1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünyadan Harika Eserler

Konusu 'Hobiler & Sanat Eserleri' forumundadır ve MRMİC tarafından 11 Aralık 2008 başlatılmıştır.

  1. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    [​IMG]

    Akropolis-Atina

    Akropolis Eski Yunan şehirlerinin en yüksek noktasında yer alan, idari, askeri ve dini yapıların bulunduğu savunmaya yönelik merkezi kısım.

    A kropolis – (Yunanca, Akros, yüksek; Polis, şehir demektir) – Genellikle Eski Yunan şehirlerinin kaleleri bulunan yüksek mahallelerine bu isim verilirdi. Bu kaleler, bütün şehre hakim yüksek tepeler ve kayalıklar üzerinde kurulurdu. Atina şehrinin Akropolis’i çok meşhurdu. Bugün Atina Akropolis’i Yunan dehasını isbat eden ve zamanın tahribatından kurtulabilen güzel eserlerle dolu bir müzedir.

    Akropolis Eski Yunan şehirlerinin en yüksek noktasında yer alan, idari, askeri ve dini yapıların bulunduğu savunmaya yönelik merkezi kısım.

    Eski Yunanistan'da şehirlerin kuruluşu dini bir mana taşıdığından, tanrıların oturacağı yerler inşa etmek, Yunan şehir planlamasının temel özelliklerindendi. Akropolis adı verilen binaların bir tepe üstünde olması hem dini hem de askeri açıdan önemliydi.

    Akropolislerin en meşhuru M.Ö. 5. yüzyılın ikinci yarısında inşa edilen Atina Akropolisi'dir. Sarp ve surla çevrili bir tepenin üzerinde bulunan bu akropolis, şehrin koruyucu tanrıçası olarak kabul edilen Athena'nın evi olarak yapılmıştı. Bugün bu Akropolisten, kutsal bölgenin giriş kapısı Propylara, Athena'nın asıl mabedi ve aynı zamanda Delos Birliğinin hazinesinin saklandığı yer olan Parthenon, tarım tanrılarına özellikle Erikhtonios'a adanan Erekhtheion ile Athena Nike Tapınağı kalmıştır. Çeşitli kazı ve restorasyon çalışmaları neticesinde günümüze kadar gelen, Türkiye'deki Perganon Akropolisi de dünyadaki sayılı Akropolislerdendir.
     
  2. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    El Hamra Sarayı-İspanya

    Elhamra Sarayı (Arapça: القلعة الحمراء al-Qal‘a al-Hamrā ya da القصر الحمراء al-Qasr al-Hamrā, İspanyolca: Alhambra / okunuş: Alambra) - Granada: İslam mimarisinin ulaşabileceği yüksek noktalardan biri olarak bugünlere ulaşmış bir şahit olan Elhamra Sarayı'nın temeli 1232 yılında, Gırnata Emirliği yani Beni Ahmer (Nasiriler) devletini kuran 1.Muhammed (Muhammed bin Ahmer) zamanında atılmıştır. Saray, aynı sülaleden gelen çeşitli hükümdarlar (3. Ebu Abdullah Muhammed, 1. Ebul Haccac Yusuf, 5. Muhammed) tarafından yapılan ilavelerle genişletilmiştir.

    Elhamra'nın yapımı devam ederken Endülüs'ün diğer önemli iki şehri Kurtuba ve Sevilla (1236 ve 1248'de) Hıristiyan Kastilyalılar'ın eline geçmiştir ve oradaki Müslüman halk çeşitli işkencelere uğramıştır.

