1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünyanın İlk Toplu İş Sözleşmesi Fincancılar Anlaşması

Konusu 'Osmanlı Tarihi' forumundadır ve wien06 tarafından 28 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

  1. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    18. yüzyılda çini esnafı arasında rekabet
    Günümüzden de bilirsiniz, bir mala rağbet başlayınca üreticiler arasında rekabet başlar. Bu çekişme genelde ücretlere işçi aleyhine yansır. Çünkü maliyeti düşürmek için ilk akla gelen, emeği daha ucuza almaktır. İznik atölyeleri kapanınca Kütahya’da da böyle bir durum yaşanmış olmalı ki, bu durum 1766’da imzalanan Fincancılar Esnafı Anlaşması ile sonuçlanmıştır. Bazı çevreler bu anlaşmayı tarihteki ilk toplusözleşme sayarlar.

    Sözleşmenin maddelerini sıralamadan önce şunu açıklamalıyım. O dönemde üretim yapanlar çırak, kalfa, usta olarak yetenek ve deneyine göre sınıflandırılmaktadırlar. Bu sınıflandırma bir jüri önünde gerçekleştirilmekte, derece yükseltmeler de sınavla (ve kadro açıldıkça) yapılmaktadır. Bu dönemde üretim yapanlar “esnaf” olarak adlandırılır. Arapça sınıf sözünden türeyen esnaf adı bugün de kullanılmaktadır. Bu tanım, bugün “iktisadi faaliyeti, parasal çalışmasından çok beden çalışmasına dayanan ve kazancı ancak geçimini sağlamaya yetecek kadar az olan zanaat ve ticaret erbabına” aittir.

    Osmanlı döneminde esnaf sınıfının kurduğu üretim kooperatifiyle sendika karışımı düzenli kuruluş “lonca” adını alırdı. Her iş dalının loncası, şikayetleri ve devletle ilişkilerini izleyen kıdemli görevlisi, ustalık işlerine bakan, kendi başına iş sahibi olmasına izin veren yetkilisi bulunurdu. Kütahya Fincancı Esnafı Anlaşması konusunda geniş bir araştırma yapan Ahmet Ünsür’ün, esnaf örgütlenmesi ve yönetimiyle ilgili yazdıkları şöyle özetlenebilir: “Osmanlı İmparatorluğu’nda, esnaf teşkilatları bir başkan ile yönetildiklerinden esnafların dertlerinden bu başkan sorumluydu. Bu başkana ‘kethüda’ denilirdi.

    Esnaf Kethüdası tayini için kethüda tayin olunacak şahsı, ait olduğu sanat kolunun mensuplarının uygun görmesi şarttı. Kethüda tayinini İstanbul’un ‘berat-ı şerif’le onaylaması gerekli idi. Kötü mal yapıldığında ya da kendisine bağlı esnaflar zarar gördüğünde, Esnaf Kethüdası mahkemeye başvururdu. Esnaf Kethüdası hakkında yakınma olursa hatt-ı hümayunun değiştirilmesi için padişaha başvurulurdu.”

    Performansa göre ücret
    Dönemde dükkan açma işi de devlet iznine bağlıdır. Esnaf Kethüdası dükkan açmak isteyenlerin durumunu inceler; o uygun görür o esnaf grubunda olanlar da razı olurlarsa, devletin izni ile dükkan açılırdı.

    Kütahya Şer’iyye Mahkemesi, Kadı Ahmet Efendi dönemine ait SİCİL’in 57. sayfasına kayıtlı “Fincanlılar Esnafı Anlaşması”, dünyanın ilk toplusözleşmesi sayılsa da sayılmasa da 18. yüzyıl Osmanlı Türkiye’si çalışma hayatı ile ilgili önemli bilgiler içermektedir. Ahmet Ünsür, sözleşme metninde “üretimde kaliteye öncelik verildiği, kaliteli üretimin teşvik edildiği, aksine davranışların ise cezai müeyyideler içerdiği”ni vurgular. Ücretler için de şu açıklamayı yapar: “Sözleşmenin, performansa dayalı bir ücret sistemini öngördüğü görülmektedir. Üretim artışı nispî olarak ücrete yansımaktadır.”

    Hicri Safer 1180/Miladi Temmuz 1766 tarihli Kütahya Fincancılar Esnafı Anlaşması, yabancılara verilen önceliklerin (kapitülasyonlar) yerli sanayiyi hırpaladığı, devletin düzenlediği ücretlerin yetersiz kalmaya başladığı dönemde imzalanmıştır. Ve dönemin en yüksek ücret alan inşaat çalışanlarına denk değerde ücretler içermektedir. “Kütahya’da Hicri 4 Safer 1180 (Miladi 13 Temmuz 1766) tarihinde, Vali Ali Paşa huzurunda, Anadolu Eyaleti Kethüda Çavuşu Salih Ağa tarafından; Abdülkadir Çavuş, İbrahim Çavuş ve Müderrisinden Muhyizade Muhittin Efendilerin katılımı ile imzalanan” 1766 tarihli Fincancılar
    Esnafı Anlaşması’na göre:

    a. Bir kalfa en az 100 has fincan işlemesi karşılığı 40 akçe,

    b. Bir kalfa en az 150 has fincan işlemesi karşılığı 60 akçe,

    c. Bir şakird (acemi işçi) en az 100 bayağı fincan işlemesi karşılığı 24 akçe,

    d. Bir şakird en az 250 bayağı fincan işlemesi karşılığı 60 akçe yevmiye alacaktır.

    Ahmet Ünsür bu ücretlerin piyasa değerlerini şöyle açıklar:

    a. En az 100 has fincan işleyerek 40 akçe yevmiye alan bir kalfa, bu yevmiyesi ile 2 okka (1 okka 1283 gr) et veya 6.5 kıyye (l kıyye: yaklaşık 1 okka: 1282 gr) ekmek ya da 0.55 kıyye zeytinyağı alabilmekte idi.

    b. Eğer kalfa en az 150 has fincan işleyerek 60 akçe yevmiye alıyorsa, bununla 3 okka et veya 10 kıyye ekmek ya da 0.83 kıyye zeytinyağı alabilecektir.

    c. Eğer şakird (çırak) en az 100 bayağı fincan işliyorsa 24 akçe yevmiye alacaktır. Bu yevmiye ile 1.2 okka et veya 4 kıyye ekmek ya da 0.33 kıyye zeytinyağı alabilecektir.

    d. Eğer şakird en az 250 bayağı fincan işliyor ve karşılığında 60 akçe alıyorsa, bununla 3 okka et veya 10 kıyye ekmek ya da 0.83 kıyye zeytinyağı alabilecektir.
     

Sayfayı Paylaş