daha da çoğunu hak etti" denildi.

    FRANSA BASINI

    Fransız basınında maçla ilgili çıkan haberlerde, 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı finalinde "Türkiye'nin Almanya'dan daha üstün bir oyun sergilediği" yorumu yapıldı.

    L'Equipe, "Son dakikada kazanmak için Alman olmak gerekir" yorumunu yaparken, "Türkler Muhteşemdi" ifadesini kullandı.

    Gazete, "yarı finale kadar, hep son dakika attığı gollerle galip gelen Türk takımının bu sefer son dakikalarda yediği gollerde turnuvayı terk ettiğini" yazdı.

    Özellikle ilk yarıda Türk Milli Takımı'nın iyi bir futbol sergilediği yorumunu yapan gazete, Türk takımında en fazla notu Kazım ve Aurelio'ya verdi.

    Liberation gazetesi, sakat ve cezalı oyuncularla dolu milli takımının yine herkesi şaşırtarak, Almanya karşısında başarılı bir futbol sergilediğini yazdı.

    Daha önceki maçlara oranla bu sefer Türk takımının son dakikaları beklemeyerek, ilk yarı özellikle iyi oynadığını belirten Fransız gazetesi, Türkiye'nin büyük şanssızlık yaşadığını kaydetti.

    "Güçlü bir Almanya beklerken tam tersi bir durum ile karşılaştık" ifadesini kullanan Liberation, "yarı final maçının, tamamen Türk takımının hâkimiyeti altında geçtiğini" yazdı.

    Le Figaro gazetesi ise dünkü maçı "inanılmaz" olarak tanımlarken, "Fatih Terim'in oyuncuları, turnuvayı başı dik terk etti" ifadesini kullandı.

    Le Figaro, "Türk oyuncular bir kez daha kahraman gibi oynadı" yorumunu yaptı.


    ALMANYA BASINI

    Bild gazetesi, birinci sayfada, "Final" başlığıyla karşılaşmanın 90. dakikasında Almanya'nın son golünü atan Philipp Lahm'ın fotoğrafına yer vererek, çok çekişmeli geçen karşılaşmadan sonra artık Almanya'nın kupayı alabilmesi için tek bir maçın kaldığını hatırlattı.

    Gazetenin iç sayfalarında da "Berlin, Berlin! Şimdi Viyana'ya gidiyoruz" başlığıyla verilen haberde, sevinen Alman ve üzülen Türk taraftarların fotoğrafları yayınlandı.

    "Çılgınlık! Sinirlerimiz!"' başlığıyla verilen diğer bir haberde de, "Bu kadar şans ve mücadeleyle Avrupa Şampiyonu oluruz" denildi.
    Gazetede "90. Dakika - Dev Lahm bizi finale çıkarttı" başlığıyla verilen bir haberde de Rüştü'nün ve Alman Milli Takım kalecisi Jens Lehmann'ın yediği hatalı gollerin fotoğraflarına yer verildi.

    Berliner Morgenpost da "Final - Televizyon kaosundan sonra titremeli galibiyet" başlığıyla ilk sayfadan verdiği haberde, Lahm'ın son dakikada attığı golü, 500 bin kişinin de "taraftar alanında" kutladığı ifade edildi.

    "Lehman'dan titremeli oyun" başlığıyla verilen diğer bir haberde de, Alman defansının zayıf olduğu, ancak forvetin iyi oynadığı belirtildi.

    Almanya'nın başkenti Berlin'deki tarihi Brandenburger Tor (Brandenburg kapısı) önünden uzanan "17. Juni" (17 Haziran) Caddesi'nde kurulan "taraftar alanında" maçı Türk ve Alman taraftarların birlikte izlediği, Türk taraftarların mağlubiyete rağmen Almanlarla birlikte kutladıkları kaydedildi.

