1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünya Temizlik Devleri (Mikroorganizmalar)

Konusu 'İlginç Yazılar' forumundadır ve Safir tarafından 28 Ocak 2009 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    [​IMG]

    Çok değil sadece birkaç yıl dünyadaki bitki, hayvan ve insan ölüleri toprağa dönüştürülmeyip de olduğu gibi kalsaydı halimiz nice olurdu? Yeryüzü atık ve pisliklerle dolar, insanoğlu yürümek için bile yer bulamaz, ziraat sahaları tamamen enkazlarla kaplanır, ekilecek toprak kalmaz ve açlıktan ölürdük. Gerçekten de bitki ve hayvan atıklarının ve ölülerinin yeryüzünden temizlenmesi, diğer taraftan da bunların toprak haline getirilerek yeniden bitkilerin beslenmesi için sunulması, son derece ciddi ve önemli hâdiselerdir. Hepimizin gözleri önünde yüzyıllardır aksatılmadan sürdürülen bu işlemler nasıl gerçekleştirilmektedir? Çoğu insanın hiç farkına varmadığı, sıradan kabul ettiği bu müthiş temizlik nasıl sağlanmaktadır?
    Yeryüzünü başta insan olmak üzere bütün yarattıkları için yaşanılır bir mekân olarak hazırlayan kudreti ve ilmi sonsuz Rabbimiz, bu mükemmel ekosistemi temizleme mekânizmalarını da tanzim etmiştir. Kuddüs isminin tecellisi olarak birçok varlık, tasfiye cihazları gibi vazife görerek, yeryüzünü çöplük olmaktan korurlar.

    Küçücük evimizi ve sokağımızı her gün, her saat temiz tutmamız ne kadar gayret ve masraf ister. Belediyeler sokakları temizlemek için büyük harcamalar yapar. Temizlik çok zor bir iştir. Temizliğin ne kadar zaman aldığını ve ne yorucu bir iş olduğunu en iyi ev hanımları bilir. Biz ve belediyeler topladığımız atıkları sadece belli yerlere bırakıyoruz ve bunların orada ne olacağı aklımıza bile gelmiyor. Sadece bırakıp, dönüyoruz. Topladığımız bu çöp dağları, acaba nasıl toprak haline getiriliyor ve bizim kirlettiklerimizi kim ve nasıl temizleyerek tekrar bize temiz olarak sunuyor? Hem de hiçbir ücret talep etmeden.

    İşte bu ve benzer soruların cevabını verebilmek için mikroorganizmalar âlemini tanımak gereklidir. Mikroorganizmalar gözle görülemeyen minik canlılardır. Ancak mikroskobun bulunmasından sonra bu küçücük yaratıkları tanıma fırsatı elde ettik. İnsanlık âlemi, bu mini mini yaratıklar hakkındaki bilgileri son 150 yıllık zaman diliminde kazandı. Bu tarihlerden önce insanlar gözle görülmeyen canlılarla birlikte yaşadığının farkında değildi. Gözle görülemeyen bu canlıların toplam kütlesi, bütün hayvanların ve insanların kütlesinden 25 kere fazladır. İnsanlar daha az yer kaplayan hayvanları görüyor, fakat yeryüzündeki bütün hayvanlarla insanların toplam kütlesinden 25 kat daha fazla olan mikroorganizmalardan habersiz yaşıyorlardı.

    Nasıl ki hayvanlar âleminde karınca, alabalık, balina, tavşan, güvercin, fil gibi binlerce tür vardır. Mikroorganizmaların da çok sayıda türleri mevcuttur.

    Mikroorganizmaları dört ana başlık altında incelemek mümkündür:

    1. Bakteriler,
    2. Virüsler,
    3. Mantarlar,
    4. Bir hücreli veya çok hücreli parazit hayvanlar.

    Mikroorganizmalar her yerde mevcuttur. Toprakta, suda, bitkilerde ve hayvan vücudunda yaşarlar. Hava akımlarıyla yeryüzünden atmosferin üst tabakalarına ve kıtadan kıtaya taşınırlar. Mikroorganizmalar bütün denizlerin yerleşik sakinleridir. Bir kaşık toprakta milyonlarca bakteri vardır. Hayvanlar ve insanlar, çok fazla sayıda mikroorganizma taşır. Bir insanda 10 trilyon hücre olmasına mukabil, 100 trilyon mikroorganizma mevcuttur. İnsanın her bir hücresine 10 mikroorganizma düşer.

    Mikroorganizmalar pek sevilmez. Çünkü insanoğlu, onları tarihte meydana getirdikleri öldürücü salgın hastalıklarla hatırlar. Aslında mikroorganizmaların büyük bir çoğunluğunun hastalıklarla hiçbir alâkası yoktur. Binlerce bakteri türü olmasına karşılık, bunların çok az bir kısmı insanlara zarar verir. Mikroorganizmaların insanda hastalık yapan kısmı, bütün mikroorganizmalar içinde milyarda bir bile değildir. İnsanların temizlik kaidelerine uyması halinde bu hastalık meydana getiren mikroorganizmalar bile hastalık yapmak yerine tabii dengenin korunmasına katkıda bulunurlar. Hastalıklara mikroorganizmalar değil, temizliğe dikkat etmeyen insanlar sebep olmaktadır.

