1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünyadan Bir Şiir / Dünyadan Bir Şair

Konusu 'Şiir' forumundadır ve sovalye tarafından 25 Nisan 2011 başlatılmıştır.

  1. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Gene Geleceğiz

    Gene geleceğiz
    karşılaşmanın yollarında.
    Bir bülbül kulağıma fısıldadı:
    Gene geleceğiz.
    Bülbüller oralarda
    yaşarlar henüz.
    Şakırlar yazılarımızda.
    Gene geleceğiz
    gölgeleri arasında özlemin,
    yadırgamanın mezarlarında
    bizim yerimiz de var,
    bu kesin.
    Yorulma gönül,
    dönüşün yollarında
    çökme sakın.
    Gene geleceğiz,
    gene.

    Abu SALMA
    Çeviri: A. KADİR ve Süleyman SALOM





    **********
    Abu SALMA kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Filistinli şair Abu Salma, 1907 yılında İngiliz işgali altındaki Hayfa'da doğdu.
    Gerçek adı Abdülkerim Al Karmi'dir.
    Salma adlı şiirinden dolayı Abu Salma olarak ünlendi.

    Hukuk öğrenimi gördü.
    Nisan 1948'de Hayfa'nın İsrail işgaline uğraması üzerine Akka'ya taşındı.
    Kısa bir süre Şam'da bulundu. Sonra yine Hayfa'ya döndü.

    Abu Salma 1980 yılında yaşama veda etti.

    - Ödüllerinden:
    1978 Asya-Afrika Yazarlar Birliği Lotus Edebiyat Ödülü

    - Şiirlerinden:
    Gene Geleceğiz

    - Yapıtlarından:
    Halkımızın Türküleri (1959)
    Mülteci (1963)
    Min Filistin Rishati (Filistin'den Kalemim, 1971)
    Diwan : Collected Poems (Divan : Toplu Şiirler, 1978)
    Lahab al-Qasidi (Ateş Şiirleri,1984)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  2. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    ÖLÜMDEN...

    Ölümden korkmuş değilim hiç
    pespayeliğinden
    kırılgan gerçi
    elleri.
    Tek korkum
    insan özgürlüğünün
    mezarcının ücretinden
    ucuz olduğu
    bir ülkede
    ölmek.

    Aramak
    bulmak ve
    karar vermek
    özgürce
    ve
    bir
    kale yapmak
    kendi özünden.
    Değil mi ki ölüm daha
    değerli bütün bunlardan
    hiç ama hiç korkmuş
    değilim
    ölümden ...

    Ahmed ŞAMLU
    Çeviri: Ayşegül SÜTÇÜ ve Hamit TOPRAK






    **********
    Ahmed ŞAMLU kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    1925 yılında Tahran'da doğdu.

    Yirminci yüzyıl İran Fars şiirinin doruğu kabul edilen şair, öykücü, romancı, oyun yazarı, çevirmen, gazeteci, dergi yayımcısı, eleştirmendir.

    Lisede okurken siyasi etkinliklerinden dolayı dört yıl tutuklu kaldı (1941-45).
    1946'da idam mangasının önüne çıkarıldı, son anda hükümetin affıyla serbest bırakıldı.

    Sokhane Nov (Yeni Söz, 1948), Rouzane (Pencere, 1950), Bamshad (1956) dergilerini çıkardı. 1952'de Macaristan'a gitti, burada iki yıl İran Büyükelçiliği Kültür Müşaviri olarak görev yaptı.

    1974-1979 yıllarında birçok uluslararası konferansa katıldı; Avrupa ve Amerika'nın çeşitli üniversitelerinden çağrılar aldı. Avrupa ve Amerika'da yaptığı okuma turneleriyle şiirini dünyaya tanıttı.

    1990'lı yıllarda hükümetin baskı ve sansürlerine karşı imzaladığı bir ''aydınlar dilekçesi'' nedeniyle baskılara uğradı. Kitaplarının yayımlanması yasaklandı.

    Yaşamının son yıllarını Tahran yakınlarındaki bir yayla köyünde sürdüren Ahmed Şamlu 24 Haziran 2000 günü Tahran'da yaşama veda etti.


