1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Dürtü nedir?

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 2 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Dürtü nedir?

    Canlı organizmada etkinlik uyandıran fizyolojik güdü. Canlı ergenliği devindirip (harekete geçirip) bir amaca yönelten güce güdü diyoruz. Canlı organizmanın güdülenmesi içten ve fizyolojik olabildiği gibi dıştan ve toplumsal (sosyal) da olabilir, işte canlı organizmanın içinden gelen fizyolojik güdüye dürtü denir. Görüldüğü gibi güdü daha geniş kapsamlı bir terimdir, dürtüyü de içine alır; daha açık bir deyişle dürtü de bir güdüdür, ama sadece açlık ya da cinsellik gibi fizyolojik bir güdüdür.

    Toplumsal etkiler örneğin belli bir düzeyde bizi iyi giyinmeye zorlar; ama bu bir dürtü değil, bir güdüdür, buna karşı acıkınca yiyecek bir şey ya da susayınca içecek bir şey bulmak için bizi güden neden dürtüdür. Her ne kadar güdü deyimi dürtü anlamını da kapsamaktaysa da, içtepiyle aralarındaki büyük anlam ayrılığından ötürü insansal fizyolojik güdülere içgüdü değil içdürtü denmesi daha doğru olurdu. Özellikle insanları tepkilere sürükleyen iç gerilimler dürtülerdir.

    Örneğin hava soğuyunca bedenimizin ısısını düşmekten korumak için bu dürtünün itkisiyle giyiniriz, hava ısınınca bedenimizin ısısını yükselmekten korumak için bu dürtünün itkisiyle soyunuruz vb. Ulaşma amacına yönelten dürtülere olumlu (müspet), uzaklaşma amacına yönelten dürtülere olumsuz (menfi) dürtüler denir. Örneğin susama dürtüsü olumludur, bizi suya ulaşma amacına yöneltir; korktuğumuz bir şeyden kaçma dürtüsü olumsuzdur, bizi ondan uzaklaşma amacına yöneltir. Ne var ki her ikisi de dürtünün (birinde susuzluk, ötekinde kaçmak) giderilmesiyle sonuçlanır, içeriz ve kaçarız.

    Dürtülerin şiddeti, giderici davranışların niceliğiyle ölçülebilir, örneğin çok susayan çok su içer, daha az susayan daha az su içer. Dürtülerin amaçlan, acıkanın yiyecek araması gibi öğrenilmemiş olabilir, ama acıkanın para kazanmaya çalışması gibi öğrenilmiş de olabilir, çünkü ancak karın doyurmanın para kazanmakla olanaklı bulunduğu öğrenilmiştir.

    Dürtüler genellikle yaşamsal (vital) gereksinmelerdir; örneğin açlık, susuzluk, uyku, oksijen gereksinmeleri böyledir, insan bunları doyurmadan yaşayamaz. Ama yaşamsal olmayan dürtüler de vardır; örneğin cinsellik ve analık dürtüleri böyledir, bunlar doyurulmasa da insan yaşamını sürdürebilir. Fizyolojik güdülenmenin, eşdeyişle dürtülerin yaşambilimsel erke (biyolojik enerji) boşalımları olduğu Dr. Sigmund Freud tarafından ileri sürülmüştür. Prof. Clifford T. Morgan, A Brief Introduction To Psychology adlı yapıtında dürtüyü "davranışa ya da etkinliğe iten gücü dilegetiren bir terim" olarak nitelemekte, güdü ve gereksinme terimleriyle anlamdaş saymaktadır.
     

Sayfayı Paylaş