    1001 gece masallarındaki rüya sarayların gerçek alemdeki izdüşümü sayılabilecek olan Elhamra'nın doğal çevreye uyumu, girift yapısı, farklı süslemeleri ve yaşanan mekan ile su ve yeşili belli bir ahenk içinde buluşturabilmesi, kazandığı şöhretin hiç de haksız olmadığını gösterir. Paris'teki İnstitut du Monde d'Arap (Arap Dünyası Enstitüsü) eski Başkanı Edgar Pisani sarayın, İslam medeniyetinin insanlığı ulaştırabileceği en yüksek noktalardan biri olduğunu söyledikten sonra Elhamra'yı şöyle anlatır:

    [​IMG]
    Aslanlı bahçeden bir görüntü.​


    Endülüs İslam sanatını, Müslüman İspanya tarihinden ayrı düşünmek imkansızdır... Elhamra inşa edilirken hiçbir şey tesadüfe bırakılmamış, her detay itina ile hesaplanmıştır. Kavislerin bölünüşünde, tek ve çift sütunların hoşa geden bir tarzda yerleştirilmelerinde, kapı ve pencere yerlerinin tespitinde bunu anlamak mümkündür. İşte bu sayede harikulâde perspektifler ortaya çıkmış, avlular ile açık salonlar arasında güneş ışığı, suların akışı ve gölgelerin oyunu buluşturularak, dış alemle inanılmaz bir uyum ve zarafet sağlanmıştır. Bu, sanki el değince kırılıp dökülecek hissi veren yüksek bir zarafettir. Elhamra'yı gerçekten anlamak için, sarayın içindeki pek çok kitabeyi anlayarak okumak gerekir. Kur'an'dan alınan ayetlerin ve İbn-i Zamrak'la diğer Müslüman şairlerin mısralarının kazınmış olduğu bu kitabeler bazı duvarları tamamen kaplamakta, kemerler, kapı çerçeveleri ve sütun tekneleri boyunca uzayıp gitmektedir. Öyle ki, bu yazıları süsleme motiflerinden ayırmak neredeyse imkansız haldedir.

    Sarayın Betimlemesi

    Girift bir yapıya sahip olan Elhamra Sarayı, birbiriyle bağlantılı sayısız odalar ve salonlar, bu mekanların arasında yer alan avlular, ferahlatıcı yeşil alanlar, fıskiyeli havuzlar, akar çeşmeler ve bahçelerden ibarettir. Ama tüm bu mekanlar belli bir ahenk içinde dizilmiş, rahatsız edici olmayan geçişlerle birbirine bağlanmış bir düzene sahiptir. Bu düzen, Yahya Kemal Beyatlı'nın İspanya'daki elçilik görevi sırasında (1929) kaleme aldığı satırlarda şöyle özetlenir:

    ... Elhamra'ya basit bir dış kapıdan giriliyor. Girerken hârikulâde bir mekan içine girileceğinin farkına bile varılmıyor. Girdikten sonra bir alemden başka bir aleme geçmiş, sanki bir rüyanın ortasına düşmüş gibi gözlerimi kapadım ve açtım, öylesine bir hayret içindeydim. Bu şaşkınlık daireden daireye geçtikçe arttı. Nazar değmemiş bir beyazlık içinde, sülüs bir yazı sarmaşığı gülümseyen bir güzellikle bütün duvarları sarmış; nakışın ve oymanın hudutsuz oyunları, tavanların derinliklerine kadar her tarafı örtmüş, ama her taraf yine de bembeyaz görünüyor.