    - Ödüllerinden:
    1999 Uluslararası Stig Dagerman Şiir Ödülü

    - Şiirlerinden:
    Aşıkane
    Ateşteki İbrahim'in Şarkısı
    Ayda'ya Dört Şarkı
    Ayna Bahçesi
    Eşikte
    Genel Aşk
    Kara Şarkı
    Övgü Ve Şükür İçin Bir Şarkı
    Ölümden...
    Vartan'ın Ölümü

    - Yapıtlarından:
    Forgotten Melodies (Unutulmaz Ezgiler) 1948
    Steel and Emotion (Çelik ve Duygu) 1954
    Garden of Mirrors (Aynaların Bahçesi) 1961
    Dust Elegies (Toprak Ağıtları) 1970
    Blossoming in the Fog (Siste Çiçek Açma) 1971
    Tale of Mother Sea's Daughters (Deniz Ananın Kızlarının Öyküsü) 1978

    - Türkçe'de Ahmed Şamlu:
    Ova Büsbütün Sis (İyi Şeyler Yayıncılık, 1998)
    Bana Aydınlıktan Söz Et (Adam Yayınları, 2000)
    Ey Aşk, Ey Aşk Mavi Yüzün Görünmüyor (YKY Yayınları, 2004)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  3. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Kadın

    Orkide canına kıyıyor senin ellerinde.
    Ölüyor kalçalarını yalayan okyanus.
    Neden zorla tutuyorsun içinde
    beyaz arılar giyinmiş iskeletimi?
    Çürük meyvelerden bir kolye gibi
    satıyorsun ekvatorumu. Bir deniz hayvanı
    kabuğuyum sağ göğsüne asılı.
    Küfür dersleri için hangi öğrencileri seçeceksin?
    Sözcüklerin ağır, boğazına kadar kan dolu.
    Masalın cahil. Al kırbacını
    ve güçsüz sözümden al hıncını.
    Kadın, senin etinde kendi üzerime tükürüyorum.

    Alain BOSQUET
    Çeviri: Aytekin KARAÇOBAN





    **********
    Alain BOSQUET kimdir?


    [​IMG]


    - Yaşamı:
    1919 yılında Odessa’da (Ukrayna) doğdu.
    Asıl adı Anatole Bisk (Bisque)’tir.

    1920 li yıllarda ailesi Bulgaristan’a göç etti.
    Varna ve Sofya’da yoksulluk içinde yaşadılar; 1925’te Belçika’ya geçtiler.

    Brüksel Özgür Üniversitesi (Université Libre de Bruxelles) ve Sorbonne Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi gördü. Belçika vatandaşlığına kabul edildi. 1940 yılında Belçika, Almanya tarafından işgal edilince orduya katıldı. Belçika ve Fransa orduları dağıtılınca çeşitli Avrupa ülkeleri ve Havana üzerinden, 1942 yılında New York’a kaçtı.

    New York’ta, De Gaulle yanlısı Fransız gazetesi La Voix de la France’ta çalışmaya başladı, André Breton ve Saint John Perse gibi göçmen Fransız ozanlarıyla tanıştı. Ardından Amerikan ordusuna yazılarak ABD vatandaşlığına geçti. ABD ordusunda iken Normandiya ve Versailles’a geldi; savaşın son günlerinde ve sonrasında bir süre Berlin’de bulundu.

    1951 yılında Paris’e döndü ve kendini bütünüyle edebiyat çalışmalarına verdi. Combat, le Figaro, le Monde, la Nouvelle Revue Française, Nota bene’de çalıştı. Fransa vatandaşlığına 1980 yılında geçti. Belçika Kraliyet Fransız Dil ve Edebiyatı Akademisi ile Quebec Edebiyat Akademisi üyesi olan Bosquet, Mallarmé Akademisi’nin başkanlığını yaptı.

    Yaşamı sürgünler ve savruluşlarla geçen Alain Bosquet, kendini bu gezegende yerleşmiş bir yabancı olarak görmüş ve yapıtlarında her zaman aynı anda bütün dünyaya seslenme özlemini dile getirmiş; ses öğesini şiirinde gizli notalama gibi kullanmış, çağrışımı sınırlı ama şaşırtıcı imgelere dayalı arı bir şiir kurmuştur.

    Alain Bosquet, 17 Mart 1998 günü Paris’te yaşama veda etti.

    - Ödüllerinden:
    1952 Guillaume Apollinaire Ödülü
    1968 Fransız Akademisi Büyük Şiir Ödülü
    1978 Fransız Eleştirmenler Sendikası Ödülü

    - Şiirlerinden:
    Kadın
    Kuşku
    Ozanın Aşkı
    Rüzgâr
    Sıradan Gün
    Sözcüklerin Yazgısı
    Tan Olmak
    Tanımsız
    Tanımsız Şiir
    Yalancı Çınar
    Yanardağları Sen Biçimlersin
    Yaşamak Öldürmektir
    Yazacağım

    - Yapıtlarından:
    Langue morte (Ölü Dil, 1952)
    Premier testament (Birinci Vasiyet, 1957)
    Deuxième testament (İkinci Vasiyet, 1959)
    Maitre objet (Temel Nesne, 1962
    Notes pour un amour (Bir Aşk İçin Notlar, 1972)
    Notes pour un pluriel (Bir Çoğul İçin Notlar, 1974)

    - Türkçe'de Alain BOSQUET:
    Alain Bosquet Yaşamı Sanatı Şiirleri (Berfin Yayınları, 1995)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  4. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    O'na

    Anımsıyorum o büyülü ânı
    Karşımda beliriverdiğin,
    Uçup gidici bir hayal gibi,
    Dehası gibi saf güzelliğin.