    Türklerin yoğun olarak yaşadıkları Kreuzberg semtinde Türkiyemspor tarafından düzenlenen bir eğlencede de Türkiye'nin Avrupa Şampiyonası'nda yarı finale ulaşmış olmasının kutlandığı belirtildi.

    Berliner Kurier gazetesi birinci sayfasında "Almanya finalde - Güle güle cesur Türkler" başlığına yer verdi. Gazetenin iç sayfalarında da "Titremeli maç" başlığıyla verilen haberde, Berlin'deki "taraftar alanında" toplanan yaklaşık 500 bin kişinin sürekli bir şekilde heyecanlanarak dua ettiği belirtildi.

    Gazetenin spor sayfasında da Almanya'nın finale yükselmesi "Önce uyuşuk, daha sonra Lahm" başlığıyla verildi. Burada "uyuşuk" anlamına gelen "lahm" kelimesi kullanıldı.

    "B.Z" gazetesi de, "Final" başlığıyla birinci sayfadan verdiği haberde, Lahm'ın titremeli geçen bir maç sonucunda 90. dakikada Almanya'yı kurtardığı, ancak Türklerin de hiçbir zaman olmadığı kadar iyi oynadıkları belirtildi.

    Haberde ayrıca, Berlin'deki "taraftar alanında" yaklaşık 500 bin kişinin kutlamalara katıldığı, bugüne kadar hep Türklerin galibiyetlerini kutladığı Kudamm adlı ana caddede de bu kez Almanların kutlamalar yaptığı kaydedildi.

    Kicker dergisi de "Finaldeyiz - Lahm, zayıf Löw takımını kurtardı" başlığını birinci sayfada kullandı ve iç sayfalarında maçın seyrini anlattı.

    Öte yandan, Berlin'de görev yapan çok sayıda Alman gazeteci, Türkiye'nin Almanya'dan daha üstün oynadığını savundu. Gazeteciler genel olarak, "Türkiye çok iyi oynadı, Almanya kazanmayı hak etmedi" şeklinde görüş belirtti.

    Berlin polisi de dün gece yaşanan büyük coşkulu kutlamalara ve içkili taraftarlar arasında yaşanan bazı kavgalara rağmen, kutlamaların büyük ölçüde olaysız geçtiğini, hatta Alman ve Türk taraftarların çoğu yerde birlikte kutlamalar yaptığını bildirdi.

    Toplam 84 kişinin gözaltına alındığını, 40 kişi hakkında dava açıldığını ve aralarında 3 polisin de bulunduğu 15 kişinin yaralandığını ifade eden polis, yaklaşık 500 bin kişinin "taraftar alanında" toplandığı göz önünde bulundurulduğunda bunların büyük bir rakam olmadığı görüşüne yer verdi.

    Polis, Türklerin yoğun olarak yaşadığı Kreuzberg semtinde de 250 Türk ile 150 terör örgütü yandaşının toplandığını, ancak polisin hızlı müdahalesi sonucunda bir olay meydana gelmediğini kaydetti.

    Die Welt gazetesi, "Başardık" başlığıyla verdiği haberde, maçı ayrıntılı bir şekilde okuyucularına anlattı.

    "Frankfurter Allgemeine Zeitung" adlı gazete de "Son güçle finalde" başlığıyla verdiği haberin yanında yer alan bir yorumda iki dengeli takımın oyununda Lahm'ın attığı golün bir takımı mutlu ettiğini, diğer takımın da hayallerini yok ettiğini yazdı.

    İTALYA BASINI

    Tuttosport gazetesi, maç sonucunu ilk sayfadan, "Almanya güç bela finalde" başlığıyla duyurdu. İç sayfada, "Türkiye şovu, Almanya finali" başlığıyla sunulan haberin spot cümlelerinde ise "Almanya, Terim'in oyunuyla göze hoş gelen ve budanmış ekibini son anda yenebildi" denildi.