    Ayrıca mikroorganizmalar hastalığa sebep olsa bile, yine mikroorganizmalardan elde edilen antibiyotikler hastalıkların tedavisinde de kullanıldığına göre, derdi veren, devasını da onların arasına koymuş oluyor. Yoğurttan, peynire, ekmeğe ve sirkeye kadar birçok gıdamızın yapılmasında rol oynayan mikroorganizmalar ise ayrı bir âlemdir. Dolayısıyla varlıkları değerlendirilirken tek bir zaviyeden değil, ekosistemdeki bütün fonksiyonları içinde değerlendirilmelidir.

    Yaratıcımız mikroorganizmalara dünyadaki hayatın devam etmesi için anahtar rolü vermiştir. Diğer canlılarla kıyaslandığında; akıl, şuur, beyin ve sinir sistemi gibi birçok yönleri eksik olduğu halde, ifade ettikleri hayatî vazife ile ekosistemin dengesini muhafaza etmede birinci sırada yer alırlar.

    Bitkiler beslenme için, hayvan ve bitki atıklarını kullanır. Ancak bu atıklar organik moleküllerdir ve parçalanarak inorganik, yani aslî hallerine dönüştürülmeleri gerekir. Aksi takdirde bitki kökleri bu molekülleri ememez. Hayvan ve bitki ölülerinin işlenerek bitkilerin kullanabileceği toprak haline (inorganik şekle) dönüştürülmesi işlemini mikroorganizmalar gerçekleştirmektedir.

    Ölü canlılardaki her element, toprakta inorganik hâle dönüştürülürken, ayrı ayrı mikroorganizmalar görev yapar. Topraktaki, her bir elementin bitkilerin hizmetine sunulması, farklı türdeki mikroorganizmaların ortaklaşa gerçekleştirdikleri, hayat için vazgeçilmez bir organizasyondur. Aslında bu işlemler, bir otomobil fabrikasında üretim esnasında yapılan işlemlerden daha girifttir.

    Tabiattaki karbon (C) dengesinde mikroorganizmaların rolü
    Fosfor (P), demir (Fe), çinko (Zn) ve diğer elementlerin her birisinin, inorganik forma çevrilmesinde farklı türden mikroorganizmalar görevlidir. Canlılarda 80'in üzerinde element organik bileşikler halindedir. Bunların her birinin ayrı mikroorganizma grubu ile parçalanarak tekrar hayata kazandırılması başdöndürücü bir organizasyondur.

    Her birimizi içten ve dıştan kuşatan sayısız mikroorganizma, birbiriyle ve bizimle çok dengeli ve sürekli değişen bir biçimde ortak bir hayat sürdürmektedir. Onlar bize bağımlı oldukları gibi biz de onlara bağımlıyız.

    Kükürt elementinin mikroorganizmalarca tekrar bitkilere sunulması
    Ateş insanoğlu için çok gerekli olmasına karşılık, kötü kullanılırsa, büyük felâketlere sebep olabilir. Kendi ihmali sebebiyle evi yanan birisinin ateşten şikâyete hakkı yoktur. Hastalıklar sebebiyle bütün mikroorganizmalara savaş açmak da böyledir. Kâinatta boş ve abes yaratılmış hiçbir şey yoktur.

    1850'li yıllarda birçok salgın hastalığa mikroorganizmaların sebep olduğu anlaşılınca insanlar bu ufacık yaratıklara düşman kesildiler. Gerçekte, mikroorganizmalar değil insanlar suçluydu. İnsanlığa ve insana değer vermeyen zalim yöneticilerin kendi egoları için başlattıkları savaşlar sırasında büyük asker kitlelerinin temizliğine dikkat edilmemesi, fakir ülkelerin besinlerinin ve kaynaklarının diğer ülkeler tarafından hoyratça kullanılması, insanların beden ve çevre temizliğine önem vermemeleri tarih boyunca kıta nüfuslarının üçte birini öldürecek kadar şiddetli salgınlara sebep oluyordu.

    Akıllı birer varlık olarak bizler bu canlıların yaradılışındaki hikmeti kavrayabilirsek, salgın hastalıklara sebep olacak vasatların gelişmemesi için çalışırsak, meydana gelen bazı hastalıklar için elde edilen antibiyotiklerin de yine mikroorganizmalardan elde edildiğini, ekmeğimizden peynirimize kadar birçok gıdamızı maya adı verilen bir kısım mikroorganizmalar vasıtasıyla yediğimizi düşünürsek, hepsinden önemlisi bu mükemmel dengenin altında gözle görünmeyen bu canlıların yattığını tefekkür edebilirsek, Kudreti Sonsuz Rabbimiz'in bizlere olan şefkat ve merhametini de daha iyi anlayabileceğiz.

    Koskoca yeryüzünü pırıl pırıl yapan, yaptıkları işin boyutuyla dev temizlik memurları sıfatını hak eden mikroorganizmaların, sadece bu yönlerine ait yaratılış hikmetleri bile ne kadar mükemmel bir sistemin parçası olduklarını göstermektedir. Hastalık yapan türlerine karşı en geçerli tedbir ise; vücut ve çevre temizliğine dikkat etmektir. Onlar bir mânâda, insanoğluna temizliğin mecburi olduğunu hatırlatan uyarıcılardır.


    Alıntıdır-Sızıntı​
     

Sayfayı Paylaş