    Bunluklarında ümitsiz hüznün,
    Telâşın yorucu tasalarında,
    Çınlardı o tatlı ses uzun uzun,
    O güzelim çizgiler görünürdü bana.

    Yıllar geçti. İsyancı dalgalarında fırtınaların
    Dağılıp söndü eski hayaller,
    Unuttum tatlı sesini senin
    Ve silindi Tanrısal çizgiler.

    Issızlıkta, karanlığında tutsaklığın
    Sessizce uzayıp gidiyordu günlerim
    Tanrısız, esinsiz, gözyaşsız,
    Yaşamsız ve sevgisizdim.

    Ve bir an geldi, uyandı ruhum:
    Ve işte sen yeniden belirdin,
    Bir hayal gibi, uçup giden,
    Dehası gibi saf güzelliğin.

    Ve yürek çarpıyor bir esrimeyle,
    Ve yeniden canlanıyorlar onda
    Tanrısallık da, esin de,
    Yaşam da, gözyaşı da, aşk da.

    Aleksandr Sergeyeviç PUŞKİN
    Çeviri: Ataol BEHRAMOĞLU





    **********
    Aleksandr Sergeyeviç PUŞKİN kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Rus şair, roman, öykü, oyun yazarı ve edebiyat eleştirmeni Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, 1799 yılında Moskova'da doğdu.

    İlk eğitimini çocukluk yıllarında evinde aldı.
    Daha sonra Selo Lisesi'nde Rus, antik ve Batı Avrupa edebiyatı üzerine eğitim aldı. Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başladı.

    Yazdığı özgürlükçü şiirleri ve taşlamaları yüzünden, Güney Rusya'ya sürüldü.
    Üç yıl süreyle Kafkasya ve Moldova'da yaşadı.
    1826 yılında Çar I. Nikolay, Puşkin'i Moskova'ya geri çağırdı.

    1831'de Natalya Gonçarova'yla evlendi.

    Aleksandr Sergeyeviç Puşkin, saray entrikalarıyla kışkırtıldı ve 10 Şubat 1837 günü St. Petersburg'daki düello sonunda yaşama veda etti.

    Fransız Aydınlanma dönemini inceleyen; klasik Batı edebiyatını ve Rus halk ruhunu sentezleyerek, Rus Edebiyatı'nda "gerçekçilik akımı"nı başlatan; yarattığı yeni edebiyat diliyle çağdaşlarını ve sonraki kuşakları etkileyen Puşkin, lirik şiirin ve özgürlüğün sesi olarak, modern Rus Edebiyatı'nın oluşmasına en çok katkıda bulunan, Rus edebiyatının ilk önemli kişiliği olarak kabul edilen yazın ve düşün adamıdır.

    Gogol'ün, "O, olağanüstü bir olaydır" dediği Puşkin için Dostoyevski daha mistik bir tavırla "Puşkin, bize gelecekten haber veren bir peygamberdir" tanımlamasını yapar.

    - Şiirlerinden:
    Kleopatra Ve Âşıkları
    O'na
    Şair
    Şair'e Seviyordum Sizi
    Gece Sisi Kaplamış Tepelerini Gürcistan'ın

    - Yapıtlarından:
    Kafkas Tutsağı (Kavkazski plennik, 1822)
    Bahçesaray Çeşmesi (Bahcisarayski fontan, 1824)
    Çingeneler (Çigane, 1827)
    Kolomna'daki Küçük Ev (Domik v Kolomne, 1830)
    Yevgeni Onegin (1833)
    Bronz Süvari (Medni vsadnik, 1837)

    - Türkçe'de Aleksandr Sergeyeviç Puşkin yapıtlarından:
    İnsanüstü Bir Anıt Diktim Kendime (Adam Yayınları, 1996)
    Seçme Şiirler (Yön Yayıncılık, 1998)
    Bakır Atlı (İyi Şeyler Yayıncılık, 1999)
    A.S.Puşkin Aşk Şiirleri (Everest Yayınları, 2003)
    Çar Sultan (YGS Yayınları, 2003)
    Prenses ve Yedi Kahraman (YGS Yayınları, 2003)
    Uçuyor Troyka Yel Gibi (Adam Yayınları, 2003)
    Yevgeni Onegin (Yapı Kredi Yayınları, 2003)
    Yevgeniy Onegin (Everest Yayınları, 2003)
    Seviyorum Sizi-Seçme Şiirler (Türkiye İş Bankası Yayınları, 2006)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  5. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Ada

    Anne, sen uykudayken,
    rüzgârla kırbaçlanmış,
    türkü söylerken bizi kuşatan sular
    ezgisini yitirmiş şarkıların sesinde
    yaşarsın
    çıplak ve unutulmuş ve kıraç.