    Alt başlıkta da ay-yıldızlıların talihsizliğine değinilerek, "Türkiye kıl payı kaybetti: Gol kaçıran, Kazım'ın iki topu direkten dönen Türkiye'den sürpriz yenilgi" ifadelerine yer verildi.

    Maça ilişkin değerlendirmede, "Türkiye, Brezilya gibiydi. Sahada hiç kimsenin ummadığı türden bir Türkiye vardı" diyen Tuttosport, Uğur Boral'ı, "Türkiye'nin Beckham'ı", Semih'i ise "maçın en iyi oyuncusu" şeklinde değerlendirdi.

    Ay-yıldızlıların hak ettikleri galibiyeti elde edememelerinden duyulun üzüntü ise "Her şeye rağmen harika olan Türkiye'nin geri dönüşü bu kez mümkün olamadı" cümlesiyle dile getirildi.

    La Gazzetta dello Sport, ilk sayfasındaki anonsunda Almanya'nın Türkiye'yi son anda yenebildiğini ima ederek, "Türkiye serabı derken Almanya finale yükseldi" dedi.

    İç sayfada ise "Türkler 90. dakikada yenildi. Almanya altıncı kez finalde" başlığı kullanıldı.

    Spotta ise dün geceki karşılaşma şu cümlelerle özetlendi: "Yürek titreten bir karşılaşmaydı. Terim'in ekibi avantajlı konuma geçti, rakip tarafından yetişilip geçildi, durumu tekrar eşitlemeyi de başardı ama karşılaşma Lahm'ın durumu 3-2 yapmasıyla sona erdi."

    Terim'in "imparator" lakabını koruduğunu belirten La Gazzetta dello Sport, "Türk masalı nihai virajda, artık uzatmaların kaçınılmazlaştığının düşünüldüğü bir sırada sona erdi" dedi.

    Maça ilişkin genel değerlendirmede Almanya'ya 6 puan veren La Gazzetta dello Sport'un, yenilen taraf konumundaki Türkiye'ye 6.5 puan vermesi de dikkati çekti.

    Terim'in maç sonrasındaki değerlendirmesi ise "Terim ağlıyor: Zaferi hak eden taraf bizdik" başlığıyla sunuldu.

    Corriere dello Sport gazetesi de Almanya'nın dün geceki galibiyetinin, Türkiye'nin daha önceki üç karşılaşmadaki geri dönüş ve zaferlerini çağrıştırdığına işaret ederek, "Almanya'dan Türkiye usulü zafer" başlığını kullandı.

    "Türkiye en güzel maçını oynayarak Avrupa sahnesine veda etti" diyen Corriere dello Sport, ay-yıldızlıların teknik direktörünün maç sonundaki değerlendirmesini ise "Terim: Üzgünüm ama halkımız yine de gurur duydu" başlığıyla sundu.

    "Semih ve Altıntop! Terim'in delikanlıları çok beğeniliyor" başlıklı ayrı bir haberde ise İtalyan kulüplerin Türk futbolcularla ilgilendikleri yazıldı. Juventus'un Arda Turan'ı, Fiorentina ve Inter'in ise Semih'i transfer etme planları yaptıkları belirtildi.

    YUNANİSTAN BASINI

    2008 Avrupa Futbol Şampiyonası yarı final karşılaşmasında Türk Milli Takımı'nın, Almanya'ya 3-2 skorla yenilerek turnuvaya veda etmesi Yunan basınında geniş yer buldu.

    Yunan basın-yayın organları, "Şampiyona'nın rüya ve sürpriz" takımı olarak nitelendirdikleri Türk Milli Takımı'nın, Almanya karşısında aldığı mağlubiyetin, çelikten yapılma bir takım gücü, cesareti ve sahadaki performansı ile kesinlikle bağdaşmadığı, oyuna baştan sona konsantre olmakta zorlanan Alman takımının son dakikada yakaladığı şans olduğu görüşünde birleştiler.

