1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dünyayı Avuçlarına Almak.

Konusu 'Kıssadan Hisse' forumundadır ve BeReNN tarafından 17 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Dünyanın avuçlarında olmak ya da dünyayı avuçlarına almak... Seçeneklerimiz bunlardan ibaret. Yani ya Allah'ı unutup dünyanın eline düşeceğiz ya da yalnızca Allah'a muhtaç olduğumuzu bilip O'na teslim olarak fakirliğin de zenginliğin de yükünden azat olacağız. Tercih bizim.


    Fakr, dünyadan kaçmak mıdır yoksa dünyayı avuçlarının içine alabilmek midir? Evet, insan bir yönüyle, dünyayı elde etmek için arkasından koşturdukça dünyayı bir türlü yakalayamaz ama dünyadan vaz geçebildiği ölçüde de dünya o kişinin arkasından koşturur.
    İnsan-dünya ilişkisinde söz konusu bu durum daha çok maddî taleplerimiz anlamındadır. Ancak ortada bir gerçek de vardır ki, dünyadan ne kadar kaçmaya çalışırsak çalışalım, zaten onun içinde yaşadığımızı, bir takım ihtiyaçlarımızın olduğunu her an hissederiz. Ayrıca ailemiz de dahil olmak üzere çevremizdeki insanların dünya yaşantıları da bizlere dünyalı olduğumuzu sürekli hatırlatır.
    Peygamberler başta olmak üzere nice Allah dostları dünyaya sahip değil miydiler? Maddi anlamda zengin diyebileceğimiz bir seviyede yaşamış olanlarla birlikte, pek çoğunun sadece ihtiyaçlarını giderecek kadar dünyadan nasiplendikleri de bilinmektedir. Bununla beraber Allah bu muhterem zatlara, farklı seviyelerde bile olsa, eşyanın tasarrufunu vermemiş midir?
    Abdülehad Nuri Efendi'nin şu kıtası ne kadar anlamlıdır:
    “Fakr ile fahra (övünmeye) vâris olduk
    Zenginliğin son derecesine mâlikiz biz.
    Fâniyi bekâya verdik elhak
    Bâkî'de bekâya mâlikiz biz.”

    alıntı...

    Yanı dünyada nekadar zengin olsakta ondan nasıpleneceğimiz yıyeceğimiz kadardır....İhtiyacımız olan kadardır..
    Onun için dünya zenginliği için ahiretımız unutup heder etmemelıyız....
     
  2. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Çok doğru.. ve güzel bi yazı
    Teşekkürler berenim :)
    Rabbim ahiretimizi unutturmasın bize.
     

Sayfayı Paylaş