    Ada:
    Senin tepelerin ve vadilerin
    zamanın geçtiğinin farkında değil.
    Onlar düşlerinde kaldı
    -çocuklarının düşlerinde-
    esmekte olan rüzgârların
    ve uçmakta olan tasasız kuşların.

    Ada:
    Kızıl dünya biçimlendirdi bir tepe gibi sonsuzluğu!
    -taş kalpli yeryüzü-
    bütün gücüyle bağlarken rüzgârları
    engebeli uçurumlar önünü kesmekte tüm ufukların!

    Amilcar CABRAL
    Çeviri: Kenan HANOK





    **********
    Amilcar CABRAL kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Gine-Bissau’nun bağımsızlık mücadelesinin önderi Amilcar Cabral, 1921 yılında Cabo Verde’de doğdu.

    Ailesi varlıklıydı, sömürgeci Portekizlilerle ilişkileri vardı.
    Cabral bu sayede kültürlü bir eğitim ortamı içinde büyüdü.

    Yetişme dönemini belirleyen en önemli olaylar, İkinci Paylaşım Savaşı yıllarında, savaş koşulları ile birleşen kuraklıkların yol açtığı, binlerce kişinin ölümüne yol açan kıtlık ve Faşist Portekiz birliklerinin ırkçı baskıları olmuştur.

    1945 yılında Portekiz’in başkenti Lizbon’da kaydolduğu Yüksek Ziraat Okulu’nu 1951’de bitirip tarım mühendisi oldu.

    Öğrencilik yıllarında edebiyatla da ilgilenmeye başladı.

    Henüz Lizbon’dayken Centro de Estudos Africanos (Afrika Araştırmaları Merkezi) içinde ilk politik faaliyetlerine başlamıştı. Lizbon’da Portekiz Tarım İstasyonu’nda stajyer olarak çalışırken, Bissau’ya naklini yaptırdı.

    Bissau’ya gelen Amilcar Cabral, kısa sürede yasal olarak politik faaliyet yürütebilmenin olanaksızlığını kavradı ve 1956’da, ülkesinin kaderini değiştirecek olan tarihsel kararını vererek, arkadaşlarıyla birlikte Partido Africano de Idependência da Guiné e Cabo Verde’yi (Gine ve Capo Verde’nin bağımsızlığı İçin Afrika Partisi-PAIGC) kurdu. PAIGC’nin hedefi, ülkenin bağımsızlığa kavuşturulması, emperyalist güçlerle yapılan tüm anlaşmaların kaldırılması ve temel üretim araçlarının kamulaştırılmasıydı.

    1959 yılındaki 50 kişinin öldürülmesiyle sonuçlanan genel grevden sonra, 15 Kasım 1960’ta, PAIGC bir bildiriyle Portekiz’den, Portekiz Gine’si ile Cabo Verde Adalarına bağımsızlık vermesini, buradaki üslerini kaldırarak askeri gücünü çekmesini ve tüm siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedi. Elbette ki bildirinin, artan sömürgeci baskıdan başka hiçbir sonucu olmadı ve PAIGC’ın silahlı mücadele süreci de başlamış oldu. Sabotaj ve ani baskınlarla gelişen direniş, 1963’te PAIGC’nin örgütlediği bir halk ayaklanmasına dönüştü.

    1964’ün başında parti, ülkenin üçte birine egemen olmuş, programına uygun tarım kooperatifleri kurarak eğitim ve sağlık alanında ilk kez toplumsal çözümleri denemeye başlamıştı. Afrika’nın neredeyse tamamına yayılan diğer direnişçi güçlerden de destek alan parti, 1966’da ülkenin yarısını kontrolü altına almıştı. Sömürgecilerin “reform” aldatmacasını reddeden parti, 1972’de hakim olduğu topraklarda genel seçimleri gerçekleştirdi ve ilk ulusal halk meclisi toplandı.

    Çaresizlik içinde son günlerini yaşayan sömürgeciler, içinde bulunduğu güç durumdan kurtulabilmek için devrimin önderlerini hedef almayı seçti ve Amilcar Cabral, 20 Ocak 1973 gecesi Gine Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Konarkri’de sömürgeci Caetano rejiminin ajanları tarafından katledildi.

    Cabral’ın düşü ölümünden kısa bir süre sonra gerçekleşti ve Ulusal Halk Meclisi 1973’te cumhuriyeti ve bağımsızlığı ilan etti.

    Yeni devlet, aynı yılın Kasım ayında Birleşmiş Milletler tarafından tanındı.

    Faşist Salazar diktatörlüğünün Nisan 1974’te yıkılmasıyla, Portekiz de yeni devleti tanıdı.