    [​IMG]
    Saraydaki Allah oyması​


    Saray içindeki tüm oda ve salonları çepeçevre dolaşan bir sözcük, dünyanın bu en nazenin, ortaçağın en ünlü, Endülüs'teki 780 yıllık İslam hakimiyetinin de en önemli sarayı sayılan Elhamra'nın sırrını adeta özetleyen Arapça bir cümledir. Tüm Elhamra’ ya damgasını vuran bu tılsımlı sözcük, " Allah'tan başka galip yoktur" anlamını taşır. Bu bakımdan Elhamra, Allah'ın tek galip olduğunu tüm dünyaya haykıran bir saraydır ve dünyanın hiçbir yerinde Allah adını bu kadar çok zikreden sütun, kemer, kubbe, tavan, kapı ve duvara sahip başka bir saray bulmak mümkün değildir. Saray mevcut haliyle halen göz alıcı bir güzelliğe sahip olmasına rağmen, buranın çok uzun yıllar kendi kaderine terk edildiği, adeta dilencilerin ve evsiz barksız insanların barınak yeri haline geldiği bilinmektedir. Bu dönemde bakımsızlıktan dolayı bazı yerlerde duvar kabartma süsleri dökülmüş, hor kullanmadan dolayı kapı ve pencereler tahrip olmuştur. Öyle ki, bekçilik yapan bir ailenin korumasına teslim edilen sarayın bahçesine, ilgisizlikten dolayı gecekondu misali kaçak evler bile yapılmıştır. Sarayın Mexuar denen idari bölümü avlusunun bir zamanlar koyun ağılı olarak kullanıldığı, yine bu bölümün arka kısmında kapel haline çevrilen ibadethaneye geçiş için bir duvarın yıkılarak kapı haline dönüştürüldüğü bilinmektedir. Sarayın harem kısmındaki bir oda ise 1829 yılında Washington Irving'in ikametine tahsis edilmiş ve Amerikalı yazar bu odada Elhamra ile ilgili anılarını kaleme almıştır. Granada'nın 1492 yılında düşüşünden sonra 5. Carlos sarayının yapımı için Elhamra'nın bir kısmının yıkıldığı bilinmektedir. Bu yıkılan bölümlerin neler olduğu, bu yıkımla sarayın neler kaybettiği ise hiçbir zaman öğrenilememiştir.

    Tüm bu olumsuzluklara rağmen Elhamra'nın ayakta kalmak için zamana karşı başarıyla direndiği söylenebilir. 19. yy sonunda başlayan restorasyon çalışmaları 20. yy.da, özellikle yabancı ziyaretçilerin artışı sonucu hız kazanmış, eksik yönleri olsa da, sarayın yavaş yavaş eski ihtiş¤¤¤¤¤ kavuşmasına sebep olmuştur. İspanyol makamlarının restorasyonda süslemelerin aslına ve obje fonksiyonlarına mümkün olduğunca sadık kalmaya dikkat ettiklerini de özellikle belirtmek gerekir.
     
  3. AngeL

    AngeL Usta

    Katılım:
    1 Nisan 2007
    Mesajlar:
    656
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
    El Hamra Sarayina gittim ben cok güzel bir yer resimler var isterseniz eklerim:)
     
  4. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    [​IMG]

    Angkor Tapınağı-Kamboçya

    Angkor çinhindinin güney bölümünde Kamboçya'nın tropikal ormanlarında asyanın en büyük harikalarından biri yer alır.Bu şehir bir zamanlar büyük khmer imparatorluğunun başkentiydi.MS.9. yüzyılda Angkor'u kuran I. Yaçovarman, Tonle sap gülünün yakınındaki bir tepeye hindu tanrısı olan şiva nın bir heykelini yaptırdı ve Angkor kenti Khmer imparatorluğunu gücünü temsil eden bu heykelin çevresinde gelişti.Bu dünyanın ilk mega kentindeki binaların 15. yüzyılda terk edilmasi ile ahşap binalar ya çürüdü yada beyaz karıncaların yemi oldu.Ancak sert kızıl kayadan ve kumtaşından yapılan yapılar hala ayakta ,tüm görkemiyle ormanın zor şartlarına ve yüzyıllara meydan okuyor.
    Tapınakların en büyüğü ve en güzeli olan Angkor Vat tanrı vişnu ya adanmış ve hala kamboçyalıların hac yeri olduğundan gayet iyi durumda.2oo hektarlık alanı kaplayan bu yapıya "kent tapınak" anl¤¤¤¤¤ gelen Angkor vat denilmiştir.Bir kulenin çevresinde dikdörtgen biçimindedir kozalak şeklindeki kuleleri,galerileri,yollarıve teraslarıyla, gerçek boyutunda yapılmış hayvan ve bitki figürleriyle ve çevresinde 200 metre genişliğindeki hendeğiyle tam bir harikadır.Komboçyanın bayrağında işte bu tapınağın resmi bulunmaktadır..
    Şehir 1177 de Çampa krallığının akınlarıyla yıkıldı.Ancak birkaç yıl sonra imparator VII.Jayavarman Çampaları yendi ve yeni bir kent yaptı ve buda dinini benimseyerek büyük tanrı Budaya adanan ve Bayon adı verilen büyük bir tapınak yaptırdı tapınağı çevreleyen 50 kuledin dört tarafında gülümseyen insan figürü vardır.Kent bugün unesco koruması altındadır ve kamboçya ekonomisine büyük desteği vardır
     