    Atina'da yayımlanan Ta Nea gazetesi, "Almanya'nın finale gittiği, ancak Türkiye'nin sahneyi çaldığı" yorumunda bulunduğu haberinde, teorik açıdan "Yarısı ölü" olan Türk takımının sahada yaratıcı ve taze olan taraf olduğunu yazdı.

    Gol kaydeden, beraberlik yakalayan, ancak son dakikada şanssızca "uykuda yakalanan" kırmızı-beyazlıların, şampiyonadaki performanslarının adeta beyinlere kazındığını kaydeden gazete, Türk takımının dünkü karşılaşmada vasat ve yorgun Almanlar karşısında oyunu kontrol altında tutan taraf olduğunu belirtti.

    "Milli Takımlar Teknik Direktörü Fatih Terim'in doğaüstü güçlere karşı dahi üstünlük kazanmasına ramak kaldığı, öte yandan kılıcı ve bileğinin hakkıyla dövüşen bir takıma da devasa mührünü bıraktığı" yorumunu da yapan gazete, "Özel bir ilhama sahip olduğunu göstermeyen" Alman takımının zorda kalınarak yaratılan Türk defansının zayıf noktalarına vurduğunu, yarı final ilk karşılaşmasında yenen tarafın ekip olarak üstün veya futbol anlamında sempatik olan taraf olmadığını yazdı.

    Ta Nea, kimin iyi veya sempatik olan taraf olabileceği konusunda yorumda bulunulmasının zor olduğunu, ancak açıklıkla söylenebilecek tek şeyin "Hiç kimsenin Terim'in delikanlılarından daha cesur olamayacağı" değerlendirmesini okuyucularına taşıdı.

    Gazete, Türk ekibinin şampiyonadan başı öne eğilmeden, ancak yüzde 54 oranındaki top hâkimiyeti ve Almanlar üzerinde yaratılan psikolojik bozukluk sonrasında kaybedilen fırsatlar hakkında akıllarında bir dolu soru işaretiyle ayrıldığını da yazdı.

    "Kim futbolun âdil olduğunu söyleyebilir ki?" yorumuyla karşılaşmayı okuyucularına aktaran Kathimerini gazetesi ise, "Böyle bir şey duyduysanız dahi inanmayın. Nitekim dün galibiyeti yakalayan taraf iyi oynayan değildi" ifadesini kullandı.

    Türkiye'nin dikkati çeken, Almanya'nın ise galibiyeti 90. dakikada gelen "Altın gol" ile "Çalan" taraf olduğunu yazan gazete, Terim'in kadroda gerek cezalılar gerekse sakatlar bulunması nedeniyle zorluklar yaşamasına rağmen ekibine şampiyonanın favorisini eleyebilecekleri inancını aşıladığını, hatta bu çerçevede takımının beyni olan ve Türk savunmasını bir türlü parçalayamayan Ballack'ın dahi pasifize edildiğini kaydetti.

    Gazete, Alman kalecinin Türk oyuncuların tehlikeli şutları karşısında savaş verdiğini, 13. dakikada Kazım'in şutunun direkten dönmesinde ise şansının yardımcı olduğunu kaydettiği haberinde, Alman ekibinin birkaç dakika sonra gelen beraberlik golünün dahi karşılaşmadaki dengeleri değiştirmediğini, ay-yıldızlıların kurdukları üstünlüğü sürdürdüklerini belirtti.

    Kathimerini, son 20 dakika içinde oyunda denge yakalayan Alman takımının Rüştü'nün kalesinden uzaklaşma talihsizliğini kullanarak gole ulaştığını, bunu rağmen umutsuzluğa kapılmayan ay-yıldızlıların 86. dakikaya kadar karakterlerini sergilediğini, fakat Alman ekibinin 90. dakikada son golü kaydetmeyi başardığını yazdı.