    Cabral bütün hayatını, şiirle başlattığı, silahla südürdüğü mücadelesine adamış, özel hayatını, gündelik zevkleriyle aşklarını bu uğurda hiçe sayabilmiş ve mücadelesini inatla sürdürmüş bir önderdi.

    - Şiirlerinden:
    Ada
    İşte Sevgili Yurdum

    - Yapıtlarından:
    Gine'de Devrim: Bir Afrika Halkının Kurtuluş Mücadelesi
    Son Konuşmalar: Kaynağa Dönüş

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  6. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Goya

    Ben Goya'yım!
    Çorak bir tarlaya kuzgunlar gibi süzülen düşman
    yuvalarından oydu gözlerimi.
    Ben acıyım!

    Ben iniltisiyim
    savaşın. 41 karlarında yanmış
    şehirlerim ben.

    Ben açlığım!

    Ben kırılmış boynuyum
    çıplak alana çanlar gibi sallanarak asılmış
    bir ihtiyar kadının...
    Ben Goya'yım!

    Ey gazap üzümleri!
    Top sesleriyle yürüdüm Batı'ya,
    çağrısız konuğun külleriyim ben!

    O unutulmaz göğe tabut çivileri gibi
    sert yıldızlar çaktım!
    Ben Goya'yım!

    Andrey VOZNESENSKİ
    Çeviri: Ülkü TAMER






    **********
    Andrey VOZNESENSKİ kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Rus şair Andrey Andreyeviç Voznesenski, 1933 yılında Moskova'da doğdu.

    Pesternak ve Mayakovski sonrası kuşağın en belirgin ve özgün Rus şairidir. Sovyet yöneticileri tarafından sık sık yeteneğini kötüye kullanmakla suçlanmış, ve 1960'larda stadyumları dolduran kalabalıklar önünde kovboy çizmeleriyle yaptığı şiir gösterileri yasaklanmış olan Sovyet komunist rejiminin muhalif seslerindendir.

    Şiiri tarz olarak Amerikan Beat kuşağı şiirleriyle benzerlikler gösterir. Bu nedenle de o dönemin Amerika şairleriyle ve şiirseverleriyle de iyi diyaloglar kurabilmiştir.

    30 Haziran 2004'de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, zamanında komünist otorite ile çatışan, Sovyet döneminin popüler ozanı Andray Vosnessenki’ye törenle Devlet Madalyası taktı.

    "Oza" adlı uzun şiiriyle Türkiye'de de oldukça iyi bilinen Andrey Andreyeviç Voznesenski, 1 Haziran 2010 günü Moskova'da yaşama veda etti.

    - Şiirlerinden:
    Oza
    İnsan Organizmasında
    Goya

    - Türkçe'de Andrey Voznesenski yapıtlarımdan:
    Oza (İleri Kitabevi, 1992)
    Şiirler (İyi Şeyler Yayıncılık, 1992
    Telefon Kulübesi (Broy Yayınları, 1997)

    (Tuğrul Asi Balkar/siir.gen.tr, tr.wikipedia.org)
     
  7. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Yaban Balı Özgürlük Kokar

    Yaban balı özgürlük kokar,
    Toz, güneş ışını kokar,
    Bir kızın ağzı -menekşe
    Ve altın -hiçbir şey kokmaz altın.
    Tereotu su kokar,
    Aşk ise elma,
    Ama biz, biliyoruz artık
    Yalnız kan, kan gibi kokar…
    Romalı yöneticinin halkın önünde
    Topluluğun ölüm bağırtıları altında,
    Ellerini yıkaması boşunadır,
    İskoçya kraliçesinin* sıska avuçlarını
    Oğuşturması boşunadır
    Kan damlalarını silmek için
    Kral sarayının boğucu karanlığında…

    Anna AHMATOVA
    Çeviri: Güneş ACAR


    * Lady Macbeth






    **********
    Anna AHMATOVA kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Rus Edebiyatının en büyük kadın şairi, Akmeizm akımının temsilcisi Anna Ahmatova 1889 yılında Ukrayna’da Odessa yakınlarında Bolşoy Fontan’da doğdu. Asıl adı Anna Andreyevna Gorenko idi.

    Çocukluğu Çarskoye Selo’da ve Petersburg’ta geçti. Kiev ve Petersburg Üniversitelerinde hukuk,edebiyat ve tarih öğrenimi gördü. 1910 yılında Akmeist okulun kurucusu ünlü şair Nikolay Gumilyov’la evlendi. İtalya, Fransa ve Almanya’yı gezdi. 1917 Ekim Devrimi öncesinde eşinden ayrıldı,

    1918’de 1921 yılına dek sürecekikinci evliliğini Vladimir Shileyko ile yaptı. Nikolay Gumilyov 1921’de kurşuna dizilerek öldürüldü. Gumilyov’la olan evliliğinden olan oğlu Lev Gumilyov 1938-1956 yıllarını tutukevleri ve çalışma kamplarında geçirdi. Üçüncü eşi Nikolay Punin de 1949’da tutuklandı, 1953’te Sibirya’daki çalışma kampında yaşamını yitirdi.