  5. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL

    İsteriz tabiki memnun oluruz Angel bekliyoz resimlerini:)
     
  6. AngeL

    AngeL Usta

    Katılım:
    1 Nisan 2007
    Mesajlar:
    656
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
  7. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.357
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.819 ÇTL
    Güzel bir bölüm olmuş MRMİC Teşekkürle emeğine. Bilmiyorum devam edecek mi? Umarım konuyu bölmemişimdir.
     
  8. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    Evet devam edeceğimde konuyu bölmedin aksine memnun oldum teşekkürler ilgine ve yardımına YoRuMSuZ...
     
  9. AngeL

    AngeL Usta

    Katılım:
    1 Nisan 2007
    Mesajlar:
    656
    Beğenileri:
    7
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
  10. MRMİC

    MRMİC Uzman

    Katılım:
    28 Eylül 2008
    Mesajlar:
    1.104
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    1.130
    Yer:
    İstanbul
    Banka:
    238 ÇTL
    [​IMG]


    Chichen Itza-Yucaten,Meksika

    Chichen Itza (ya da okunuşuyla Çiçen İtza), Meksika'nın Yucatan Yarımadası’nda, Valladolid ve Mérida arasında yer alan, Kristof Klomb öncesi dönemde kurulmuş bir Maya kentidir. Muhtemelen bir dönem Yucatan’ın dini merkezi olmuştur. Günümüzde Meksika’nın en çok ziyaret edilen ikinci arkeolojik sit alanıdır. Chichen-Itza’daki El Castillo (kale) adıyla tanınan Kukulkan (Kukuul Kaan) piramidinin yüksekliği üst platforma nazaran 24 m.’dir. (10. yy. sonunda yüksekliği 40 m. olan Uxmal'daki piramitten daha alçaktır.) 7 Temmuz 2007'de seçilen dünyanın yeni yedi harikasından biridir.Efsaneye göre kent 10.yy.’da Quetzalcoatl önderliğindeki Toltekler'ce alınmıştır. Kentteki önemli yapılar şunlardır:

    Kale adıyla tanınan Kukulkan Tapınağı ya da Kukulkan Piramidi: Mayalar bu piramidi astronomi ve matematik bilgilerini ortaya koymak istercesine belirli bir sistemle inşa etmişlerdir. Örneğin 4 cephesinin her birinde 91 basamak yer alır ki, böylece 4x91’le bulduğumuz 364 sayısına en tepedeki düzlüğü (1) de eklediğimizde yıldaki günlerin sayısı olan 365’i bulmaktayız. Ayrıca, piramiti öyle bir şekilde yönlendirmişlerdir ki, ilkbahar ve sonbaharda ekinoksların gerçekleştiği an, piramite gelen güneş ışıkları piramitin çıkıntıları sayesinde, merdiven basamaklarının dibinde bulunan iki yılan başı yontusunun S’ler çizen bir gövde uzantısı oluşacak şekilde bir gölge oluşturmaktadır. (İki başlı yılan.) Bu yılan, Kukulkan adıyla bilinen ilah tüylü yılandır.(Yılanın bir özelliği vücudunun gökcisimlerinin yörüngeleri şeklini alabilmesi, S'ler çizebilmesidir.) Ayrıca piramiti inandıkları yeraltı alemi katları sayısı gibi 9 farklı düzey halinde düzenlemişlerdir. Piramitin tepesinden bakıldığında 300 hektarlık bir görüş alanına sahip olunur, yani kentteki tüm yapılar görülebilmektedir.

    [​IMG]

    Piramidin merdiven basamaklarının dibinde bulunan iki yılan başından biri.
     

Sayfayı Paylaş