    "Türkiye bizi son sözün kendisinde olmasına alıştırmıştı" diyen Ethnos gazetesi, kadrosunun yarısı "'hayatta olmayan" ancak bitmek tükenmek bilmeyen fiziksel ve ruhsal güce sahip Türk takımının dün gece de son sözü kendisinin söyleyeceğinin işaretlerini verdiğini, ancak 90. dakikada gelen golüyle Lahm'ın futbolseverlere mucize takımının Almanya olduğu hatırlatmasında bulunduğunu kaydetti.

    Gazete, Türk takımındaki eksik oyuncuların dünkü karşılaşmada yokluklarının göze batmadığını, nitekim bunun ilk nedeninin, Alman Milli Takımı'nın neredeyse tüm oyuncularının "'Kötü günlerinde olmaları", büyük bölümünün ise maçın 1. dakikasından 90. dakikasına kadar sahada yaşam belirtisi vermemeleri olduğu değerlendirmesinde bulundu.

    İkinci nedenin ise ay-yıldızlıların "'Delikanlı ve işini bilen Terim'e sahip olmaları" olduğunu kaydeden gazete, şaşkınlığını bir türlü atlatamayan Alman Teknik Direktörün ise takımı sahada yalnız bıraktığı yorumunu yaptı.

    Ethnos, karşılaşma sonunda, kalite ve güç açısından üstün olduğunu gösteremeyen Almanların final, top kontrolü ve yaratılan fırsatlar çerçevesinde ise Türklerin sempati kazanan taraf olduklarını belirtti.

    "Eğer söz konusu olan Almanya ise 'hiçbir zaman, hiçbir zaman' deme... Karşısındaki inatla ölmemek için direnen, dikkate değer ve şanslı ama nihayetinde şanssız bir Türk takımı olsa da" yorumuyla karşılaşmayı aktaran To Vima gazetesi, "Şansızdı çünkü o da, nihayetinde her zaman Almanların kazandığı karşılaşmada oynuyordu" ifadesini kullandı.

    Gazete, "Ateşten yaratılma bir takımın rüyasının Almanların soğuk infazıyla son bulduğunu, 2008'in üç kez cehennemden dönüp cennete giren devrimcilerinin aynı para birimi ile ölerek şampiyonaya veda etiklerini" yazdı.

    To Vima, evrenin dahi başarısı için adeta lehine davrandığı Alman takımının, Türk takımının 3'e karşı kaydettiği 15 şutuyla en az 2 gol geride kalabilecek ekip olduğu görüşünü savundu.

    Elefterotipiya gazetesi, tutku ve yürekleriyle oynayan Türk "'aslanların" peri masallarının sona erdiğini belirttiği haberinde, "Terim'in çelikten yapılma takımının kırıldığı" ancak tüm eksiklerine rağmen ilk dakikadan itibaren göz doldurduğu değerlendirmesinde bulundu.

    MACARİSTAN BASINI

    Macaristan televizyon ve radyoları Milli Takımımızın, Almanya maçını birinci haber olarak verirken, yazılı basın da maça büyük ilgi gösterdi. Macaristan'ın tek günlük spor gazetesi olan 300 bin tirajlı Nemzetispor, ilk sayfasını tamamen bu karşılaşmaya ayırdı.

    Gazete tam sayfa manşetinde, "Attılar ve yediler" diye yazdı. İkinci ve üçüncü sayfasını da tamamen yarı final maçına ayıran Nemzetisport, "Yine mucize ama bu seferki başka" başlığını atarken, teknik direktör Fatih Terim'in istifa ettiğini belirtti.

    Macaristan'da maçı yayınlayan televizyon kanalı M-1'de yapılan yorumlarda ise Türkiye'nin futbolun bütün güzelliklerini sergileyerek Almanlara yenildiği, teknik direktör Terim'in futbol dehası olduğu kaydedildi.

    Kaynak: Anadolu Ajansı
     

Sayfayı Paylaş