    Anna Ahmatova'nın şiirleri 1925-1946 yılları arasında çeşitli engellemelerle karşılaştı. Daha sonra ise aşırı kötümser, erotik, mistik, Rus halkına ve siyasete karşı duyarsız olduğu gerekçesiyle ‘burjuvalık’la ve ‘bireycilik’le suçlanarak yasaklandı, Sovyet Yazarlar Birliği’nden çıkarıldı, var olan kitapları yok edildi. Şiirleri üzerinde baskı, engelleme ve yasaklamalar 1953 yılında Stalin’in ölümüne kadar sürdü.

    Bu süre içinde edebiyat eleştirisi, Puşkin üzerine incelemeler, Victor Hugo, Rabindranath Tagore, Giacomo Leopardi, ve çeşitli Ermeni ve Koreli şairlerden çeviri ve incelemeler yayınladı. 1964’te Etna Taormina Şiir Ödülü’ne değer görülen Anna Ahmatova’ya, 1965’te Oxford Üniversitesi Onursal Edebiyat Doktoru unvanı verilmiştir. Kısa, lirik, içten konuşma tarzında, Rus halk şarkılarının esintilerini taşıyan şiirleri, içerdiği duyguyu okuyanın iliklerine dek duyumsatan, bireysel ve toplumsal insanlık durumlarını içe dönük kırılgan bir derinlik ve incelikle, mistik çağrışımlarla dile getirir.

    Anna Ahmatova 5 Mart 1966 günü Moskova yakınlarında Domodedovo’da yaşamını yitirdi.

    - Ödüllerinden:
    1964 Etna Taormina Şiir Ödülü

    - Şiirlerinden:
    Aynı Bardaktan İçmeyeceğiz
    Biri Ölünce
    Esin Perisi
    Gri Gözlü Kral
    Son Karşılaşmanın Şarkısı
    Taş Bir Sözcük Düştü Parçalandı
    Yaban Balı Özgürlük Kokar
    Yurt

    - Yapıtlarından:
    Vecher (Akşam,1912)
    Chyotki (Tesbih, 1914)
    Belaya staya (Beyaz Sürü, 1917)
    Podorozhnik (Sinirotu,1921)
    Anno Domini MCMXXI (1922)
    Iva (Söğüt,1940)
    Iz şeşti knig (Altı Kitaptan, 1940)
    Izbrannoe (Seçme Şiirler,1943)
    Stihotvoreniya (Şiirler, 1958)
    Beg vremeni (Zamanın Koşusu,1958)
    Sed'maya kniga (Yedinci Kitap, 1958)
    Stihotvoreniya 1909-1950 (Şiirler 1909-1950; 1961)
    Poema bez geroya (Kahramansız Şiir, 1962-1976)
    Rekviem (Requiem, 1963)
    Anna Ahmatova Toplu Şiirler (İki cilt, 1986)

    - Türkçe'de Anna AHMATOVA yapıtlarından:
    Yaban Balı Özgürlük Kokar, Ada Yayınları
    Seçilmiş Şiirler, Adam Yayınları
    Şiirler, İyi Şeyler Yayıncılık
    Anna Ahmatova Dünya Şiir Mitosları, Gendaş Kültür Yayınları
    Ardından Varlık Yayınları

    (Tuğrul Asi Balkar/siir.gen.tr)
     
  8. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Auschwitz'den Sonra*

    Öfke,
    kara bir orak gibi,
    kuşatır beni.
    Her gün,
    bir Nazi
    götürürdü, sabah saat 8'de, bir bebeği
    ve kahvaltı için hafif ateşte
    pişirdi tavasında.

    Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle
    ve kazır tırnak diplerindeki kiri.

    İnsan şeytandır,
    Bağırırım avaz avaz.
    İnsan bir çiçektir
    yakılmamalı,
    Bağırırım avaz avaz.
    İnsan
    çamurlara bulanmış bir kuştur,
    Bağırırım avaz avaz.

    Ve ölüm bakar ilgisiz bir gözle
    ve kaşır kıçını.

    İnsan minik pembe ayakları ile,
    olağanüstü parmakları ile
    bir tapınak değildir
    ama bir keneftir.
    Bağırırım avaz avaz.
    İnsan, bir daha asla bardak kaldırmasın.
    İnsan, bir daha asla kitap yazmasın.
    İnsan, bir daha asla ayakkabısını giymesin.
    İnsan, bir daha asla gözlerini açmasın
    bu tatlı Temmuz gecesinde.
    Asla.Asla.Asla.Asla.Asla.
    Bağırırım avaz avaz bütün bunları.

    Yalvarırım Tanrı işitmesin beni.

    Anne SEXTON
    Çeviri: Tuğrul Asi Balkar


    * Auschwitz-Birkenau; İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi Almanyası tarafından kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma ve imha kampıdır. Kampa tüm Avrupa'dan 1,3 milyon insan yerleştirilmiştir. Bunlardan, 1 milyonu Yahudi olmak üzere 1.1 milyonu yok edilmiştir. Yaklaşık 900.000 kişi kampa geldikleri anda doğrudan gaz odalarına gönderilmiş ya da vurularak öldürülmüştür. Kalan 200.000 kişi, hastalık, eksik beslenme, kötü muamele, korkunç tıbbi deneyler nedeniyle ve daha sonra gönderildikleri gaz odalarında ölmüştür.






    **********
    Anne SEXTON kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    1928 yılında Massachusetts (ABD) eyaleti Newton'da doğdu.
    Tam adı Anne Gray Harvey Sexton'dır.

    Garland Junior kolejini bitirdi.
    Genç sayılabilecek yaşta 19 unda Alfred Muller Sexton II ile evlendi.
    1953 yılında depresyon tanısıyla Westwood Lodge'da tedavi gördü.
    Kızının doğumundan sonra 1955 yılında yeniden aynı hastaneye yatırıldı.
    Tedavi için doktoru tarafından şiir yazmaya teşvik edilen Sexton, 1957'de Boston Üniversitesi'nde Robert Lowell'un şiir sanatı seminerlerine Sylvia Plath ile birlikte katıldı. Modellik ve kütüphanecilik yaptı, çeşitli lise ve üniversitelerde ders verdi.

    Şiirleri, kendi yaşamını dışa vuran yoğunluk ile önem taşıyan ve "itirafçı" geleneğin (confessional poetry) kadın şairleri arasında yer aldı.

    Anne Sexton, 4 Ekim1974 günü Massachusetts eyaleti Weston'da yaşamına kendi elleriyle son verdi.

    - Ödüllerinden:
    1967 Pulitzer Ödülü, "Live or Die" (Yaşa ya da Öl, 1966) adlı yapıtı ile

    - Şiirlerinden:
    Yıldızlı Gece
    Sözcükler
    Böyle Birisi
    Auschwıtz'den Sonra

    - Yapıtlarından:
    Tımarhaneye Giderken ve Dönerken, 1960
    Bütün Sevdiklerim, 1962
    Yaşa ya da Öl, 1966
    Aşk Şiirleri, 1969
    Dönüşümler, 1971
    Delilik Kitabı, 1972
    Ölüm Defterleri, 1974
    Tanrı'ya Doğru Korkunç Kürek Çekiş, 1975
    Mercy Caddesi 45, 1976
    Dr Y için Sözcükler: Derlenmemiş Şiirler ve Üç Öykü, 1978
    Toplu Şiirler, 1981

    - Ülkemizde Yayınlanan Yapıtlarından:
    Kilitli Kapılar (Artshop Yayıncılık, 2006)

    (Tuğrul Asi Balkar/siir.gen.tr)
     
  9. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Bekleyeceğim
    -Nâzım Hikmet'e-

    Bir kayınağacı altında…
    Bir kayınağacı altında değil -
    kayınağacı üç yüz yıl yaşar yalnızca!

    Bir kavak altında…
    Bir kavak altında değil -
    kavak yedi yüz yıl yaşar yalnızca!

    Bir çınar altında…
    Bir çınar altında değil -
    çınar bin yıl yaşar yalnızca!

    Bir kestane altında…
    Bir kestane altında değil…
    kestane üç bin yıl yaşar yalnızca!

    Bir selvi altında…
    Bir selvi altında değil…
    selvi beş bin yıl yaşar yalnızca!

    Bir yıldızağacı altında
    Tanrı sürdürdükçe bekleyeceğim
    yalnız kendim için beklemiyorum çünkü

    aynı vücudun kemiklerinin
    nasıl birleştiklerini görmeyi,
    bir de nasıl yüceldiğini

    ululuğunda - Vatanın!

    Ante POPOVSKİ
    Çeviri: Suat Engüllü






    **********
    Ante POPOVSKİ kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    Makedon şair Ante Popovski 1931 yılında Batı Makedonya’da Dehar iline bağlı Lazaropole köyünde doğdu.

    Üsküp TıpFakültesi’ni bitirdi. Bir süre hekimlik yaptı.

    1960 yılından sonra tamamen sanatıyla ilgilendi. Nova Makedonija gazetesinde yayın yönetmeni olarak çalıştı. Makedonya Yazarlar Birliği başkanlığı görevini iki dönem sürdürdü. Struga Şiir Akşamları Festival Komitesi’nde başkanlık yaptı.

    Yapıtları birçok dile çevrilen, deneme, eleştiri ve çeviri alanlarında da ürünler veren Ante Popovski “Miladinov Kardeşler”, “11 Ekim”, “Koço Ratsin”, “Goceva povelba”, “Struga Şiir Akşamları”, “Premio Europa” uluslar arası en iyi şiir ödüllerine lâyık görüldü.

    Ante Popovski, 1 Ekim 2003 günü yaşamını yitirdi.

    - Şiirlerinden:
    Bekleyeceğim
    Diyalog
    Haber
    Kanayan Ağaç
    Mezar Yazıt
    Soruşturma
    Bir Adam, Bir Kuş…
    Zincire Vurulmuş Kitap

    - Yapıtlarından:
    Reflections (Yansımalar,1955)
    The Vardar (Vardar,1958)
    Samuel (1963)
    Insubordination (Başkaldırma,1964)
    Poppies (Gelincikler, 1969)
    Stony (Taşlaştıran, 1972)
    Secret Words (Gizli Sözcükler, 1975)
    Love Words (Aşk Sözcükleri, 1980)
    A Family Tree (Soy Ağacı,1981)
    Blue Poem (Mavi Şiir,1984)
    Unnamed (İsimsiz, 1988)
    Providence (Tanrısal Takdir, 1995)

    - Türkçe'de Ante Popovski Yapıtlarından:
    Kuşu Beklerken (Tekin Yayınevi, 1991)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     
  10. sovalye

    sovalye Aktif

    Katılım:
    16 Şubat 2009
    Mesajlar:
    320
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    5 ÇTL
    Sevgilim Meltemdir Söyleyen

    Sevgilim, meltemdir söyleyen
    fırsatının bembeyazlığını...
    Gözlerim seni görmeyecek;
    bekliyor seni yüreğim!

    Rüzgâr getirdi bana
    adını sabah alacasında;
    dağ tekrarlıyor
    ayak seslerinin yankısını...
    Gözlerim seni görmeyecek;
    bekliyor seni yüreğim!

    Kuytu çan kulelerinde
    alabildiğine çalıyor çanlar...
    Gözlerim seni görmeyecek;
    bekliyor seni yüreğim!

    Çekiç sesleri
    anlatıyor tabutun kasvetini;
    küreğin sesi de
    mezar yerini...
    Gözlerim seni görmeyecek;
    bekliyor seni yüreğim!

    Antonio MACHADO
    Çeviri : Eray Canberk





    **********
    Antonio MACHADO kimdir?


    [​IMG]

    - Yaşamı:
    İspanyol şair Antonio Machado y Ruiz, 1875 yılında Sevilla'da (İspanya) doğdu.

    Madrid'te Institucion Libre de Ensenanza'da ve Paris'te Sorbonne Üniversitesi'nde edebiyat üzerine öğrenim gördü. Çevirmenlik ve öğretmenlik yaptı.

    İç Savaş sırasında Cumhuriyetçilerin safındaydı.
    Savaşın bitiminde (1939) sınırı geçip Fransa'ya sığındı.

    Antonio Machado y Ruiz, 21 Şubat 1939 günü Colliuse'da (Fransa) yaşama veda etti.

    - Sanatı:İspanyol edebiyatında döneminin umutla umutsuzluk arasındaki gerilimini yansıtan ürünler vermiş "1898 Kuşağı" denilen hareketin önemli temsilcilerindendir.

    Kuşkuculuğunu ve dolayısıyla somut elle tutulur gerçeklerden ötesine inanmadığını her fırsatta belirtti. Açıksözlü, dürüst, güvenilir ve özgürlükçü bir kişilik sergiledi.

    İnsanı her değerin üstünde tutan yaklaşımıyla Kastilya insanının toplumsal-siyasal sorunlarıyla, duygularıyla, kötü yönetim ve adaletsizlik gibi olgularla uğraştı.

    - Şiirlerinden:
    Cinayet Gırnata'da İşlendi
    Dağ Kelebeği
    Düşümde Gördüm ki
    Savaş
    Sevgilim Meltemdir Söyleyen

    - Yapıtlarından:
    Soledades (Yalnızlıklar, 1903)
    Campos de Castilla (Kastilya Kırları, 1912)
    Nuevas canciones (Yeni Şarkılar, 1924)
    Poesias completas (Bütün Şiirler, 1928)
    Hora de Espana (İspanya Zamanı, 1936)

    - Türkçe'de Antonio Machado Yapıtlarından:
    Seçme Şiirler (Yön Yayıncılık, 1994)
    Kastilya Kırları (1907-1917) (İmge Kitabevi, 1997)

    (Tuğrul Asi Balkar / siir.gen.tr)
     

Sayfayı Paylaş